Selam Kaymak Gibi Sikilen Amlar Sitesi okuyucuları. Adım Ertan, 23 yaşındayım ve Siirt’te oturmaktayım. Bu siteyi aylardır takip ediyorum ve hemen hemen bütün hikayeleri okumuşumdur. Buradaki bazı hikayeleri okudukça yengeme olan ilgim katlanmaya başladı. Bu arada dayımın karısı olan yengem 38 yaşında, 1.70 boyunda, 85 kiloda, etine buduna dolgun bir ev hanımıdır. Yengemi düşündükçe tüm erkeklik damarlarım şişer. Bir gün bizimkiler evde yokken, ben odamda yine herzamanki gibi internetten erotik hikayeler okumaya başladım. Tam da kalkmış sikimi eşofmanımdan çıkarmışım, sıvazlayarak, dayısının karısını siken birinin hikayesini okuyordum ki, kapı çaldı. Hay amına koyayım, sikim de öyle bir zonkluyordu, tuvalete gidip 31 çekmeyi düşünüyordum. Arkadaşlardan biridir diye, sikimi tekrar yerine sokarak ve tişörtümle gizleyerek gittim kapıyı açtım. Fakat gelen yengem idi!
Yengem, “Annenler evdeler mi Ertan?” diye sordu. Ben de, “Teyzemlere gittiler, buyur gel içeri yenge, birazdan gelirler.” dedim. Yengem geçti salona. Sikim de hala kazık gibi, yengeme belli etmemeye çalışıyorum, “Yenge sen otur, ben bir lavaboya gireceğim.” dedim. Yengem, “Tamam.” dedi. Girdim tuvalete 31 çekerek indirdim sikimi. Tuvaletten çıktığımda yengemi salonda göremedim. Aklıma okuduğum hikayeyi açık bıraktığım geldi ve telaşla hemen bilgisayarın olduğu odama gittim. İçeri girdiğimde yengem bilgisayarın başındaydı (Google’dan yemek tarifi aramak istemiş) ve benim okuduğum o dayısının karısını siken adamın hikayesini görünce, hikayeyi okumaya başlamış! Nasıl utandım anlatamam. Yengem, “Ertan bu ne be? Sen bunları mı okuyorsun?” dedi. Ben sadece kafamı önüme eğdim ve cevap veremedim. Yengem, “Vaay beee!” diyerek okumaya devam edince, “Yenge okma!” dýerek bigisayarı kapatmak istedim. Fakat yengem, “Dur kapatma, çok ilginç şeyler anlatıyor, okumak istiyorum!” diyerek kapatmama engel oldu.
Ben de mecburen bilgisayarın yanındaki kanepeye geçip oturdum. Yengem, “Oha bee, yok artık, vay anasına!” diye diye hikayeyi okuyup bitirdi. Sonra da kanepeye yanıma oturdu ve beni süzmeye başladı. Ben tabi kafamı kaldırıp yengemin yüzüne bakamıyorum. Üstelik o okuduğu hikayedeki çocuk da yengesini düşünerek tuvalete gidip 31 çekiyordu, rezil olmuştum, yerin dibine girmiştim. Yengem bacak bacak üstüne atarak, çenemi tutup kafamı yukarı kaldırdı ve “Ertan baksana bana, sen de mi demin tuvalete girip beni düşünerek 31 çektin yoksa?” dedi. Ne cevap vereceğimi bilmediğim gibi, birde yengemin giydiği etek dar olduğu için diz kapağının üstüne kadar açılmıştı ve gözüm yengemin pürüzsüz bacaklarına kayıyordu. Yengem bacaklarına baktığımı farkedip, “Nereye bakıyorsun?” diye sordu. Benden yine cevap yok tabii, zorla yutkunuyorum zaten, o anda beynimden vurulmuşa döndüm. Sikim yine kalkmaya başlamış, kasıklarımda ağrılar oluşmuştu...
Benim elim yüzüm pancar gibi kızarıyordu, fakat yengem gayet sakin ve serin tavırlarla, “Eee, başka yengesini sikenlerin hikayeleri var mı? Aç ta okuyalım!” dedi. Utana sıkıla geçtim bilgisayarın başına, fakat sikimin kalkıklığını gizleyemedim tabi. Açtım yengeme bir hikaye ve birlikte okumaya başladık. O hikaye de bitince, yengem, “Dur bir tane de ben seçeyim!” diyerek, hikayelerin başlıklarına baktıktan sonra bir tane açtı, ve beraber okumaya başladık. Yengem özellikle bizim durumumuza benzer bir hikaye seçmişti. Hikayeyi okudukça yengemin nefes alıp verişi değişmeye başladı. O sırada yengeme, “İyimisin yenge?” diye sorduğumda, yengemden sadece, “Hı hı!” diye bir cevap geldi. O zaman anladım ki yengem zevk alıyordu. Bende bunu fırsat bilip, “Canlısını seyretmek istersen film açayım mı yenge?” diye sordum. Yengem de, “Aç bakalım ne açmak istiyorsan!” dedi...
Ben hemen güzel bir pornofilm açtım. Yengem kalın yarrakları görünce, “Bu ne yaaaa, ne büyük şeyler bunlar!” diye şaşkına döndü. Biraz izledikten sonra yengem, “Sıcak bastı valla! Çok kötü oldum!” diyerek başörtüsünü çıkardı ve önüme bakarak, “Sen iyimisin?” diye güldü. Benden ses çıkmayınca bacağını bacağıma değdirmeye başladı. Ben yengemin bu hareketinden cesaretle elimi yengemin bacağına koydum ve biraz okşamaya başladım. Yengem bana bakıp gülümseyerek, “Hoop, kendine gel!” dedi. Yengemingülümsemesinden ve rahat tavırlarından cesaret alarak, “Dayanamıyorum yenge çok güzelsin, filmdeki karılardan bile güzelsin valla!” dedim. Yengem gülerek, “Benim nerem güzel be, ben kendimi güzel bulmuyorum!” :) dedi. “Olur mu yenge, şu dudaklarına, göğüslerine, kalçana baksana, harikalar!” dedim. Yengem de, “Gerçekten güzel miyim?” deyince, ben, “Tabii yenge! Hele şu göğüslerin yok mu, beni öldürüyor valla!” diyerek göğüslerine dokunmaya başladım. Yengem hiçbir şey demiyor sadece şaşkın şaşkın bana bakıyordu...
Elimi biraz daha aşağılara indirip kalçasına dokunduğumda yengem gözüme dik dik bakarak, “Kolay gelsin Ertan, ne yapıyorsun?” dedi. “Hiiç yenge, sadece güzel olan yerlerini gösteriyorum!” dedim. Yengem gülerek, “Yaa öyle mii? Başka nerem güzelmiş göster bakalım!” :) dedi. Elimi kalçasından çekip öne getirdim, eteğinin altına sokarak, “Burası!” dedim ve külodunun üzerinden yengemin amını avuçladım. Yengemin amını okşarken dudaklarına yapıştım ve öpmeye başladım. Önce hiç tepkisiz duran yengem sonradan öpmeme karşılık vermeye başladı. Bir çırpıda yengemin üstünü çıkararak o muhteşem memelerini südyeninden kurtardım ve ağzıma aldım. Ben memelerini yalayıp emdikçe yengem inlemeye başladı. Yengem o kadar zevke gelmişti ki, artık elleriyle başımı aşağılara itmeye başladı. Anladım ki okuduğumuz hikayede olduğu gibi amını yalamamı istiyordu. Yengemin de yardımıyla eteğini ve ıslanmış külodunu çıkardım. Ve hiç zaman kaybetmeden hemen yengemin kaymak gibi amını yalamaya başladım. Ben amını yaladıkça yengem inliyor, saçlarımı koparırcasına çekiyordu. Az sonra yengem çığlık atarak orgazm oldu...
Bende de dayanacak güç kalmamıştı, hemen eşofmanımı külodumla birlikte çıkarıp, kazık gibi olmuş yarağımı yengemin ağzına vermeye çalıştım. Yengem gözlerini kocaman açarak, “Ohaaa! Bu ne lan? At yarağı mı bu?” dedi. Ben de, “Ne oldu yenge, korktun mu? Bu işte birazdan köküne kadar sana girecek!” :) deyip, yengemin başını yarağıma bastırdım. Yengem ağzını açınca gırtlağına kadar soktum. Ben yengemin ağzını abanarak siktikçe, yengem boğulacak gibi oluyor ve gözlerinden yaşlar akıyordu. Birkaç git gelden sonra fazla dayanamayıp midesine tüm spermlerimi boşalttım. Yengemin ilk defa spermin tadına baktığı her halinden belli idi. Yengemin ağzını yüzünü başörtüsüne sildikten sonra birer sigara yaktık. Sigaralarımızı içtikten sonra kanepeye uzanıp tekrar öpüşmeye başladık. Yengemle öpüştükçe yarağım yeniden kalkmaya ve sertleşmeye başladı...
Göğüslerini öperek tekrar yengemin kaymak gibi amına indim ve yalamaya başladım. Yengemin amını yalarken aynı zamanda da parmaklıyor ve klitorisini oynuyordum. Amından sular akmaya başlayan yengem, “Yeter artık sokkkk şunu içime! Bittim!” diye bağırdı. Yengemin bacak arasına geçip yarağımla ıslanmış amına fırça çekmeye başladım. Yengemin gözleri kapalı, zevkten ayakları titriyor, “Sookkk ulan! Geçir içime! Yalvarıyorum sok artık! Öldürdün beni Pezevenk! Sokkkk!” diye bağırıyordu. Zaten bende de dayanacak güç kalmamıştı, yengemin bacaklarını iyice açtım, yarağımın başını ıslattıktan sonra amına dayayıp, bir hamlede sokmamla yengemin inanılmaz bir çığlık atarak altımdan kaçması bir oldu. Ne biçim korkmuştum valla, “Noldu yenge?” dedim. Yengem, “Hayvan herif! Orospu çocuğu! O ne biçim sokma öyle, yavaş olsana, amımı parçaladın!” diye bağırdı...
“Tamam anladık orospu, bağırma!” deyip yengemi tekrar çektim altıma, yarağımı yeniden soktum amına ve yavaş yavaş girip çıkmaya başladım. Yengem altımda çığlık çığlığa sikilmenin zevkini çıkarıyordu. Yaklaşık 10 dakika o tempoda siktikten sonra yengem belimden çekerek, “Hızlı hızlı sik!” demeye başladı. Ben iyice hızlandım ve sert sert sokup çıkarmaya başladım. Yengem o sırada çığlık atarak ikinci kez orgazma ulaşmıştı. Benim de ayaklarımın bağı çözülmüştü, “Yenge boşalacam!” dedim. Yengemin, “İçime boşal, korunuyorum!” demesiyle öyle bir boşaldım ki yengemin amına, döllerim yarağımın kenarından dışarı çıkmaya başladı. Ama ben durmayıp pompalamaya devam ediyordum. Amından çıkmadan bir kez daha boşalana kadar siktim yengemi. Sonra beraber banyoya girip, yengeme bir postada duşun altında kaydım. Yıkanıp kurulandık giyindik ve yengem annemleri beklemeden evine gitti...
Herkese bol sikişler!
[Ertan]
Sex Hikayeleri - Porno Hikayeleri - Sikişme Sevişme Hikayeleri
14 Temmuz 2013 Pazar
Karımın Bakire Arkadaşının Kızlığını Ben Bozdum!
Ben Sedat. 46 yaşındayım. Kumral uzun boylu yakışıklı biriyim. Eşimse 42 yaşında bembeyaz tenli harika vücutlu biri. İyi bir işim var, gelir düzeyim de oldukça yüksek. Oğlumuz ilköğretimi bitirince onu yurtdışında okutmaya karar verdik. Uzun arayışlardan sonra İngilterede bir okula yerleştirdik. Eşimle hiçbir sorunumuz yok. Birbirimizi de deliler gibi seviyoruz. Yatakta da sınır tanımayız. Her şeyi deneyebiliyoruz. Oğlum yurtdışına gittikten sonra evde yalnız olduğumuz için cinsel hayatımız daha da renklendi. Fakat eşimin çocukluk arkadaşı Sibelin tayini İstanbula çıkıp gelince hayatımız biraz değişti. Sibel kısa boylu, minyon tipli, çok hoş bir kız. Mimar olarak çalışıyor. Ona bize yakın bir ev tuttuk. Evini taşıdı, oldukça sempatik bir ev olmuştu. Eşimle de çok iyi anlaşıyorlardı. Sık sık bize geliyor, biz de ona gidiyorduk. Oldukça güzel bir kız olmasına rağmen daha evlenmemişti. Konuşmalarımızda hep ona evlenmesini falan tavsiye ediyorduk. O da, “Buldukta mı evlenmedik?” diye geçiştiriyordu. Aramızda teklif yoktu. Ama ben ona cinsel açıdan hiç bakmıyordum. Aslında buna da ihtiyacım yoktu. Çünkü harika bir karım vardı ve her türlü ilişkiyi deniyorduk.
Bir gece eşimle birlikte dışarıda yemekteydik. Ama eşim o gece çok farklıydı. Sanki vücudu elbisesinin dokunuşundan bile tahrik oluyordu. “Geç kalmayalım, eve gitmek istiyorum!” dedi. Saat 23 gibi kalktık. Daha yolda sarkmaya başlamıştı. Eve zor girdik, antrede öpüşmeye başladık, yatakta devam ettik. Harika olmuştu her zamanki gibi. Göğsümde yatarken konuşmaya başladık. İlk geceyi, gerdek gecemizi unutamadığını söyledi. Karım benimle evlenmeden önce hiç erkek arkadaşı olmamış, eline erkek eli değmemişti. Cinsel bilgisi sadece arkadaşlarının anlattığı kadarmış, düğün günü yaklaştıkça içindeki korku büyüyormuş. Düğün gecesinin heyecanı ve korku hepsi birbirine karışmış, ben hiç hissetmemiştim. Ama benim anlayışımla eşimin ilk gece korkularını yenmiş ve düşündüğünün aksine sexten zevk almış, nasıl girecek, nasıl patlayacak korkusunu atmıştı üzerinden.
Eşim gerçektende o gece çok heyecanlıydı. Düğün gecesi balayı otelimizdeki süitte ben sanki o gece gerdek gecesi değil de özel bir buluşmaymış gibi davranmıştım. Eşimi sikmek isteğimi belli etmemiştim. Konuştuk gülüştük, sonra yatağa girdik sarıldık, sabaha kadar öyle devam etti. Ertesi gün öğleden sonra bozmuştum eşimin kızlığını. O da kendi isteğiyle olmuştu ve bir nevi ben onu değilde, kendi bozmuştu kendini. Ben sırt üstü yatmıştım, o da üzerime oturup amını sikime sürtüyordu. Daha sonra sikimin başını amına yerleştirdi ve çok zevklendiği bir anda kendini bıraktı. Sikim önce kızlığına dayandı. Bir hamle daha yaparak tamamını içine aldı. Sikimin kenarından ince bir kan sızıntısı oldu. Ve sonrasında ilk orgazmını yaşadı.
Yıllar sonra bunun için tekrar teşekkür etti bana, ama benden o geceyi bir kez daha yaşatmamı istiyordu. Ben de, “Nasıl olacak?” dedim. “Ben planlarım, sen kendini bana bırak!” dedi. Yeniden sevişmeye başladık, ikimiz de daha coşkulu orgazm olduk. Ertesi gün eşim bir otelin balayı suitini tutmuş hafta sonu için. Anlatmaya başladı: “Çarşambadan itibaren bana dokunmayacaksın. Cumartesi günü ikimiz ayrı ayrı otele gideceğiz. Birbirimizi hiç tanımıyormuş gibi davranacağız. Ben odaya yerleşeceğim. Seninle havuzda karşılaşacağız, orada tanışacağız. Daha sonra neler olacağını sen halledeceksin. Beni ilk kez tanıştığın biriymiş gibi tavlayıp sevişmeye ikna edeceksin!” dedi. “Tamam!” dedim, ama Çarşambadan Cumartesiye dokunmamak hoşuma gitmemişti. Ne yapalım katlanacaktık. Salı gecesi harika bir seks yaşadık ve perhize başladık. Gerçekten Cuma gününe kadar gerekli olmadıkça konuşmadı benimle ve ayrı yattık.
Cuma günü işime gittim. Saat 13 gibi telefonum çaldı, arayan eşimdi. Annesi hastalanmış, gitmesi gerekiyormuş. Üzüldüm, ama bütün plan da bozulmuştu. Ve ben 3-4 gün daha perhize devam edecektim. Uçak biletini almış, Otelin rezervasyonunu gelecek haftaya ertelemiş. Uçağı saat 18 de kalkacakmış. Ne yapalım, tüm düşüncelerimiz haftaya kalmıştı. Saat 16 gibi işten çıktım, evden eşimi alıp hava alanına götürdüm. Yolcu ettim ve hava alanından çıktım. Evde yemek yoktu, dışarıda yemek yiyip eve gidipdinlenmek istedim. Yoldayken telefonum çaldı. Arayan Sibeldi. Eşimin ona telefonda annesinin hastalandığını söylediğini, geçmiş olsun dileklerini iletti. “Evde yemek yoktur şimdi, istersen bana gel, yemeğim var birlikte yeriz!” dedi. Ben de olur dedim. Evinin önüne gelinceye kadar saat 20 olmuştu. Güzel bir sofra hazırlamış, balık yapmış. Yemeğe başladık. “Balık Rakısız olmaz!” dedi, hadi Rakı ile devam ettik. Çok güzel geçiyordu...
Eşim aradı. Ulaşmış, annesinin ciddi bir şeyi yokmuş, ama yine de gittiği iyi olmuş. Ne yediğimi sordu. Ben de, “Sibelde Balık Rakı yapıyoruz!” dedim. “Sibeli verir misin?” dedi. Sibel telefonumun hoparlörünü açtı. Eşim, “Kız kocama iyi bak, aç bırakma, sana emanet, sakın çapkınlık falan yapmaya kalkmasın!” dedi, gülüştük. Telefonu kapattık. Yemek faslı bitince Sibel, “Ben sofrayı toplayayım!” dedi. Birlikte topladık. Masayı temizledik. Meyve getirdi, koltuklara geçtik. Birer duble daha Rakı koydu. Onu da bitirdik. Yeniden tazeledik. Çakır keyf olmuştuk ikimiz de. Bir ara mutfağa gitti, dönerken bileği burkuldu ve elindeki çerez tabağı yere düşüp kırıldı. Dizlerinin üzerine kapaklandı. Hemen fırladım kaldırdım, kanepeye yatırdım. Ayak bileğini ovuyordu. Sanırım zedelenmişti. Tabağı, dökülenleri topladım. “Hadi seni yatağına götüreyim!” dedim. Kolunu boynuma doladı belinden tutup götürdüm. Yatağa uzattım. Bileğine baktım, bir şeyi yok gibiydi, ama yine de ağrıdığını söyledi...
Ben biraz ovaladım iyi gelmişti. Banyoda ağrı kesici merhem olduğunu, onunla ovmamı istedi. “Tamam, ama geceliğini giy, taytla olmaz.” dedim. “Tamam.” dedi. Banyoya gittim Pomatı aldım biraz oyalandım, döndüğümde kapıyı tıklattım, “Giyindin mi?” dedim. “Evet, gelebilirisin!” dedi. Kapıyı açtım, aman Tanrım, kısacık bir gecelik ve içinde birşey yok, heryeri görünüyor, ama memeleri harika. Yinede aklıma kötü birşey getirmedim, çünkü onu yazlıkta da bikiniyle ve bir seferinde duşta çıplak görmüştüm. Yatağın kenarına oturdum ayağını avuçlarıma aldım, biraz okşadım. Tam elime Pomat sürecekken doğruldu, iki elimi tuttu, “Ayağımda birşey yok...” dedi ve ağlamaya başladı. Sonra da, “Sedat abi senle konuşmak istiyorum!” dedi. Şaşırmıştım, “Dinliyorum?” dedim. “Ben bu güne kadar evlenmedim ve elime erkek eli değmedi. Çıkan taliplerimi de bir erkeğin bana dokunmasından, kızlığımın bozulmasından korktuğum için reddettim. Şimdi bir erkek arkadaşım var ve benimle evlenmek istiyor. Ama ben korkudan yine red edeceğim. Kızlığımı değer verdiğim, güvendiğim birinin bozması ve bu korkumu yenmemi sağlamasını istiyorum. Bunu da ancak sen yaparsın, çünkü sana güveniyorum!” dediğinde daha da şaşırmıştım...
“Bak Sibel... Kızlığını sevdiğin adama vermelisin, bunda korkulacak birşey yok. Ayrıca sen eşimin arkadaşısın, bunu benimle yapman doğru değil. Ben eşime ihanet etmek istemiyorum.” dedim. “Hayır... hayır yapamıyorum. Bir erkeğin bana dokunması çıldırtıyor beni. Bunu ancak sen yapabilirsin. Bunu ihanet olarak görme lütfen, ben de arkadaşımın kocasını ayartan biri değilim. Bu işi sadece tıbbi bir işlem olarak yerine getir. Çünkü senden başka bir erkeğin bana dokunmasına dayanamıyorum!” dedi. Şok olmuştum. Kafam karmakarışıktı. Salona geçtim bir duble Rakı koydum kendime. Karanlıkta oturuyordum. Düşünüyordum. Nasıl yapardım böyle birşeyi, nasıl ihanet ederdim eşime, hem de en samimi arkadaşıyla. Yapmamalıydım, ama Sibel de zor durumdaydı. En iyisi burdan gitmek diye düşünürken Sibel geldi salona, kanepeye yanıma oturdu. Ağlıyordu. “Yapmak istemiyorsan yapma!” dedi ve bundan kesinlikle eşime bahsetmememi istedi. Bana yakındı, kolumu boynuna doladım, başını göğsüme koydu, titriyordu...
Parmağımın ucuyla kolunu okşamaya başladım, kasıldı. “Dur, sakin ol, bu sorununu çözelim birlikte.” dedim. Işığı yakmadan güzel bir müzik hazırladım ve onu dansa kaldırdım. Sarıldı boynuma dans ediyorduk. Sırtını okşamaya başladım, irkildi. Ben de 3 gündür sikişmemiştim ve kollarımın arasında dipdiri bir vücut vardı. İncecik geceliğin üzerine giydiği incecik sabahlık bir yerini örtmüyordu aslında, memelerinin ucunun sertleştiğini hissediyordum. Uzun süre dans ettik. Bir an sırtındaki sabahlığı çıkardım, önce direndi ama sonra vazgeçti.Sikim kalkmıştı. Göbeğine değiyordu. Geceliğini de sıyırdım. Şimdi kollarımda çırıl çıplaktı. Titriyordu kollarımda. Kulağına eğildim minicik bir öpücük kondurdum, “Hiç sik elledin mi?” dedim. Kalbi hızlı hızlı çarpıyordu, “Hayır, korkuyorum! Sadece bir kere seni yazlıkta duşta gördüm. Kocamandı.” dedi.
“Gel o zaman!” dedim. Yatak odasına götürdüm onu. Gardrobundan iki ipek fular çıkardım, biriyle gözlerini bağladım. Yatağa sırt üstü yatırdım. Ben de soyundum, sikim taş gibi oluş, şaha kalkmıştı. Ama ne yazık kibizim ürkek ceylanı sikmek kolay olmayacaktı. Beyaz ipek fuları alnında gözlerinde gezdiriyordum irkiliyordu. Yavaşça boynuna indim, kıpırdamaya başladı. Memelerinin etrafında dolaşmaya başladım, inliyordu. Sol ayağını sağ ayağının üzerine koydu ve amını bacak arasında sıkmaya başladı. Bir hayli gezdirdim fuları vücudunda. Derken göbeğine doğru indim, daha çok kasılmaya başladı, inliyordu. Kasıklarına indim. Külot çizgisinde dolaşıyordum. Bacaklarını sıkıyor, kalçalarını kaldırıp indiriyordu. Birden ağlamaya başladı. Kasılıyordu. Kalçalarını vurmaya başladı yatağa, hıçkıra hıçkıra orgazm oluyordu. Memeleri daha dikilmiş, harika görünüyor, bacaklarını sıkıp bıraktıkça amından sular akıyordu. Titreyerek sarsılarak boşaldı.
Ben bir sigara yaktım. Sırt üstü yattım. Hep bu şekilde bacaklarını sıkarak masturbasyon yaptığını, bacağını açtığında kesinlikle boşalamadığını söyledi. Gözleri kapalıydı. “Şimdi sıra sende. Sen de benim vücudumu tanıyacaksın!” dedim. “İmkansız, dokunamam!” dedi. “Dene bir kere!” dedim. El yordamıyla fuları aramaya başladı. “Hayır, sen parmak uçlarınla gezeceksin!” dedim. Parmak uçlarını dudaklarıma götürdü, burnuma, kaşlarıma. Sadece yüzümde geziyordu. Nefes alışları sıklaşmıştı. Hiç müdahale etmiyordum. Yüzümde oldukça oyalandı, nihayet boynuma indi, göğsümde geziyordu şimdi. Bir an bacağı sikime değdi, titredi, kasıldı. Devam etti, göbeğime geldi. Şimdi kolu sikime değiyordu, taş gibi dikilmişti sikim. Aşağı indi. Sikimin etrafında dolaştı uzun müddet. Bir türlü cesaret edip dokunamıyordu. Hiç acele etmiyordum, mutlaka merakı galip gelecekti. Yaklaşmaya başladı, artık sikime kaçamak dokunuyordu. Harika oluyordu, içim geçiyor, sikimhiç olmadığı kadar sertleşiyordu...
Bir an tamamını tuttu. Bir anda bırakıp gözlerini açmak istedi. Engelledim. “Hayır gözlerini açma, istemiyorsan dokunma!” dedim. “Çok büyük, korkuyorum!” dedi. Serbest bıraktım, ürkek ceylan yine çekingen, sikimin etrafında dolaşmaya başladı. Ama biraz daha cesaretliydi, parmağının birini sikimin ucunda dolaştırıyordu şimdi. Memelerinin ucu sertleşmiş, kasıklarıma değiyordu. Bir anda tüm eliyle kavradı, geri çekti elini, tekrar kavradı. Alışmıştı. Okşamaya başladı. Harikaydı, boşalmamak için zor tutuyordum kendimi. Sikimin ucuna bir minik öpücük kondurdu, açılmıştı artık. Biraz sonra ürkek öpücük yerini müthiş bir oral sexe bırakmıştı. Harika emiyor, sıvazlıyordu. Uffff nefisti... Artık zor tutuyordum kendimi, ama ağzına da boşalmak istemiyordum doğrusu. Kıpırdadım yerimden. Durdu. Onu sırt üstü yatırdım. Boynundan kulak memelerinden öpmeye başladım yeniden kıvranmaya başladı. Yavaşçacık dudaklara geldim, önce kaçırdı dudaklarını, sonra teslim etti. Hiç öpüşmemişti bu güne kadar, acemice öpüyordu. Sonra kendini bana bıraktı. Dudaklarını araladım. Dilim diliyle dans etmeye başladı. Artık ustalaşıyordu.
Yavaş yavaş boynundan aşağıya doğru indim. Kıvranıyordu. Memelere gelince yine kasıldı. Ama dilim memelerinin etrafında dolaştıkça aldığı zevk arttı. Meme uçlarına dil attım, üzüm gibi şişmişti. Yavaş yavaş göbeğine doğru indim, ayaklarını yine üst üste koydu amını sıkmaya başladı. Aşağı indim, bacaklarını hafifçe aralamak istedim. Kastı kendini. Anlaşılan açmayacaktı. Başka formül bulmalıydım. Yüzü koyun çevirdim. Ensesinden öpmeye başladım. Aşağıya doğru indikçe ürperiyor, kıvranıyordu. Bel çukurunda dilimle dairelerçizdim. Kalçalarını kaldırmaya başladı, bacakları hala sımsıkı kapalıydı, sıkıp gevşetiyordu. Belinin iki yanından tutarak kalçalarını kaldırdım, başını yastığa gömdü, ama bacakları yine bitişikti. Arkadan harika görünüyordu. Amına dilimi gömdüm, emmeye başladım. Kalçaları daha çok dikildi. Emdikçe suları akıyordu. Dilimi sokup çıkarıyordum derinliklerine. Uzun süre devam ettim böyle. Sonra sikimi elime alıp amında gezdirmeye başladım. Fark etmemişti. Dilliyorum sanıyordu, ama bacaklarını da açmıyordu.
Bacaklarını bacaklarımın arasına aldım. Sikimi dayadım, kıvranıyor, memelerini yastığa sürtüyor, inliyordu şimdi. Hala dayadığım sikimi farketmemişti, dilliyorum sanıyordu. Biraz bastırdı kendini, başı girmişti. Kızlığına dayanmıştı. İnliyordu. Hafif hafif girip çıkıyordum, sel gibi suları akıyordu. Bir anda kalçalarını geriye verdi,sikim önce kızlığına takıldı sonra yağ gibi girdi yarıya kadar, iniltisi odayı dolduruyordu. Kıpırdamadım ben, kendisini ileri geri oynatarak gidip geliyordu. Biraz sonra birden bastırdım, şimdi köküne kadar içindeydi. “Ahhhh!” diye bir ses çıktı. Sikimin kenarından kan sızıyordu. Biraz durdu, ileri geri oynatmaya başladı. Artık kendimi tutamıyordum. Fışkırmalıydım amına... Bir anda patladım. Şaşırmıştı. Kasıldı. “Çok güzel emiyorsun, içime sıcak birşeyler akıyorrrr, harikaaaa!” diye hızlandı. O hala sikimin farkında değildi. Hızlandı, hızlandı ve kasılmaya başladı. Titreyerek boşaldı, yığıldı yatağa, ben de üzerine yığıldım...
İpek beyaz fularla sızan kanı sildim. Görmeyeceği yere koydum. Yana devrildim. İkimiz de soluk soluğaydık. Birer sigara yaktık. Çarşafı göğüslerine çekti. Çok farklı şeyler hissettiğni söyledi, “Çok güzel emdin beni, ama içime fışkıran o sıcak şey neydi?” dedi. Anlaşılan sikildiğinin, o çok korktuğu kızlığının bozulduğunun farkında değildi. Güldüm, dudaklarına bir öpücük kondurdum. Fuları aldım elime, “Artık sen kadınsın!” dedim. Şaşırdı. Gözlerinden iki damla yaş süzüldü, “Ne yani, oldu mu şimdi?” dedi. “Evet... Bak bu kan senin kadınlığa geçişini simgeliyor!” dedim. Öptüm, kokladım, “Hadi şimdi banyoya gir!” dedim. Kalktı yataktan, müthiş vücuduyla banyonun yolunu tuttu. Ben de yatağa uzandım bir sigara yaktım. Hiç düşünmediğim şeyler yaşamıştım. Eşim bilse ayrılmaya bile kalkardı...
Biraz sonra banyodan bornozla geldi, yanakları pembe pembe idi. Yaramıştı ona. Kafam karmakarışıktı. Yataktan kalktım banyoya gittim. Sıcak su iyi gelmişti. Biraz kafamı toplamıştım. Niyetim duşumu alıp giyinip evimin yolunu tutmaktı. Banyodan çıktım, yatak odasına geldim, külodum pantolonum toplanmış asılmıştı. Ama Sibel yoktu. Gecenin saat 3’ü olmuştu. Seslendim. “Salondayım...” dedi. Belimde havluyla oraya yürüdüm. Siyah bir gecelik giymiş ve ortadaki sehpanın üzerini boşaltmış, üzerine çikolata meyve çerez tabaklarını yerleştirmiş, kristal bir kasenin içine kızlık kanını sildiğim bembeyaz ipek fuları yerleştirmiş ve buz kovasının için de bir şampanya şişesi. “Hayrola?” dedim. “Bunu kutlamalıyız!” dedi. “Tamam, giyinip geleyim.” dedim. “Yok... Giyinmene gerek yok, öyle gelebilirsin!” dedi. “Olmaz!” dedim. “O zaman sadece külodunu giy!” dedi. Giyip geldim. Beni oturttu. Şampanya şişesini aldı. Patlattı. İyiki fazla ses çıkmamıştı, yoksa apartmandakiler ayaklanabilirdi. Kadehlerimizi doldurdu. Yanağıma minicik bir öpücük kondurdu, “Teşekkür ederim! Beni büyük bir sorundan kurtardın!” dedi.
Ben de, “Bu işi arkadaşınla yapmalıydın!” dedim. “Yapamadım. Olmadı. Olamıyor. Hem arkadaşıma bakire olmadığımı söylemiştim!” dedi. Şampanyalarımızı yudumlamaya başladık. Yanıma oturdu. Sırtını kanepenin yanına dayadı. Ayaklarını kucağıma uzattı. Şeffaf geceliğin altında külot yoktu. Pırıl pırıl amı kadınlığının gururuyla gülümsüyordu sanki. Neden böyle bir korkusu olduğunu sordum. Ailesinin tek kızıymış. Çok iyi bir yaşantıları ve çok güzel bir annesi varmış. Küçükken annesinin odasından sesler geldiğini, annesinin inlemelerini, Ahhhh ve Offff’larını duydukça, başını yastığın altına sokup ağladığını, babasının annesine işkence yaptığını sandığını anlattı. Sibel biraz daha büyüdüğünde, bir gece sesler o kadar artmış ki, kalkıp mutfaktan bir bıçak almış, annesinin yatak odasının kapısına gelmiş, içeri dalmayı ve annesini kurtarmayı düşünmüş. Fakat bir anda aklına kapının anahtar deliğinden içeriye bakmak gelmiş. Eğilmiş bakmış...
Babası sırt üstü yatmış, annesini üzerine oturtmuş. Annesi de, “Ohhh, sik hadi, kökle!” diye zevkten ve mutluluktan kıvranıp duruyormuş. Sibel tabii şaşırmış. Bakmış ki annesi hiçte işkence görüyor gibi değil, geri odasının yolunu tutmuş. Biraz sonra annesi banyoya gitmiş. Banyodan çıktığında Sibel annesini kapıda karşılamış. Annesi, yüzünde güller açmış bir halde, Sibelin yanağını sıkmış, “Noldu kızım uyuyamadın mı? Hadi yat uyu!” demiş ve gülümsemiş, yatak odasına gitmiş. O geceden sonra Sibel babasının annesine yaptığı şeyin kötü birşey olmadığını düşünmüş ve onların her sevişmelerinde seslerini dinleyerek masturbasyon yapmış. Üniversiteyi kazandıktan sonra da birçok erkek arkadaşı olmuş, ama iş ilerleyince içindeki korku büyümüş. Dokundurtmamış kimseyi kendine. Birçok talibini de reddetmiş. Şimdi biriyle arkadaşmış. Onu da bu korkusundan dolayı reddetmek üzereyken aklına ben gelmişim. Bana karşı, diğer erkeklere duyduğu gibi korku duymadığını, beni yazlıkta duşta çıplak gördüğünde anlamış. Orada ilk kez bir erkeğin sikini okşamak istediğini düşünmüş. Ve benden yardım istemeye karar vermiş...
Şampanyalarımız bitmişti. Kalkıp yeniden doldurdu kadehlerimizi. Ayağını yeniden kucağıma uzattı. Etkilenmiştim. Ayak bileklerini okşamaya başladım. Ürperdi. Dizlerine kadar çıktım. Bu arada sikim de yeniden taş gibi olmuştu. Ayağının birini kaldırıp kanepenin sırtına koydum. Amı yine sulanmıştı. Yavaş yavaş yukarıya doğru hareketlendim. Açıldı iyice, parmağımı amının etrafında gezdirmeye başladım. İnliyordu, gözleri kapalıydı. Parmağımla klitorisine baskı yapmaya başladım. İyice ıslandı. Memelerini geceliğinin üzerinden sıkmaya başladım. Bir çırpıda geceliğini çıkardı, pırıl pırıl pürüzsüz tüysüz vücudu karşımdaydı. Gömdüm ağzımı amına, içime çeke çeke emmeye başladım. Çıldırmıştı. İnlemeye başlamıştı. Kaldırdım, sırtımı kanepeye yasladım, ata biner gibi üzerime aldım. Sikim tam amının ağzındaydı. Başını sürtüyordum şimdi. Suları akıyordu. Azıcık eğildi, memelerini dudaklarıma verdi. Sonra da bir anda kendini sikimin üzerine bıraktı. Köküne kadar içindeydi şimdi. Ağzından bir, Ahhhhh!” döküldü. Komşular duymadıysa iyi... Zıplamaya başladı üzerimde. Çığlık çığlığa boşalıyordu. Bende zor tutuyordum kendimi. Bir anda fışkırtmaya başladım. Kasıldı, o da geliyordu. Çılgın gibi inip kalkıyordu. Daha sonra üzerime yığılıp kaldı.
Kalktık yeniden duşa girdik birlikte, birbirimizi yıkadık, sonra yatak odasına geçip sarıldık birbirimize. Zaten gün ağarmış, sabah olmuştu. Sarıldık öylece uyuduk. Derin uyurken bir elin sikimle oynadığını hissettim uyandım, saat 11’i geçiyordu. Bizim ürkek ceylan sikimle oynuyordu, “Hayrola?” dedim. “Uyanmalı artık!” dedi, emmeye başladı. Amı sıcak ve ıslaktı yine. Sikim yine taş gibiydi, bu sefer ben de azmıştım. Birden döndürüp sırt üstü yatırdım, bacaklarını omzuma aldım, kökledim, gerçek sikilmeyi görmeliydi. Çıldırmıştı yine, kökledikçe inliyor, bağırıyordu. Kalçalarına vura vura siktim, yine biraz sonra çılgın gibi içine fışkırtım. O da boşalıyordu. Harikaydı. Bittik ikimiz de. Yığıldım kaldım üzerine. Kalktık banyoya girdik. Ben banyodan çıkıncaya kadar kahvaltıyı hazırlamıştı. Birlikte kahvaltı yaptık. Giyindim evden çıktım. En yakın eczaneye uğrayıp ‘Ertesi Günü’ haplarından aldım. Geri döndüm, ürkek ceylanıma içirdim. Ne olduğunu sordu. Söyledim, “Seni kocana açık göndereceğim, ama hamile göndermek istemem!” dedim, gülüştük. Dudaklarımdan öperek uğurladı.
Evime gittim. Yatağı yatılmış gibi bozdum. Akşam eşim gelecekti. Hava alanından alacaktım onu. Sanki kahvaltı yapmışım gibi çay demledim. Kahvaltı sofrası hazırladım. Her şey eşimin şüphelenmeyeceği şekildeydi artık. Biraz uzanıp dinlendim. Ve akşam 19 da hava alanının yolunu tuttum. Gelmişti fıstığım. Eve geldik, yemek hazırladık, birlikte yedik. Biraz sonra Sibel telefon açtı, “Hoş geldin!” dedi. Eşim de, “Kız kocama iyi baktın mı? Aç falan bırakmadın değil mi?” dedi. Sibel de, “Yok yok, çok iyi baktım. Balık Rakının üzerine kaymaklı kadayıfta yedirdim!” :) dedi. Gülüştüler. Ben birşey anlamamıştım, ama meğerse iş başkaymış...
[Sedat]
Bir gece eşimle birlikte dışarıda yemekteydik. Ama eşim o gece çok farklıydı. Sanki vücudu elbisesinin dokunuşundan bile tahrik oluyordu. “Geç kalmayalım, eve gitmek istiyorum!” dedi. Saat 23 gibi kalktık. Daha yolda sarkmaya başlamıştı. Eve zor girdik, antrede öpüşmeye başladık, yatakta devam ettik. Harika olmuştu her zamanki gibi. Göğsümde yatarken konuşmaya başladık. İlk geceyi, gerdek gecemizi unutamadığını söyledi. Karım benimle evlenmeden önce hiç erkek arkadaşı olmamış, eline erkek eli değmemişti. Cinsel bilgisi sadece arkadaşlarının anlattığı kadarmış, düğün günü yaklaştıkça içindeki korku büyüyormuş. Düğün gecesinin heyecanı ve korku hepsi birbirine karışmış, ben hiç hissetmemiştim. Ama benim anlayışımla eşimin ilk gece korkularını yenmiş ve düşündüğünün aksine sexten zevk almış, nasıl girecek, nasıl patlayacak korkusunu atmıştı üzerinden.
Eşim gerçektende o gece çok heyecanlıydı. Düğün gecesi balayı otelimizdeki süitte ben sanki o gece gerdek gecesi değil de özel bir buluşmaymış gibi davranmıştım. Eşimi sikmek isteğimi belli etmemiştim. Konuştuk gülüştük, sonra yatağa girdik sarıldık, sabaha kadar öyle devam etti. Ertesi gün öğleden sonra bozmuştum eşimin kızlığını. O da kendi isteğiyle olmuştu ve bir nevi ben onu değilde, kendi bozmuştu kendini. Ben sırt üstü yatmıştım, o da üzerime oturup amını sikime sürtüyordu. Daha sonra sikimin başını amına yerleştirdi ve çok zevklendiği bir anda kendini bıraktı. Sikim önce kızlığına dayandı. Bir hamle daha yaparak tamamını içine aldı. Sikimin kenarından ince bir kan sızıntısı oldu. Ve sonrasında ilk orgazmını yaşadı.
Yıllar sonra bunun için tekrar teşekkür etti bana, ama benden o geceyi bir kez daha yaşatmamı istiyordu. Ben de, “Nasıl olacak?” dedim. “Ben planlarım, sen kendini bana bırak!” dedi. Yeniden sevişmeye başladık, ikimiz de daha coşkulu orgazm olduk. Ertesi gün eşim bir otelin balayı suitini tutmuş hafta sonu için. Anlatmaya başladı: “Çarşambadan itibaren bana dokunmayacaksın. Cumartesi günü ikimiz ayrı ayrı otele gideceğiz. Birbirimizi hiç tanımıyormuş gibi davranacağız. Ben odaya yerleşeceğim. Seninle havuzda karşılaşacağız, orada tanışacağız. Daha sonra neler olacağını sen halledeceksin. Beni ilk kez tanıştığın biriymiş gibi tavlayıp sevişmeye ikna edeceksin!” dedi. “Tamam!” dedim, ama Çarşambadan Cumartesiye dokunmamak hoşuma gitmemişti. Ne yapalım katlanacaktık. Salı gecesi harika bir seks yaşadık ve perhize başladık. Gerçekten Cuma gününe kadar gerekli olmadıkça konuşmadı benimle ve ayrı yattık.
Cuma günü işime gittim. Saat 13 gibi telefonum çaldı, arayan eşimdi. Annesi hastalanmış, gitmesi gerekiyormuş. Üzüldüm, ama bütün plan da bozulmuştu. Ve ben 3-4 gün daha perhize devam edecektim. Uçak biletini almış, Otelin rezervasyonunu gelecek haftaya ertelemiş. Uçağı saat 18 de kalkacakmış. Ne yapalım, tüm düşüncelerimiz haftaya kalmıştı. Saat 16 gibi işten çıktım, evden eşimi alıp hava alanına götürdüm. Yolcu ettim ve hava alanından çıktım. Evde yemek yoktu, dışarıda yemek yiyip eve gidipdinlenmek istedim. Yoldayken telefonum çaldı. Arayan Sibeldi. Eşimin ona telefonda annesinin hastalandığını söylediğini, geçmiş olsun dileklerini iletti. “Evde yemek yoktur şimdi, istersen bana gel, yemeğim var birlikte yeriz!” dedi. Ben de olur dedim. Evinin önüne gelinceye kadar saat 20 olmuştu. Güzel bir sofra hazırlamış, balık yapmış. Yemeğe başladık. “Balık Rakısız olmaz!” dedi, hadi Rakı ile devam ettik. Çok güzel geçiyordu...
Eşim aradı. Ulaşmış, annesinin ciddi bir şeyi yokmuş, ama yine de gittiği iyi olmuş. Ne yediğimi sordu. Ben de, “Sibelde Balık Rakı yapıyoruz!” dedim. “Sibeli verir misin?” dedi. Sibel telefonumun hoparlörünü açtı. Eşim, “Kız kocama iyi bak, aç bırakma, sana emanet, sakın çapkınlık falan yapmaya kalkmasın!” dedi, gülüştük. Telefonu kapattık. Yemek faslı bitince Sibel, “Ben sofrayı toplayayım!” dedi. Birlikte topladık. Masayı temizledik. Meyve getirdi, koltuklara geçtik. Birer duble daha Rakı koydu. Onu da bitirdik. Yeniden tazeledik. Çakır keyf olmuştuk ikimiz de. Bir ara mutfağa gitti, dönerken bileği burkuldu ve elindeki çerez tabağı yere düşüp kırıldı. Dizlerinin üzerine kapaklandı. Hemen fırladım kaldırdım, kanepeye yatırdım. Ayak bileğini ovuyordu. Sanırım zedelenmişti. Tabağı, dökülenleri topladım. “Hadi seni yatağına götüreyim!” dedim. Kolunu boynuma doladı belinden tutup götürdüm. Yatağa uzattım. Bileğine baktım, bir şeyi yok gibiydi, ama yine de ağrıdığını söyledi...
Ben biraz ovaladım iyi gelmişti. Banyoda ağrı kesici merhem olduğunu, onunla ovmamı istedi. “Tamam, ama geceliğini giy, taytla olmaz.” dedim. “Tamam.” dedi. Banyoya gittim Pomatı aldım biraz oyalandım, döndüğümde kapıyı tıklattım, “Giyindin mi?” dedim. “Evet, gelebilirisin!” dedi. Kapıyı açtım, aman Tanrım, kısacık bir gecelik ve içinde birşey yok, heryeri görünüyor, ama memeleri harika. Yinede aklıma kötü birşey getirmedim, çünkü onu yazlıkta da bikiniyle ve bir seferinde duşta çıplak görmüştüm. Yatağın kenarına oturdum ayağını avuçlarıma aldım, biraz okşadım. Tam elime Pomat sürecekken doğruldu, iki elimi tuttu, “Ayağımda birşey yok...” dedi ve ağlamaya başladı. Sonra da, “Sedat abi senle konuşmak istiyorum!” dedi. Şaşırmıştım, “Dinliyorum?” dedim. “Ben bu güne kadar evlenmedim ve elime erkek eli değmedi. Çıkan taliplerimi de bir erkeğin bana dokunmasından, kızlığımın bozulmasından korktuğum için reddettim. Şimdi bir erkek arkadaşım var ve benimle evlenmek istiyor. Ama ben korkudan yine red edeceğim. Kızlığımı değer verdiğim, güvendiğim birinin bozması ve bu korkumu yenmemi sağlamasını istiyorum. Bunu da ancak sen yaparsın, çünkü sana güveniyorum!” dediğinde daha da şaşırmıştım...
“Bak Sibel... Kızlığını sevdiğin adama vermelisin, bunda korkulacak birşey yok. Ayrıca sen eşimin arkadaşısın, bunu benimle yapman doğru değil. Ben eşime ihanet etmek istemiyorum.” dedim. “Hayır... hayır yapamıyorum. Bir erkeğin bana dokunması çıldırtıyor beni. Bunu ancak sen yapabilirsin. Bunu ihanet olarak görme lütfen, ben de arkadaşımın kocasını ayartan biri değilim. Bu işi sadece tıbbi bir işlem olarak yerine getir. Çünkü senden başka bir erkeğin bana dokunmasına dayanamıyorum!” dedi. Şok olmuştum. Kafam karmakarışıktı. Salona geçtim bir duble Rakı koydum kendime. Karanlıkta oturuyordum. Düşünüyordum. Nasıl yapardım böyle birşeyi, nasıl ihanet ederdim eşime, hem de en samimi arkadaşıyla. Yapmamalıydım, ama Sibel de zor durumdaydı. En iyisi burdan gitmek diye düşünürken Sibel geldi salona, kanepeye yanıma oturdu. Ağlıyordu. “Yapmak istemiyorsan yapma!” dedi ve bundan kesinlikle eşime bahsetmememi istedi. Bana yakındı, kolumu boynuna doladım, başını göğsüme koydu, titriyordu...
Parmağımın ucuyla kolunu okşamaya başladım, kasıldı. “Dur, sakin ol, bu sorununu çözelim birlikte.” dedim. Işığı yakmadan güzel bir müzik hazırladım ve onu dansa kaldırdım. Sarıldı boynuma dans ediyorduk. Sırtını okşamaya başladım, irkildi. Ben de 3 gündür sikişmemiştim ve kollarımın arasında dipdiri bir vücut vardı. İncecik geceliğin üzerine giydiği incecik sabahlık bir yerini örtmüyordu aslında, memelerinin ucunun sertleştiğini hissediyordum. Uzun süre dans ettik. Bir an sırtındaki sabahlığı çıkardım, önce direndi ama sonra vazgeçti.Sikim kalkmıştı. Göbeğine değiyordu. Geceliğini de sıyırdım. Şimdi kollarımda çırıl çıplaktı. Titriyordu kollarımda. Kulağına eğildim minicik bir öpücük kondurdum, “Hiç sik elledin mi?” dedim. Kalbi hızlı hızlı çarpıyordu, “Hayır, korkuyorum! Sadece bir kere seni yazlıkta duşta gördüm. Kocamandı.” dedi.
“Gel o zaman!” dedim. Yatak odasına götürdüm onu. Gardrobundan iki ipek fular çıkardım, biriyle gözlerini bağladım. Yatağa sırt üstü yatırdım. Ben de soyundum, sikim taş gibi oluş, şaha kalkmıştı. Ama ne yazık kibizim ürkek ceylanı sikmek kolay olmayacaktı. Beyaz ipek fuları alnında gözlerinde gezdiriyordum irkiliyordu. Yavaşça boynuna indim, kıpırdamaya başladı. Memelerinin etrafında dolaşmaya başladım, inliyordu. Sol ayağını sağ ayağının üzerine koydu ve amını bacak arasında sıkmaya başladı. Bir hayli gezdirdim fuları vücudunda. Derken göbeğine doğru indim, daha çok kasılmaya başladı, inliyordu. Kasıklarına indim. Külot çizgisinde dolaşıyordum. Bacaklarını sıkıyor, kalçalarını kaldırıp indiriyordu. Birden ağlamaya başladı. Kasılıyordu. Kalçalarını vurmaya başladı yatağa, hıçkıra hıçkıra orgazm oluyordu. Memeleri daha dikilmiş, harika görünüyor, bacaklarını sıkıp bıraktıkça amından sular akıyordu. Titreyerek sarsılarak boşaldı.
Ben bir sigara yaktım. Sırt üstü yattım. Hep bu şekilde bacaklarını sıkarak masturbasyon yaptığını, bacağını açtığında kesinlikle boşalamadığını söyledi. Gözleri kapalıydı. “Şimdi sıra sende. Sen de benim vücudumu tanıyacaksın!” dedim. “İmkansız, dokunamam!” dedi. “Dene bir kere!” dedim. El yordamıyla fuları aramaya başladı. “Hayır, sen parmak uçlarınla gezeceksin!” dedim. Parmak uçlarını dudaklarıma götürdü, burnuma, kaşlarıma. Sadece yüzümde geziyordu. Nefes alışları sıklaşmıştı. Hiç müdahale etmiyordum. Yüzümde oldukça oyalandı, nihayet boynuma indi, göğsümde geziyordu şimdi. Bir an bacağı sikime değdi, titredi, kasıldı. Devam etti, göbeğime geldi. Şimdi kolu sikime değiyordu, taş gibi dikilmişti sikim. Aşağı indi. Sikimin etrafında dolaştı uzun müddet. Bir türlü cesaret edip dokunamıyordu. Hiç acele etmiyordum, mutlaka merakı galip gelecekti. Yaklaşmaya başladı, artık sikime kaçamak dokunuyordu. Harika oluyordu, içim geçiyor, sikimhiç olmadığı kadar sertleşiyordu...
Bir an tamamını tuttu. Bir anda bırakıp gözlerini açmak istedi. Engelledim. “Hayır gözlerini açma, istemiyorsan dokunma!” dedim. “Çok büyük, korkuyorum!” dedi. Serbest bıraktım, ürkek ceylan yine çekingen, sikimin etrafında dolaşmaya başladı. Ama biraz daha cesaretliydi, parmağının birini sikimin ucunda dolaştırıyordu şimdi. Memelerinin ucu sertleşmiş, kasıklarıma değiyordu. Bir anda tüm eliyle kavradı, geri çekti elini, tekrar kavradı. Alışmıştı. Okşamaya başladı. Harikaydı, boşalmamak için zor tutuyordum kendimi. Sikimin ucuna bir minik öpücük kondurdu, açılmıştı artık. Biraz sonra ürkek öpücük yerini müthiş bir oral sexe bırakmıştı. Harika emiyor, sıvazlıyordu. Uffff nefisti... Artık zor tutuyordum kendimi, ama ağzına da boşalmak istemiyordum doğrusu. Kıpırdadım yerimden. Durdu. Onu sırt üstü yatırdım. Boynundan kulak memelerinden öpmeye başladım yeniden kıvranmaya başladı. Yavaşçacık dudaklara geldim, önce kaçırdı dudaklarını, sonra teslim etti. Hiç öpüşmemişti bu güne kadar, acemice öpüyordu. Sonra kendini bana bıraktı. Dudaklarını araladım. Dilim diliyle dans etmeye başladı. Artık ustalaşıyordu.
Yavaş yavaş boynundan aşağıya doğru indim. Kıvranıyordu. Memelere gelince yine kasıldı. Ama dilim memelerinin etrafında dolaştıkça aldığı zevk arttı. Meme uçlarına dil attım, üzüm gibi şişmişti. Yavaş yavaş göbeğine doğru indim, ayaklarını yine üst üste koydu amını sıkmaya başladı. Aşağı indim, bacaklarını hafifçe aralamak istedim. Kastı kendini. Anlaşılan açmayacaktı. Başka formül bulmalıydım. Yüzü koyun çevirdim. Ensesinden öpmeye başladım. Aşağıya doğru indikçe ürperiyor, kıvranıyordu. Bel çukurunda dilimle dairelerçizdim. Kalçalarını kaldırmaya başladı, bacakları hala sımsıkı kapalıydı, sıkıp gevşetiyordu. Belinin iki yanından tutarak kalçalarını kaldırdım, başını yastığa gömdü, ama bacakları yine bitişikti. Arkadan harika görünüyordu. Amına dilimi gömdüm, emmeye başladım. Kalçaları daha çok dikildi. Emdikçe suları akıyordu. Dilimi sokup çıkarıyordum derinliklerine. Uzun süre devam ettim böyle. Sonra sikimi elime alıp amında gezdirmeye başladım. Fark etmemişti. Dilliyorum sanıyordu, ama bacaklarını da açmıyordu.
Bacaklarını bacaklarımın arasına aldım. Sikimi dayadım, kıvranıyor, memelerini yastığa sürtüyor, inliyordu şimdi. Hala dayadığım sikimi farketmemişti, dilliyorum sanıyordu. Biraz bastırdı kendini, başı girmişti. Kızlığına dayanmıştı. İnliyordu. Hafif hafif girip çıkıyordum, sel gibi suları akıyordu. Bir anda kalçalarını geriye verdi,sikim önce kızlığına takıldı sonra yağ gibi girdi yarıya kadar, iniltisi odayı dolduruyordu. Kıpırdamadım ben, kendisini ileri geri oynatarak gidip geliyordu. Biraz sonra birden bastırdım, şimdi köküne kadar içindeydi. “Ahhhh!” diye bir ses çıktı. Sikimin kenarından kan sızıyordu. Biraz durdu, ileri geri oynatmaya başladı. Artık kendimi tutamıyordum. Fışkırmalıydım amına... Bir anda patladım. Şaşırmıştı. Kasıldı. “Çok güzel emiyorsun, içime sıcak birşeyler akıyorrrr, harikaaaa!” diye hızlandı. O hala sikimin farkında değildi. Hızlandı, hızlandı ve kasılmaya başladı. Titreyerek boşaldı, yığıldı yatağa, ben de üzerine yığıldım...
İpek beyaz fularla sızan kanı sildim. Görmeyeceği yere koydum. Yana devrildim. İkimiz de soluk soluğaydık. Birer sigara yaktık. Çarşafı göğüslerine çekti. Çok farklı şeyler hissettiğni söyledi, “Çok güzel emdin beni, ama içime fışkıran o sıcak şey neydi?” dedi. Anlaşılan sikildiğinin, o çok korktuğu kızlığının bozulduğunun farkında değildi. Güldüm, dudaklarına bir öpücük kondurdum. Fuları aldım elime, “Artık sen kadınsın!” dedim. Şaşırdı. Gözlerinden iki damla yaş süzüldü, “Ne yani, oldu mu şimdi?” dedi. “Evet... Bak bu kan senin kadınlığa geçişini simgeliyor!” dedim. Öptüm, kokladım, “Hadi şimdi banyoya gir!” dedim. Kalktı yataktan, müthiş vücuduyla banyonun yolunu tuttu. Ben de yatağa uzandım bir sigara yaktım. Hiç düşünmediğim şeyler yaşamıştım. Eşim bilse ayrılmaya bile kalkardı...
Biraz sonra banyodan bornozla geldi, yanakları pembe pembe idi. Yaramıştı ona. Kafam karmakarışıktı. Yataktan kalktım banyoya gittim. Sıcak su iyi gelmişti. Biraz kafamı toplamıştım. Niyetim duşumu alıp giyinip evimin yolunu tutmaktı. Banyodan çıktım, yatak odasına geldim, külodum pantolonum toplanmış asılmıştı. Ama Sibel yoktu. Gecenin saat 3’ü olmuştu. Seslendim. “Salondayım...” dedi. Belimde havluyla oraya yürüdüm. Siyah bir gecelik giymiş ve ortadaki sehpanın üzerini boşaltmış, üzerine çikolata meyve çerez tabaklarını yerleştirmiş, kristal bir kasenin içine kızlık kanını sildiğim bembeyaz ipek fuları yerleştirmiş ve buz kovasının için de bir şampanya şişesi. “Hayrola?” dedim. “Bunu kutlamalıyız!” dedi. “Tamam, giyinip geleyim.” dedim. “Yok... Giyinmene gerek yok, öyle gelebilirsin!” dedi. “Olmaz!” dedim. “O zaman sadece külodunu giy!” dedi. Giyip geldim. Beni oturttu. Şampanya şişesini aldı. Patlattı. İyiki fazla ses çıkmamıştı, yoksa apartmandakiler ayaklanabilirdi. Kadehlerimizi doldurdu. Yanağıma minicik bir öpücük kondurdu, “Teşekkür ederim! Beni büyük bir sorundan kurtardın!” dedi.
Ben de, “Bu işi arkadaşınla yapmalıydın!” dedim. “Yapamadım. Olmadı. Olamıyor. Hem arkadaşıma bakire olmadığımı söylemiştim!” dedi. Şampanyalarımızı yudumlamaya başladık. Yanıma oturdu. Sırtını kanepenin yanına dayadı. Ayaklarını kucağıma uzattı. Şeffaf geceliğin altında külot yoktu. Pırıl pırıl amı kadınlığının gururuyla gülümsüyordu sanki. Neden böyle bir korkusu olduğunu sordum. Ailesinin tek kızıymış. Çok iyi bir yaşantıları ve çok güzel bir annesi varmış. Küçükken annesinin odasından sesler geldiğini, annesinin inlemelerini, Ahhhh ve Offff’larını duydukça, başını yastığın altına sokup ağladığını, babasının annesine işkence yaptığını sandığını anlattı. Sibel biraz daha büyüdüğünde, bir gece sesler o kadar artmış ki, kalkıp mutfaktan bir bıçak almış, annesinin yatak odasının kapısına gelmiş, içeri dalmayı ve annesini kurtarmayı düşünmüş. Fakat bir anda aklına kapının anahtar deliğinden içeriye bakmak gelmiş. Eğilmiş bakmış...
Babası sırt üstü yatmış, annesini üzerine oturtmuş. Annesi de, “Ohhh, sik hadi, kökle!” diye zevkten ve mutluluktan kıvranıp duruyormuş. Sibel tabii şaşırmış. Bakmış ki annesi hiçte işkence görüyor gibi değil, geri odasının yolunu tutmuş. Biraz sonra annesi banyoya gitmiş. Banyodan çıktığında Sibel annesini kapıda karşılamış. Annesi, yüzünde güller açmış bir halde, Sibelin yanağını sıkmış, “Noldu kızım uyuyamadın mı? Hadi yat uyu!” demiş ve gülümsemiş, yatak odasına gitmiş. O geceden sonra Sibel babasının annesine yaptığı şeyin kötü birşey olmadığını düşünmüş ve onların her sevişmelerinde seslerini dinleyerek masturbasyon yapmış. Üniversiteyi kazandıktan sonra da birçok erkek arkadaşı olmuş, ama iş ilerleyince içindeki korku büyümüş. Dokundurtmamış kimseyi kendine. Birçok talibini de reddetmiş. Şimdi biriyle arkadaşmış. Onu da bu korkusundan dolayı reddetmek üzereyken aklına ben gelmişim. Bana karşı, diğer erkeklere duyduğu gibi korku duymadığını, beni yazlıkta duşta çıplak gördüğünde anlamış. Orada ilk kez bir erkeğin sikini okşamak istediğini düşünmüş. Ve benden yardım istemeye karar vermiş...
Şampanyalarımız bitmişti. Kalkıp yeniden doldurdu kadehlerimizi. Ayağını yeniden kucağıma uzattı. Etkilenmiştim. Ayak bileklerini okşamaya başladım. Ürperdi. Dizlerine kadar çıktım. Bu arada sikim de yeniden taş gibi olmuştu. Ayağının birini kaldırıp kanepenin sırtına koydum. Amı yine sulanmıştı. Yavaş yavaş yukarıya doğru hareketlendim. Açıldı iyice, parmağımı amının etrafında gezdirmeye başladım. İnliyordu, gözleri kapalıydı. Parmağımla klitorisine baskı yapmaya başladım. İyice ıslandı. Memelerini geceliğinin üzerinden sıkmaya başladım. Bir çırpıda geceliğini çıkardı, pırıl pırıl pürüzsüz tüysüz vücudu karşımdaydı. Gömdüm ağzımı amına, içime çeke çeke emmeye başladım. Çıldırmıştı. İnlemeye başlamıştı. Kaldırdım, sırtımı kanepeye yasladım, ata biner gibi üzerime aldım. Sikim tam amının ağzındaydı. Başını sürtüyordum şimdi. Suları akıyordu. Azıcık eğildi, memelerini dudaklarıma verdi. Sonra da bir anda kendini sikimin üzerine bıraktı. Köküne kadar içindeydi şimdi. Ağzından bir, Ahhhhh!” döküldü. Komşular duymadıysa iyi... Zıplamaya başladı üzerimde. Çığlık çığlığa boşalıyordu. Bende zor tutuyordum kendimi. Bir anda fışkırtmaya başladım. Kasıldı, o da geliyordu. Çılgın gibi inip kalkıyordu. Daha sonra üzerime yığılıp kaldı.
Kalktık yeniden duşa girdik birlikte, birbirimizi yıkadık, sonra yatak odasına geçip sarıldık birbirimize. Zaten gün ağarmış, sabah olmuştu. Sarıldık öylece uyuduk. Derin uyurken bir elin sikimle oynadığını hissettim uyandım, saat 11’i geçiyordu. Bizim ürkek ceylan sikimle oynuyordu, “Hayrola?” dedim. “Uyanmalı artık!” dedi, emmeye başladı. Amı sıcak ve ıslaktı yine. Sikim yine taş gibiydi, bu sefer ben de azmıştım. Birden döndürüp sırt üstü yatırdım, bacaklarını omzuma aldım, kökledim, gerçek sikilmeyi görmeliydi. Çıldırmıştı yine, kökledikçe inliyor, bağırıyordu. Kalçalarına vura vura siktim, yine biraz sonra çılgın gibi içine fışkırtım. O da boşalıyordu. Harikaydı. Bittik ikimiz de. Yığıldım kaldım üzerine. Kalktık banyoya girdik. Ben banyodan çıkıncaya kadar kahvaltıyı hazırlamıştı. Birlikte kahvaltı yaptık. Giyindim evden çıktım. En yakın eczaneye uğrayıp ‘Ertesi Günü’ haplarından aldım. Geri döndüm, ürkek ceylanıma içirdim. Ne olduğunu sordu. Söyledim, “Seni kocana açık göndereceğim, ama hamile göndermek istemem!” dedim, gülüştük. Dudaklarımdan öperek uğurladı.
Evime gittim. Yatağı yatılmış gibi bozdum. Akşam eşim gelecekti. Hava alanından alacaktım onu. Sanki kahvaltı yapmışım gibi çay demledim. Kahvaltı sofrası hazırladım. Her şey eşimin şüphelenmeyeceği şekildeydi artık. Biraz uzanıp dinlendim. Ve akşam 19 da hava alanının yolunu tuttum. Gelmişti fıstığım. Eve geldik, yemek hazırladık, birlikte yedik. Biraz sonra Sibel telefon açtı, “Hoş geldin!” dedi. Eşim de, “Kız kocama iyi baktın mı? Aç falan bırakmadın değil mi?” dedi. Sibel de, “Yok yok, çok iyi baktım. Balık Rakının üzerine kaymaklı kadayıfta yedirdim!” :) dedi. Gülüştüler. Ben birşey anlamamıştım, ama meğerse iş başkaymış...
[Sedat]
Namuslu Bildiğim Karımı Sikişirken İzledim!
Merhabalar. Ben Afyondan Mahmut, 38 yaşında evli bir erkeğim. Karım Sultan 36 yaşında, 1.60 boyunda, esmer, hafif balık etinde, kapalı bir kadındır. Aslen Konyanın bir kasabasındanız. Karımla geçen sene iki haftalık memleket ziyaretine gittiğimizde, karımın teyzesinin oğlunu olan Ademin evinde kalacaktık. Adem, babası gibi hanzo tipli, kaba saba, esmer bir adamdı. Oraya varışımızın ikinci günüydü, karımı teyzesinin oğlunun evinde bırakıp, ben eski arkadaşlarımı görmek için atladım bir minibüse Konyaya gittim. Arkadaşlarla görüştükten sonra akşam tekrar kasabaya döndüm. Eve giderken yolu kısaltmak için bahçe içlerinden geçiyordum. Az ilerde Ademin arabasını tenhada park etmiş halde görünce yanına gideyim diye yolumu değiştirdim. Yaklaşınca arabanın içinde yalnız olmadığını görüp merkla dikkatlice baktım, bir kadınla şevişiyorlardı...
Rahatsız etmemek için önce sesizce uzaklaşmak istedim, ama merak ya bu, sonra fikir değiştirip, biraz daha yaklaşıp, çalıların arkasından gizlice izlemeye karar verdim. Arabadaki kadın kesinlikle kendi karısı değildi, Adem karısını bir başka kadınla aldatıyordu. Ama kiminle? Bunu görmek için sessizce biraz daha yaklaşıp seyretmeye başladım. Adem oturuyordu, kadın da herhalde Ademin yarağını yalıyordu, kadının sadece saçlarını görebiliyordum, kafası piston gibi inip kalkıyordu. Adem, “Yala aşkım yala, yarağımın hepsini al ağzına! O salak kocan iyi sikememiş seni, karı nasıl sikilir şimdi gösterecem sana, o boynuzlu kocanın da boynuzları büyüsün!” diyordu. Arada sırada da, “Amına koyduğumun orospusu iyi yala, dişleme!” diye küfür ediyordu. Şimdi Ademe sakso çeken kadının kim olduğunu daha çok merak etmiştim. Bu böyle 15 dakika kadar sürdü. Ben de onları izlerken yarağımı çıkarmış 31 çekiyordum...
Kadın birden kalkıpta külodunu çıkarınca, arabadaki kadının karım Sultan olduğunu gördüm ve beynimde şimşekler çaktı! Ama ne yapabilirdim ki? 15 dakikadır karım yarak yalıyor ben de izliyordum ve üstelik de aşırı derecede tahrik olmuştum. Biraz yarağım iner gibi oldu, ama ben bunları düşünürken karım Ademin yarağına oturunca, yarağım yeniden sertleşti. Karım arabanın arka koltuğunda inip kalkarak Ademin yarağın yiyordu ve bundan da aşırı zevk alıyordu ki, bu her halinden belliydi. Saçları sağa sola savrularak zıplıyor ve “Ohhh erkeğim, sikicim!” diye çığlıklar atıyordu. Bu arada bende de kıskançlık ve ihtiras bir olup zevke dönüşmüş, karımın karşımda teyzesinin oğlu tarafından sikilmesinden zevk alır hale gelmiştim. Karışık duygular içinde karımın sikilişini seyrederken, onlar çığlık çığlığa sikişlerine devam ediyorlardı...
Az sonra arabadan dışarı çıktılar. Karım eteğini beline toplayıp arabanın kaportasına ellerini dayayarak Ademe domaldı. Adem de yanaşıp karıma arkadan amına kökleyince, karım yeniden başladı inlemeye. Adem de hızlıca pompalıyordu karımın amına. Bu böylece 10-15 dakika sürdü, sonra karım titreyerek şiddetli bir biçimde orgazm olup boşaldı. Karımdan hemen sonra Adem de böğürerek karımın amına boşaldı ve üzerine yığıldı. Bense 31 çekerek çoktan boşalmıştım, yavaşca geldiğim gibi sessizce ordan uzaklaştım, karmakarışık duygularla eve gittim. Onlar da iki saat saat sonra geldiler. Bu iki saatte kesin sikişmeye devam ettiler. Güya akraba ziyaretine gitmişler de, ordan geliyorlarmış. Ben bir şey diyemedim tabi, gördüklerimi görmezden gelip, namuslu sandığım karımla evliliğimi sürdürmeye karar verdim.
Orda kaldığımız iki hafta boyunca, onlara çaktırmadan ortam hazırlayıp karımla Ademin sikişmelerini gizlice seyrettim. Müthiş heyecanlı oluyordu ve hayatım dahada zevklenmişti. Şimdi Afyona döndük ve ben başkalarının da karımı sikmesini nasıl arzuluyorum bilemezsiniz. Nasıl olur, kimle olur bilmiyorum ama, gizlice karımın sikişmesi için ortam yaratmaya çalışıyorum.
Şimdilik byee...
[Mahmut]
Rahatsız etmemek için önce sesizce uzaklaşmak istedim, ama merak ya bu, sonra fikir değiştirip, biraz daha yaklaşıp, çalıların arkasından gizlice izlemeye karar verdim. Arabadaki kadın kesinlikle kendi karısı değildi, Adem karısını bir başka kadınla aldatıyordu. Ama kiminle? Bunu görmek için sessizce biraz daha yaklaşıp seyretmeye başladım. Adem oturuyordu, kadın da herhalde Ademin yarağını yalıyordu, kadının sadece saçlarını görebiliyordum, kafası piston gibi inip kalkıyordu. Adem, “Yala aşkım yala, yarağımın hepsini al ağzına! O salak kocan iyi sikememiş seni, karı nasıl sikilir şimdi gösterecem sana, o boynuzlu kocanın da boynuzları büyüsün!” diyordu. Arada sırada da, “Amına koyduğumun orospusu iyi yala, dişleme!” diye küfür ediyordu. Şimdi Ademe sakso çeken kadının kim olduğunu daha çok merak etmiştim. Bu böyle 15 dakika kadar sürdü. Ben de onları izlerken yarağımı çıkarmış 31 çekiyordum...
Kadın birden kalkıpta külodunu çıkarınca, arabadaki kadının karım Sultan olduğunu gördüm ve beynimde şimşekler çaktı! Ama ne yapabilirdim ki? 15 dakikadır karım yarak yalıyor ben de izliyordum ve üstelik de aşırı derecede tahrik olmuştum. Biraz yarağım iner gibi oldu, ama ben bunları düşünürken karım Ademin yarağına oturunca, yarağım yeniden sertleşti. Karım arabanın arka koltuğunda inip kalkarak Ademin yarağın yiyordu ve bundan da aşırı zevk alıyordu ki, bu her halinden belliydi. Saçları sağa sola savrularak zıplıyor ve “Ohhh erkeğim, sikicim!” diye çığlıklar atıyordu. Bu arada bende de kıskançlık ve ihtiras bir olup zevke dönüşmüş, karımın karşımda teyzesinin oğlu tarafından sikilmesinden zevk alır hale gelmiştim. Karışık duygular içinde karımın sikilişini seyrederken, onlar çığlık çığlığa sikişlerine devam ediyorlardı...
Az sonra arabadan dışarı çıktılar. Karım eteğini beline toplayıp arabanın kaportasına ellerini dayayarak Ademe domaldı. Adem de yanaşıp karıma arkadan amına kökleyince, karım yeniden başladı inlemeye. Adem de hızlıca pompalıyordu karımın amına. Bu böylece 10-15 dakika sürdü, sonra karım titreyerek şiddetli bir biçimde orgazm olup boşaldı. Karımdan hemen sonra Adem de böğürerek karımın amına boşaldı ve üzerine yığıldı. Bense 31 çekerek çoktan boşalmıştım, yavaşca geldiğim gibi sessizce ordan uzaklaştım, karmakarışık duygularla eve gittim. Onlar da iki saat saat sonra geldiler. Bu iki saatte kesin sikişmeye devam ettiler. Güya akraba ziyaretine gitmişler de, ordan geliyorlarmış. Ben bir şey diyemedim tabi, gördüklerimi görmezden gelip, namuslu sandığım karımla evliliğimi sürdürmeye karar verdim.
Orda kaldığımız iki hafta boyunca, onlara çaktırmadan ortam hazırlayıp karımla Ademin sikişmelerini gizlice seyrettim. Müthiş heyecanlı oluyordu ve hayatım dahada zevklenmişti. Şimdi Afyona döndük ve ben başkalarının da karımı sikmesini nasıl arzuluyorum bilemezsiniz. Nasıl olur, kimle olur bilmiyorum ama, gizlice karımın sikişmesi için ortam yaratmaya çalışıyorum.
Şimdilik byee...
[Mahmut]
Liseli Hatun Götten Sikilmeyide Sevdi!
Merhaba arkadaşlar. Son yaşadığım olaydan sonra bunu sizlerle paylaşmaya karar verdim. Kendimle ilgili teferruata gerek görmüyorum, direk anımı size aktarmaya başlıyorum. Lise yıllarımı Türkiyede adından sıkça bahsedilen bir Anadolu Meslek Lisesinde geçirdim. Kızlar çok fazla olmasada vardı. Ama bizim şansımıza da bulunan kızların hepsi turistik bölgelerde staj yaptıklarından dolayı bir çoğu gayet rahat hatunlardı ve cinsellik yönünden keyiflerine düşkünlerdi. Dediğim gibi okulda pek kız yoktu, ama ben popüler bir öğrenciydim. Hem hazırlıktan sonra geldiğim için, hemde kısa süre içinde hem haytalıkta hem de derslerde başarılı olduğumdan kızların dikkatini çekmiştim.
Artık Lise sona gelmiştik, okulda son yılımızdı. Lise 2’lerden gözüme çok fazla takılan, o zamanlarda bile vücut hatları inanılmaz sexy, esmer güzeli bir hatun vardı. Bayram tatiline girerken bir şekilde bu hatunun telefon numarasını aldım ve mesaj yazmaya başladım. O da cevapladı. Bu şekilde yazışarak bayram tatilinden dönmeden yakınlaşmaya başladık. Döndüğümüzde de kantinde sınıflarda filan buluşuyor, fırsat bulduğumuzda küçük muzurluklar yapıyorduk. Ama iyi bir fırsat bulupta onunla tam olarak cinsel bir şeyler yapamadan okul bitti, ayrıldık. O günden beri hep aklımdaydı. Yaklaşık 3 ay önce Facebooktan okulun sayfasında onu görüp dürttüm. O da beni dürttü. Birkaç dürtüşmeden sonra arkadaşlık teklifi gönderdi. Eh tabi ben de kabul ettim ve yazdım. Öncelikle sohbetimiz mesajlarla, nasılsın, nerdesin şeklinde gelişti. Bir akşam aynı saatlerde online karşılaşıp MSN’lerimizi aldık ve olay tamamen yön değiştirdi...
MSN’de konuşurken onunla eski günlerde yaptığımız muzurluklardan bahsettik. Sonra ona, “Keşke yine yapabilsek!” diye bir sinyal yolladım. O da, “Keşke!” diye cevaplayınca, onun da farklı yaklaşmadığını anladım. O gece sabaha kadar yazışarak sanal seks yaptık desem yalan olmaz. O bunu ilk kez benimle yaşadığını ve onu çok etkilediğimi söyleyip durdu. Daha sonra arada bir muzur sohbetler etsek de normal sohbetimiz de gayet olumlu devam etti. Benden etkilendiğini biliyordum. Ona sevgililer gününde sürpriz bir hediye yolladım, çok hoşuna gitmişti. Bundan 1 ay kadar önce ona, “İstanbula gelirmisin?” diye sordum. O da, “Olur!” diye cevapladı. Kuzenimin evinin boş olduğunu, ama kuzenimi de oyalayabilecek bir kız arkadaşını getirirse daha rahat edeceğimizi ekledim. O da gülerek, “Tamam!” dedi. Bir plan yapıp tarihi beklemeye başladık. O süre zarfında çok fazla online denk gelip sohbet edemedik ve denk geldiğimizde de cinsel sohbetlere fazla girmedik.
Gün gelip çattı. Kuzenimle kızları karşılamaya gittik. Otobüsten indiğinde gözümü ondan alamıyordum. Kırmızı mini bir elbise giymiş, içinde siyah kalın çoraplarıyla inanılmaz gözüküyordu. Liseden beri çok değişmişti ve gelişmişti, ama bu onu dahada güzelleştirmişti. Abartısız 90-60-90 ölçülerindeydi. Uzun düz siyah saçları neredeyse belindeydi. Simsiyah gözleri esmer teninde parıldıyordu. İnci gibi dişleri vardı. Gülümsemesi beni çok etkilemişti. El sıkışıp sarıldık. Kulağına, “Seni çok özlemişim, bunu şimdi fark ettim!” dedim gülerek. “Galiba ben de!” dedi. “Çok güzel olmuşsun!” dedim, teşekkür etti. Diğer arkadaşı da kuzenimle tanıştılar. Arabaya binip Caddeye gittik, birşeyler yedik içtik sohbet ettik, sonra da eve geçtik. Biraz dinlenip dışarı çıkacaktık. Eve girdik, kızlara odalarını gösterdim, “Siz burada kalacaksınız, ama bilmiyorum mümkün mü?” dedim. Ne ima ettiğimi anlayan Gözde gülümsedi...
Herkes akşam için hazırlandı. Gözdeyi gördüğümde birkez daha doğru bir hareket yaptığımı anladım. Mini bir kot etek, üstüne gömlek, düğmeleri göğüslerini gösterecek şekilde açılmış, üstüne yelek, siyah desenli çoraplar ve topluklu ayakkabılarıyla inanılmaz sexy idi. Onu görünce gözlerine bakarak dudağımı ısırdım ve “Bu gece seni elimde tutmak için çok çaba sarfetmem gerekecek anlaşılan!” dedim. Güldü, “Sen mi, ben mi?” diyerek o da iltifatıma karşılık verdi. Hep birlikte arabaya binip, sık sık adını duyduğumuz kulüplerden birine gittik. Bir güzel eğlenmiştik, Gözdeyle yakın temaslarımız olmuş, sık sık öpüşüp koklaşmıştık. Gece olup eve geldiğimizde biraz daha oturup sohbet ettik. Gözde, “Ben içeri gidiyorum, gelirim birazdan!” dedi. Hepimiz çakır keyiftik. Kuzenle diğer hatun da işi ilerletmişler, birbirlerine sarılmış sohbet ediyorlardı. Ortamda fazlalık olduğumu hissettim ve “Ben bir odama gideyim.” diyerek kalktım...
Gözdenin odasının önünden geçerken kapı açıldı ve Gözde, hemen kalçalarının altında biten saten siyah geceliği ve siyah jartiyerleriyle karşımdaydı. Bana bakıp, “Hala odana gitmeyi düşünüyormusun?” diye sordu. Cevap vermeden odasına girip kapıyı örttüm. Belinden tutup kendime çektim, onu yükseltip dudaklarına yapıştım. Ayakta öpüşmeye başladık, önce nefesimiz, sonra dudaklarımız, sonra da dillerimiz birleşti. Ellerini saçlarıma dolamış başımı çekiştiriyordu. Ben de eteğini sıyırıp kalçalarını okşamaya başladım. Gerçekten taş gibi dedikleri bu olsa gerekti. İçinde çamaşır yoktu. Beni yatağa itip oturttu. Üstümü çıkarıp öpmeye başladı. Sonra fermuarımı açıp kazık gibi olmuş sikimi çıkardı, gözlerimin içine bakarak önce bir öpücük kondurdu sikimin başına ve “Şimdi hayalleri gerçeğe çevirme zamanı!” diyerek sikimi emmeye başladı. Gerçekten işini biliyordu. Hem meziyetleri, hem güzelliğiyle tam bir afetti. Dilini dışarı çıkarıp sikimi kökünden başına kadar yalıyor, sonra kafasını ağzına alıp yuvarlak dil hareketleriyle emiyordu...
Bir süre böyle devam ettikten sonra hızlıca emmeye ve okşamaya başladı, iyice kurulmuştum gelmek üzereydim. “MSN’de konuştuğumuz gibi yapalım, ilkinde ağzıma boşal!” dedi. Oysa MSN’de konuşurken hep iğrenç bulmuştu, anlaşılan ilki olmama izin verecekti. Sesimi çıkarmadım, ellerimi uzatıp saçlarını yakaladım ve ağzında gidip gelerek ona yardımcı olmaya başladım. Bu iyice hızlandı ve ağzına boşaldım. Bir hayli fazla boşalmıştım, kafasını tutup bastırdım ve döllerimi yutmasını sağladım. Kafasını kaldırdığında suratında karışık bir ifade vardı. Uzanıp yatağın başucundaki sürahiden bardağa su doldurdum verdim, içti. “Ee nasıldı tadı?” dedim. “Beklediğimden iyiydi!” dedi. Güldüm, “Sıra bende!” diyerek onu yatağa yanıma çektim, sırt üstü yatırıp boynundan öpmeye başladım. Sonra kulaklarına, ordan göğüslerine geçtim. Göğüsleri Liseden beri hayalimi süslüyordu, ama ilk kez görecektim. Geceliğini sıyırıp onları açığa çıkardım. Göğüslerinde ne bir sarkma, ne bir yumuşaklık, sanki Paros mermerinden yapılmışlardı...
Göğüslerini biraz okşadım ve öpmeye başladım, göğüsuçlarını dudaklarımın arasında eziyor onu delirtiyordum. Usulca aşağı indim. Göbeğini kasıklarını öpüyor emiyordum. Ordan baldırlarına inip diz kapaklarına geçtim, biraz oyalanıp sağ ayağını elime aldım ayak başparmağını emmeye başladım, çok zevk alıyordu. Elimi uzatıpamını okşadım, bacaklarını iyice ayırdı, her yeri muhteşemdi. Tekrar hamle yapıp baldırlarına geldim, elleri saçlarımda kafamı yönlendirmek istiyordu, izin vermeyip delirtiyordum. Dilimi çıkarıp, alttan klitorsine kadaram dudakları arasında gezdirdim, bir inilti döküldü dudaklarından, tekrar ve tekrar bunu yaptım. Sonra da resmen amına yumuldum, am dudakları arasında klitorisini buldum ve emmeye, dilimle daireler çizerek onu delirtmeye başladım. İnliyor, kendine hakim olamıyordu. Bir süre sonra titreyerek boşaldı. Birkaç dil darbesi daha attığımda resmen titriyordu. Kalktı, “Çok güzeldi ama yetmez!” dedi ve güldü. “Bence de!” diye ekledim...
Yataktan indi, beni de yatağın kenarına oturtup bacaklarımı ayırdı, bacaklarımın arasına girip biraz sikimi yaladıktan sonra, bacaklarını belime dolayarak sikimi içine almak için hamle yaptı, ama izin vermedim, belinden yakalayıp onu durdurdum. Sikimi kavrayıp amına sürtmeye başladım. Sikime oturmak için çabalıyor, ben izin vermiyordum. MSN’de onu yalvartacağıma söz vermiştim ve bu sözümü tutacaktım. Amının dudakları iyice kabarmış, amı sulanmıştı, sikimin kafası amının o dudakları arasında gezindikçe deliriyordu. Kulağıma eğilip, “Hadi gir artık!” dedi. Belini daha sıkı tuttum, sikimin kafasını sokup çıkardım. “Off hadi gir içime!” dedi. Aynı şeyi yaptım, biraz daha ileri gittim. “Hadi aşkım, sik beni, yalvarırım sok!” dedi. Güldüm ve onu serbest bıraktım. Bir hamlede sikimi içine aldı, amı inanılmaz sıcak, ıslak ve dardı. Amının her santimini sikimle hissediyordum. Kucağımda oturup tam olarak sardı ve sıktı beni, sonra yavaş hareketlerle oturup kalkmaya başladı, sonra iyice hızlandı. Öpüşerek sikişiyorduk...
Kendimi geriye bırakıp alttan hızlıca vurmaya başladım. Alttan sert bir şekilde vurdukça göğüsleri sallanıyordu, görüntü harikaydı. Bir süre daha böyle devam ettik. Sonra bir hamlede onu sırt üstü yatırıp, altıma aldım. Bacaklarını belime dolamış, elleri göğsümdeydi, içine girip çıkmaya devam ediyordum, ama belimdeki bacaklar onu daha sert ve hızlı sikmeme engeldi. Bacaklarını bileklerinden yakalayıp havada birleştirdim, şimdi sert ve hızlı bir şekilde köküne kadar girip çıkarak onu sikiyordum. Elleri çarşafı sıkıyor, dudağından iniltiler dökülüyordu. Bacaklarını ayırıp iyice ona bastırdım, yüzünü daha net görmek istiyordum. İyice yüklenerek onu sikmeye devam ettim. Aldığı zevkten iyice kısılmış gözleriyle göz göze geldim. Dudağının kenarını ısırırarak inlemeye devam etti. Göz göze harika bir şekilde sikişiyorduk. Bir süre daha böyle devam ettim. İyice hızlandığımda, “Hadi birlikte gelelim!” dedi. Tempomuzu iyice artırdık ve birlikte sarsılarak boşaldık...
Bir süre sarılarak uzandıktan sonra, “Nasıl, beklediğin kadar güzelmiydi?” diye soran o oldu. “Fena değildi!” diyerek cevapladım. Sinirlenmişti, “Off uyuz, o zaman git başkasını sik!” dedi. Gülerek, “Kızma hemen, şakaydı, harikaydın, listenin ilk sıralarında yer alırsın!” dedim, gülüştük. Yatağın kenarından çantasını aldı içinden çıkardığı ıslak mendille önce benim sikimi sonra kendi amını temizledi ve tekrardan bana oral seks yapmaya başladı. “Anlaşılan birileri hala sikişmek istiyor!” diyerek güldüm. “4 kere geldim ama hala istiyorum, çok zamanımız yok o yüzden de sana uyku yok!” diyerek güldü ve oral sekse devam etti. Kısa sürede sikim sertleşti ve onu 69 olacak şekilde çevirdim, dilimi amında gezdirmeye başladım. Şimdi ikimiz de hem zevk alıyor hem veriyorduk. Bir süre böyle devam ettikten sonra onu üstümden kaldırıp yatağa domalttım, “Çantanda krem var mı?” diye sordum. “Ya arkadan yapmasan? Çok acıyacak şimdi!” dedi. “Bir bakalım, canın acırsa söz bırakıcaz!” dedim. “Tamam.” dedi. Kremi aldım işaret parmağıma sürdüm ve götünün deliğinesoktum, bu arada amına yavaş yavaş girmeye devam ediyordum. Her iki deliğinde de olunması hoşuna gitmiş, inlemeleri artmıştı...
Götünden işaret parmağımı çıkarıp, orta parmağımı kremleyip soktum, o da kolayca girdi. İçi iyice kayganlaşmıştı. Şimdi iki parmağımı içine soktum. Alırken zorlandı biraz, Ihh’lasa da çok kısa sürdü ve alıştı. Bir sürede böyle devam ettim. Götü iyice alıştığında parmağımı çıkarıp sikimi de iyice kremledim, bir elimi göğsüne götürüp okşamaya başladım, diğer elimle sikimi göt deliğine hizlayıp kafasını ittim, girmişti. Biraz Ihh’ladı, biraz canı yandı, fakat Çıkar! demedi. Ben de boşta kalan elimi alttan uzatıp amını okşamaya parmaklamaya başladım. Hem zevk almasını hemde alışmasını bekliyordum. Amındaki parmağımdan zevk almaya başladığında, götüne biraz daha girdim ve bu kez o kadar inlemedi. Zevk alması daha önde geliyordu. Bunu fırsat bilip tamamen kökledim ve onu doğrultup göğsünü okşayıp amını parmaklarken arka deliğini dolduran sikime daha rahat alışması için ensesini kulağını öpmeye başladım. İyice rahatladığında götünde hafifçe gitgele başladım ve sordum, “Nasıl, sevdin mi?” dedim. “Daha önce denediğimde acıdan başka bir şey hissetmedim, ama bu sefer harika!” dedi. “O kadar olsun artık!” dedim ve güldüm...
Şimdi götünün içinde rahatça hareket edebiliyordum, her giriş çıkışımda zevk inlemeleri dökülüyordu dudaklarından. İyice hızlandım, onu yine domaltarak götünü sert ve seri sikmeye başladım. İnlemelerimiz tüm odayı doldurmuştu, ikimiz de zevkten dört köşeydik resmen. Bir süre sonra, “Üste çıkmak istiyorum!” dedi, kabul ettim, yattım. Yüzü bana dönük, sikimi eline alıp götünün deliğine denk getirip üstüne oturdu, anlaşılan çok sevmişti. Tam olarak üstüme yatıp dudaklarıma yapıştı, yavaş hareketlerle götüne alıp çıkarıyordu. Dudaklarını bırakıp kulağına, “Bakıyorum da arkadan yemek hoşuna gitti!” dedim. “Evet aşkım, çok sevdim, seninle yapılan her şey çok zevkli!” diyerek cevapladı ve doğruldu. Yavaş yavaş hızlandı, kucağımda hopluyor, her oturuşunda çıkan sesler odayı kaplıyordu. Göğüsleri her oturuş kalkışında sallanıyor, saçları savruluyordu. İyice hızlandı, eli bacak arasına gitti, amını okşayarak orgazm olacağını anladım. Gözlerini açtı ve bana bakarak, “Gelebilirmisin?” diye sordu. “Evet!” dedim. İyice hızlandı, bir eli amında, bir eli dizimde, kucağımda hoplayarak beni de, kendini de boşalttı. Sonrasında birlikte uyumuşuz. Sabah bana yaptığı oral seksle uyandım.
Şimdilik bu kadar arkadaşlar. Herkese bol şans ve zevkli günler.
[Tuan]
Artık Lise sona gelmiştik, okulda son yılımızdı. Lise 2’lerden gözüme çok fazla takılan, o zamanlarda bile vücut hatları inanılmaz sexy, esmer güzeli bir hatun vardı. Bayram tatiline girerken bir şekilde bu hatunun telefon numarasını aldım ve mesaj yazmaya başladım. O da cevapladı. Bu şekilde yazışarak bayram tatilinden dönmeden yakınlaşmaya başladık. Döndüğümüzde de kantinde sınıflarda filan buluşuyor, fırsat bulduğumuzda küçük muzurluklar yapıyorduk. Ama iyi bir fırsat bulupta onunla tam olarak cinsel bir şeyler yapamadan okul bitti, ayrıldık. O günden beri hep aklımdaydı. Yaklaşık 3 ay önce Facebooktan okulun sayfasında onu görüp dürttüm. O da beni dürttü. Birkaç dürtüşmeden sonra arkadaşlık teklifi gönderdi. Eh tabi ben de kabul ettim ve yazdım. Öncelikle sohbetimiz mesajlarla, nasılsın, nerdesin şeklinde gelişti. Bir akşam aynı saatlerde online karşılaşıp MSN’lerimizi aldık ve olay tamamen yön değiştirdi...
MSN’de konuşurken onunla eski günlerde yaptığımız muzurluklardan bahsettik. Sonra ona, “Keşke yine yapabilsek!” diye bir sinyal yolladım. O da, “Keşke!” diye cevaplayınca, onun da farklı yaklaşmadığını anladım. O gece sabaha kadar yazışarak sanal seks yaptık desem yalan olmaz. O bunu ilk kez benimle yaşadığını ve onu çok etkilediğimi söyleyip durdu. Daha sonra arada bir muzur sohbetler etsek de normal sohbetimiz de gayet olumlu devam etti. Benden etkilendiğini biliyordum. Ona sevgililer gününde sürpriz bir hediye yolladım, çok hoşuna gitmişti. Bundan 1 ay kadar önce ona, “İstanbula gelirmisin?” diye sordum. O da, “Olur!” diye cevapladı. Kuzenimin evinin boş olduğunu, ama kuzenimi de oyalayabilecek bir kız arkadaşını getirirse daha rahat edeceğimizi ekledim. O da gülerek, “Tamam!” dedi. Bir plan yapıp tarihi beklemeye başladık. O süre zarfında çok fazla online denk gelip sohbet edemedik ve denk geldiğimizde de cinsel sohbetlere fazla girmedik.
Gün gelip çattı. Kuzenimle kızları karşılamaya gittik. Otobüsten indiğinde gözümü ondan alamıyordum. Kırmızı mini bir elbise giymiş, içinde siyah kalın çoraplarıyla inanılmaz gözüküyordu. Liseden beri çok değişmişti ve gelişmişti, ama bu onu dahada güzelleştirmişti. Abartısız 90-60-90 ölçülerindeydi. Uzun düz siyah saçları neredeyse belindeydi. Simsiyah gözleri esmer teninde parıldıyordu. İnci gibi dişleri vardı. Gülümsemesi beni çok etkilemişti. El sıkışıp sarıldık. Kulağına, “Seni çok özlemişim, bunu şimdi fark ettim!” dedim gülerek. “Galiba ben de!” dedi. “Çok güzel olmuşsun!” dedim, teşekkür etti. Diğer arkadaşı da kuzenimle tanıştılar. Arabaya binip Caddeye gittik, birşeyler yedik içtik sohbet ettik, sonra da eve geçtik. Biraz dinlenip dışarı çıkacaktık. Eve girdik, kızlara odalarını gösterdim, “Siz burada kalacaksınız, ama bilmiyorum mümkün mü?” dedim. Ne ima ettiğimi anlayan Gözde gülümsedi...
Herkes akşam için hazırlandı. Gözdeyi gördüğümde birkez daha doğru bir hareket yaptığımı anladım. Mini bir kot etek, üstüne gömlek, düğmeleri göğüslerini gösterecek şekilde açılmış, üstüne yelek, siyah desenli çoraplar ve topluklu ayakkabılarıyla inanılmaz sexy idi. Onu görünce gözlerine bakarak dudağımı ısırdım ve “Bu gece seni elimde tutmak için çok çaba sarfetmem gerekecek anlaşılan!” dedim. Güldü, “Sen mi, ben mi?” diyerek o da iltifatıma karşılık verdi. Hep birlikte arabaya binip, sık sık adını duyduğumuz kulüplerden birine gittik. Bir güzel eğlenmiştik, Gözdeyle yakın temaslarımız olmuş, sık sık öpüşüp koklaşmıştık. Gece olup eve geldiğimizde biraz daha oturup sohbet ettik. Gözde, “Ben içeri gidiyorum, gelirim birazdan!” dedi. Hepimiz çakır keyiftik. Kuzenle diğer hatun da işi ilerletmişler, birbirlerine sarılmış sohbet ediyorlardı. Ortamda fazlalık olduğumu hissettim ve “Ben bir odama gideyim.” diyerek kalktım...
Gözdenin odasının önünden geçerken kapı açıldı ve Gözde, hemen kalçalarının altında biten saten siyah geceliği ve siyah jartiyerleriyle karşımdaydı. Bana bakıp, “Hala odana gitmeyi düşünüyormusun?” diye sordu. Cevap vermeden odasına girip kapıyı örttüm. Belinden tutup kendime çektim, onu yükseltip dudaklarına yapıştım. Ayakta öpüşmeye başladık, önce nefesimiz, sonra dudaklarımız, sonra da dillerimiz birleşti. Ellerini saçlarıma dolamış başımı çekiştiriyordu. Ben de eteğini sıyırıp kalçalarını okşamaya başladım. Gerçekten taş gibi dedikleri bu olsa gerekti. İçinde çamaşır yoktu. Beni yatağa itip oturttu. Üstümü çıkarıp öpmeye başladı. Sonra fermuarımı açıp kazık gibi olmuş sikimi çıkardı, gözlerimin içine bakarak önce bir öpücük kondurdu sikimin başına ve “Şimdi hayalleri gerçeğe çevirme zamanı!” diyerek sikimi emmeye başladı. Gerçekten işini biliyordu. Hem meziyetleri, hem güzelliğiyle tam bir afetti. Dilini dışarı çıkarıp sikimi kökünden başına kadar yalıyor, sonra kafasını ağzına alıp yuvarlak dil hareketleriyle emiyordu...
Bir süre böyle devam ettikten sonra hızlıca emmeye ve okşamaya başladı, iyice kurulmuştum gelmek üzereydim. “MSN’de konuştuğumuz gibi yapalım, ilkinde ağzıma boşal!” dedi. Oysa MSN’de konuşurken hep iğrenç bulmuştu, anlaşılan ilki olmama izin verecekti. Sesimi çıkarmadım, ellerimi uzatıp saçlarını yakaladım ve ağzında gidip gelerek ona yardımcı olmaya başladım. Bu iyice hızlandı ve ağzına boşaldım. Bir hayli fazla boşalmıştım, kafasını tutup bastırdım ve döllerimi yutmasını sağladım. Kafasını kaldırdığında suratında karışık bir ifade vardı. Uzanıp yatağın başucundaki sürahiden bardağa su doldurdum verdim, içti. “Ee nasıldı tadı?” dedim. “Beklediğimden iyiydi!” dedi. Güldüm, “Sıra bende!” diyerek onu yatağa yanıma çektim, sırt üstü yatırıp boynundan öpmeye başladım. Sonra kulaklarına, ordan göğüslerine geçtim. Göğüsleri Liseden beri hayalimi süslüyordu, ama ilk kez görecektim. Geceliğini sıyırıp onları açığa çıkardım. Göğüslerinde ne bir sarkma, ne bir yumuşaklık, sanki Paros mermerinden yapılmışlardı...
Göğüslerini biraz okşadım ve öpmeye başladım, göğüsuçlarını dudaklarımın arasında eziyor onu delirtiyordum. Usulca aşağı indim. Göbeğini kasıklarını öpüyor emiyordum. Ordan baldırlarına inip diz kapaklarına geçtim, biraz oyalanıp sağ ayağını elime aldım ayak başparmağını emmeye başladım, çok zevk alıyordu. Elimi uzatıpamını okşadım, bacaklarını iyice ayırdı, her yeri muhteşemdi. Tekrar hamle yapıp baldırlarına geldim, elleri saçlarımda kafamı yönlendirmek istiyordu, izin vermeyip delirtiyordum. Dilimi çıkarıp, alttan klitorsine kadaram dudakları arasında gezdirdim, bir inilti döküldü dudaklarından, tekrar ve tekrar bunu yaptım. Sonra da resmen amına yumuldum, am dudakları arasında klitorisini buldum ve emmeye, dilimle daireler çizerek onu delirtmeye başladım. İnliyor, kendine hakim olamıyordu. Bir süre sonra titreyerek boşaldı. Birkaç dil darbesi daha attığımda resmen titriyordu. Kalktı, “Çok güzeldi ama yetmez!” dedi ve güldü. “Bence de!” diye ekledim...
Yataktan indi, beni de yatağın kenarına oturtup bacaklarımı ayırdı, bacaklarımın arasına girip biraz sikimi yaladıktan sonra, bacaklarını belime dolayarak sikimi içine almak için hamle yaptı, ama izin vermedim, belinden yakalayıp onu durdurdum. Sikimi kavrayıp amına sürtmeye başladım. Sikime oturmak için çabalıyor, ben izin vermiyordum. MSN’de onu yalvartacağıma söz vermiştim ve bu sözümü tutacaktım. Amının dudakları iyice kabarmış, amı sulanmıştı, sikimin kafası amının o dudakları arasında gezindikçe deliriyordu. Kulağıma eğilip, “Hadi gir artık!” dedi. Belini daha sıkı tuttum, sikimin kafasını sokup çıkardım. “Off hadi gir içime!” dedi. Aynı şeyi yaptım, biraz daha ileri gittim. “Hadi aşkım, sik beni, yalvarırım sok!” dedi. Güldüm ve onu serbest bıraktım. Bir hamlede sikimi içine aldı, amı inanılmaz sıcak, ıslak ve dardı. Amının her santimini sikimle hissediyordum. Kucağımda oturup tam olarak sardı ve sıktı beni, sonra yavaş hareketlerle oturup kalkmaya başladı, sonra iyice hızlandı. Öpüşerek sikişiyorduk...
Kendimi geriye bırakıp alttan hızlıca vurmaya başladım. Alttan sert bir şekilde vurdukça göğüsleri sallanıyordu, görüntü harikaydı. Bir süre daha böyle devam ettik. Sonra bir hamlede onu sırt üstü yatırıp, altıma aldım. Bacaklarını belime dolamış, elleri göğsümdeydi, içine girip çıkmaya devam ediyordum, ama belimdeki bacaklar onu daha sert ve hızlı sikmeme engeldi. Bacaklarını bileklerinden yakalayıp havada birleştirdim, şimdi sert ve hızlı bir şekilde köküne kadar girip çıkarak onu sikiyordum. Elleri çarşafı sıkıyor, dudağından iniltiler dökülüyordu. Bacaklarını ayırıp iyice ona bastırdım, yüzünü daha net görmek istiyordum. İyice yüklenerek onu sikmeye devam ettim. Aldığı zevkten iyice kısılmış gözleriyle göz göze geldim. Dudağının kenarını ısırırarak inlemeye devam etti. Göz göze harika bir şekilde sikişiyorduk. Bir süre daha böyle devam ettim. İyice hızlandığımda, “Hadi birlikte gelelim!” dedi. Tempomuzu iyice artırdık ve birlikte sarsılarak boşaldık...
Bir süre sarılarak uzandıktan sonra, “Nasıl, beklediğin kadar güzelmiydi?” diye soran o oldu. “Fena değildi!” diyerek cevapladım. Sinirlenmişti, “Off uyuz, o zaman git başkasını sik!” dedi. Gülerek, “Kızma hemen, şakaydı, harikaydın, listenin ilk sıralarında yer alırsın!” dedim, gülüştük. Yatağın kenarından çantasını aldı içinden çıkardığı ıslak mendille önce benim sikimi sonra kendi amını temizledi ve tekrardan bana oral seks yapmaya başladı. “Anlaşılan birileri hala sikişmek istiyor!” diyerek güldüm. “4 kere geldim ama hala istiyorum, çok zamanımız yok o yüzden de sana uyku yok!” diyerek güldü ve oral sekse devam etti. Kısa sürede sikim sertleşti ve onu 69 olacak şekilde çevirdim, dilimi amında gezdirmeye başladım. Şimdi ikimiz de hem zevk alıyor hem veriyorduk. Bir süre böyle devam ettikten sonra onu üstümden kaldırıp yatağa domalttım, “Çantanda krem var mı?” diye sordum. “Ya arkadan yapmasan? Çok acıyacak şimdi!” dedi. “Bir bakalım, canın acırsa söz bırakıcaz!” dedim. “Tamam.” dedi. Kremi aldım işaret parmağıma sürdüm ve götünün deliğinesoktum, bu arada amına yavaş yavaş girmeye devam ediyordum. Her iki deliğinde de olunması hoşuna gitmiş, inlemeleri artmıştı...
Götünden işaret parmağımı çıkarıp, orta parmağımı kremleyip soktum, o da kolayca girdi. İçi iyice kayganlaşmıştı. Şimdi iki parmağımı içine soktum. Alırken zorlandı biraz, Ihh’lasa da çok kısa sürdü ve alıştı. Bir sürede böyle devam ettim. Götü iyice alıştığında parmağımı çıkarıp sikimi de iyice kremledim, bir elimi göğsüne götürüp okşamaya başladım, diğer elimle sikimi göt deliğine hizlayıp kafasını ittim, girmişti. Biraz Ihh’ladı, biraz canı yandı, fakat Çıkar! demedi. Ben de boşta kalan elimi alttan uzatıp amını okşamaya parmaklamaya başladım. Hem zevk almasını hemde alışmasını bekliyordum. Amındaki parmağımdan zevk almaya başladığında, götüne biraz daha girdim ve bu kez o kadar inlemedi. Zevk alması daha önde geliyordu. Bunu fırsat bilip tamamen kökledim ve onu doğrultup göğsünü okşayıp amını parmaklarken arka deliğini dolduran sikime daha rahat alışması için ensesini kulağını öpmeye başladım. İyice rahatladığında götünde hafifçe gitgele başladım ve sordum, “Nasıl, sevdin mi?” dedim. “Daha önce denediğimde acıdan başka bir şey hissetmedim, ama bu sefer harika!” dedi. “O kadar olsun artık!” dedim ve güldüm...
Şimdi götünün içinde rahatça hareket edebiliyordum, her giriş çıkışımda zevk inlemeleri dökülüyordu dudaklarından. İyice hızlandım, onu yine domaltarak götünü sert ve seri sikmeye başladım. İnlemelerimiz tüm odayı doldurmuştu, ikimiz de zevkten dört köşeydik resmen. Bir süre sonra, “Üste çıkmak istiyorum!” dedi, kabul ettim, yattım. Yüzü bana dönük, sikimi eline alıp götünün deliğine denk getirip üstüne oturdu, anlaşılan çok sevmişti. Tam olarak üstüme yatıp dudaklarıma yapıştı, yavaş hareketlerle götüne alıp çıkarıyordu. Dudaklarını bırakıp kulağına, “Bakıyorum da arkadan yemek hoşuna gitti!” dedim. “Evet aşkım, çok sevdim, seninle yapılan her şey çok zevkli!” diyerek cevapladı ve doğruldu. Yavaş yavaş hızlandı, kucağımda hopluyor, her oturuşunda çıkan sesler odayı kaplıyordu. Göğüsleri her oturuş kalkışında sallanıyor, saçları savruluyordu. İyice hızlandı, eli bacak arasına gitti, amını okşayarak orgazm olacağını anladım. Gözlerini açtı ve bana bakarak, “Gelebilirmisin?” diye sordu. “Evet!” dedim. İyice hızlandı, bir eli amında, bir eli dizimde, kucağımda hoplayarak beni de, kendini de boşalttı. Sonrasında birlikte uyumuşuz. Sabah bana yaptığı oral seksle uyandım.
Şimdilik bu kadar arkadaşlar. Herkese bol şans ve zevkli günler.
[Tuan]
Evli Alman Hatunu Pamukkalede Siktim!
Selam arkadaşlar, ismim Vural. Kuşadasında yaşıyorum ve Türkiyenin büyük bir seyehat acentasında Kokartlı Profosyonel Turist rehberi olarak çalışıyorum. Bu anlatacağım olayı geçen sene yaşadım. Kuşadasından bir yabancı turist kafilesiyle 2 günlük Pamukkale turuna çıkacaktım. Sabah kalkış saati geldi hareket ettik. Tur başlayınca ilk işim kendimi ve şöförü tanıtmak olur. Sonra da tur güzergahını ve 2 günlük proğramımızın detaylarını anlatırım. Tabii bu arada otobüsteki grubu tepeden tırnağa süzerim, aralarında Halı Kuyum Deri müşterisi var mı, sikilecek karı var mı diye. Hemen hemen her grupta mutlaka bir iki sikilecek karı çıkar. Kesinlikle bu bir abartma veya atma değildir !!!
O gün de grupta çoğu evli çift olmak üzere bir kaç tane de tek karı vardı. Tek karılar pek öyle ahım şahım güzel değillerdi. Otobüsteki en güzel ve sexy karı olan, 30’lu yaşlardaki Sylvia ise malesef tura kocası ve 2 küçük çocuğuyla katılmıştı. Hani kocası ve çocukları olmasaydı kesin sikmek isterdim ve sikerdim de. Başından beri o aileye, Halı alacak müşteri gözüyle baktım, o niyetle ilgilendim. Yorucu bir otobüs yolculuğundan sonra Pamukkaleyi ve Hierapolis antik kentini, antik tiyatro ve mezarlığı gezdikten sonra akşamotele giriş yaptık. Grubun anahtarlarını dağıttım, akşam yemek saatini bildirdim ve otelin termal havuzunun gece 23:00’e kadar açık olduğunu, şifalı suda yüzebileceklerini söyledim. Grup odalarına dağıldı. Akşamyemek saatinde restorana indiler, grupça yemek yedik. Tüm gruba birer duble Rakı ısmarladım. Bunu herzaman yaparım, grubun neşesini ve memnuniyetini yükseltmek için. Genelde gruptaki yetişkin herkes ısmarladığım Rakıyı içer. Tadına bakıp da sevmeyen olursa, ona bir kadeh Şarap ısmarlarım. Yemekten sonra sadece bizim gruba özel dansöz çıktı. Dansözün şovundan sonra kalktık. Kimisi otelin barına, kimisi de termal havuza yüzmeye gitti. Ben de mayomu giydim havuza gittim.
Havuzda 4-5 tane yaşlı müşteri ve Sylvia yüzüyordu. Ben de girdim havuza, kendi halimde yüzüyordum. Sylviaya özellikle yanaşmıyordum ki, havuzn yanıbaşında çocuklarıyla oturan kocası kıl olmasın ve ertesi gün gireceğimiz mağazalardan alışveriş yapsınlar diye. Saat 22:00’ye kadar falan yüzdük. Bu arada ben kocasının yanından yüzerek geçerken adamla bazen bir iki kelime birşeyler konuşup geçiyorum, arayı ısıtmak için, güvenini sağlamak ve iyi satış yaptırmak için. Yüzerken Sylviayla karşılaştığımızda ve birbirimizin yanından yüzerek geçerken sadece tebessüm ediyorduk birbirimize. Derken havuzda yüzen o yaşlı müşteriler çıkıp yatmaya gidince, havuzda sadece Sylvia ve ben kalmıştık. Durum böyle olunca ben özellikle Sylvianın yüzdüğü yere yakın yüzmüyordum. Sonra kocası Sylviaya seslendi, çocukların uykusunun geldiğini ve sabah erken kalkılacağını söyleyerek havuzdan çıkmasını istedi. Fakat Sylvia kocasına, “Sen yatır çocukları, ben havuz kapanana kadar yüzeceğim!” dedi. Kocası da cevap vermeden çocukları aldı odaya gitti, ama Sylviaya sinirlenmişti.
Biz kaldık mı koskoca havuzda Sylvia ile başbaşa! Sylvia yüzerek yanıma yaklaştı ve bana turun ertesi günkü etabıyla ilgili sorular sormaya başladı. Havuzun kenarına tutunduk, suyun içinde tur hakkında konuşmayabaşladık. Derken Sylvia pat diye damdan düşer gibi, “Rehberlerin çok çapkın olduğunu duymuştum, bana niye hiç asılmıyorsun? Kocamdan mı çekiniyorsun, yoksa beni yeterince çekici ve güzel bulmuyormusun?” dedi. Ben cevap vermek istemedim, sadece gülümsemekle yetindim. “Anladım, Evlisin!” dedi. Evli olmadığımı, bu meslekle evliliğin yürümediğini söyledim. O halde niye asılmadığımı tekrar sordu ve suyun içinde ayağını önüme uzattı ve sikime bastırmaya başladı. Resmen sikişmek istiyordu. Ben yine mesafeli davranıyordum, çünkü havuzun etrafında bir iki tane yavşak garson dolanıp duruyoru. Böyle şeylerin acentanın kulağına gitmesi pek hoş olmadığı için, garsonların veya diğer otel personelinin yanında müşterilerle bu tür yaklaşımlarda bulunmamaya çalışıyordum. Sylvia, “Kocamdan çekiniyorsan, çocukları odada yalnız bırakıp gelemez o!” dedi...
Ben de, “201 nolu odada kalıyorum, 5 dakika sonra odama gel o halde!” dedim ve Sylviayı havuzda bırakıp odama gittim. Az sonra kapıyı tıklattı, açtım. Sylvia içeri girdikten sonra kapıyı kapadım ve kapının arkasında öpüşmeye başladık. Ama nasıl öpüyor, resmen dudaklarımı kemiriyor, elini de mayomun içine sokmuş sikimi avuçlayarak. “Yavaş ol biraz yavrum, bu acelen ne?” desem de beni dinlemiyor, kıtlıktan çıkmış gibi saldırıyor. Dudaklarımı bırakıp önüme çömeldi, mayomu çıkarıp sikime saldırdı. Zaten kalkmış sikimi bir süre ağzına alıp sakso çekip iyice kıvama getirdikten sonra, bikinisinin altını üstünü fora edip, elimden tutarak yatağa sürükledi beni. Sırtüstü yatıp bacaklarını ayırdı. Elimi kıllı amına attım, okşamak, biraz yalamak istiyordum, “Bırak şimdi! Gel buraya!” diyerek beni üstüne çekti. Bacaklarını belime dolayarak tek hamlede sikimin tamamını amına vakumladı. Ben ağır ağır pompalamaya başladım, fakat Slyvia öyle bir acele ediyordu ve hızlı sikmemi istiyordu ki, sanki kaçan Uçağa yetişmek ister gibiydi.
Daha amına gireli 1 dakika olmadan bu sarsılmaya ve titremeye başladı ve orgazm oldu. Çok kadın siktim, ama bu kadar çabuk orgazm olan bir kadın daha görmemiştim. Kazık gibi sikimi amının içinde esir tutuyordu, bırakmıyordu ki ileri geri yapayım. Dudaklarını uzatarak dudaklarımı kaptı ve dudaklarımı kemirirken, amını gevşetti ve altımda kendisi hafif hafif ileri geri yapmaya başladı. Ben de bu hareketlerine katılıp amına girip çıkmaya başladım. Fakat bir türlü tam olarak ne istediğini anlayamıyordum, hızlanıyordum, sikimi amında kıstırarak beni yavaşlatıyordu. Amına yavaş yavaş girip çıkıyordum, bu sefer de belimden asılarak hızlanmamı istiyordu. Bir de sikişirken hiç konuşkan değildi, ne birşey söylüyordu, ne de herhangi bir inleme sesi çıkarıyordu. Doğrusu karıyı ne tarzda sikeceğimi bilemiyordum...
Neyse ki hatun, sikim amındayken beni yatağa devirdi ve yuvarlanarak üstüme çıktı ve insiyatifi eline aldı. Başladı kafasına göre üstümde zıplamaya. Bazen deli gibi hızlanıyor, bazen durma derecesinde yavaşlıyordu. Sonunda göğüslerini bana iyice yapıştırarak, kısa kısa gidip gelmelerle yeniden orgazm oldu. Ben daha boşalmamıştım, sikim kaygan amının içinde zonkluyordu ve hareket etmeme müsade etmiyordu. Kasılması ve titremesi bitince sordum, “Peki ben ne olacağım?” diye. Sikimin üstünden indi ve saksoya başladı. Taşaklarımı sıkarak sikimi 4-5 dakika emdikten sonra ağzına boşalttı, döllerimi direkt midesine indirdi. Sikimi yalayarak temizledikten sonra, benim şaşkın bakışlarım eşliğinde bikinisini giydi ve “Kusura bakma, sabaha kadar kalmak isterdim, fakat gitmem gerek, kocam sinirden kudurmuştur şimdi. Zaten kocamla aramız bozuktu, Türkiyeye tatile gelme sebebimiz çatırdayan evliliğimiz yeniden rayına oturtmak içindi...” dedi. Benden E-Mail adresimi alıp, dudağıma bir öpücük kondurup gitti.
Sabah, turun 2. ve dönüş gününde, Sylvianın da kocasının da suratları asıktı. Muhtemelen dün gece kavga etmişlerdi. Mağzaları ziyaret ettiğimizde ise ikisi de girmedi içeriye, yani o aileye Halı falan satamadım. Tur bitip Kuşadasına vardığımızda, tüm grup neşeliydi ve otobüsten inerlerken bana ve şöföre teşekkür edip, bahşiş vererek ön kapıdan indiler. Sylvia ve kocası ise arka kapıdan inip, bizle vedalaşmadan otellerine gittiler. Tatilleri boyunca birdaha da görüşmedik. Havaalanı transferlerine Transfermenler eşlik ediyor ve benim de o gün zaten turum vardı.
Herkese güzel sikişler diliyorum arkadaşlar!
[Vural] (Rakı Power)
O gün de grupta çoğu evli çift olmak üzere bir kaç tane de tek karı vardı. Tek karılar pek öyle ahım şahım güzel değillerdi. Otobüsteki en güzel ve sexy karı olan, 30’lu yaşlardaki Sylvia ise malesef tura kocası ve 2 küçük çocuğuyla katılmıştı. Hani kocası ve çocukları olmasaydı kesin sikmek isterdim ve sikerdim de. Başından beri o aileye, Halı alacak müşteri gözüyle baktım, o niyetle ilgilendim. Yorucu bir otobüs yolculuğundan sonra Pamukkaleyi ve Hierapolis antik kentini, antik tiyatro ve mezarlığı gezdikten sonra akşamotele giriş yaptık. Grubun anahtarlarını dağıttım, akşam yemek saatini bildirdim ve otelin termal havuzunun gece 23:00’e kadar açık olduğunu, şifalı suda yüzebileceklerini söyledim. Grup odalarına dağıldı. Akşamyemek saatinde restorana indiler, grupça yemek yedik. Tüm gruba birer duble Rakı ısmarladım. Bunu herzaman yaparım, grubun neşesini ve memnuniyetini yükseltmek için. Genelde gruptaki yetişkin herkes ısmarladığım Rakıyı içer. Tadına bakıp da sevmeyen olursa, ona bir kadeh Şarap ısmarlarım. Yemekten sonra sadece bizim gruba özel dansöz çıktı. Dansözün şovundan sonra kalktık. Kimisi otelin barına, kimisi de termal havuza yüzmeye gitti. Ben de mayomu giydim havuza gittim.
Havuzda 4-5 tane yaşlı müşteri ve Sylvia yüzüyordu. Ben de girdim havuza, kendi halimde yüzüyordum. Sylviaya özellikle yanaşmıyordum ki, havuzn yanıbaşında çocuklarıyla oturan kocası kıl olmasın ve ertesi gün gireceğimiz mağazalardan alışveriş yapsınlar diye. Saat 22:00’ye kadar falan yüzdük. Bu arada ben kocasının yanından yüzerek geçerken adamla bazen bir iki kelime birşeyler konuşup geçiyorum, arayı ısıtmak için, güvenini sağlamak ve iyi satış yaptırmak için. Yüzerken Sylviayla karşılaştığımızda ve birbirimizin yanından yüzerek geçerken sadece tebessüm ediyorduk birbirimize. Derken havuzda yüzen o yaşlı müşteriler çıkıp yatmaya gidince, havuzda sadece Sylvia ve ben kalmıştık. Durum böyle olunca ben özellikle Sylvianın yüzdüğü yere yakın yüzmüyordum. Sonra kocası Sylviaya seslendi, çocukların uykusunun geldiğini ve sabah erken kalkılacağını söyleyerek havuzdan çıkmasını istedi. Fakat Sylvia kocasına, “Sen yatır çocukları, ben havuz kapanana kadar yüzeceğim!” dedi. Kocası da cevap vermeden çocukları aldı odaya gitti, ama Sylviaya sinirlenmişti.
Biz kaldık mı koskoca havuzda Sylvia ile başbaşa! Sylvia yüzerek yanıma yaklaştı ve bana turun ertesi günkü etabıyla ilgili sorular sormaya başladı. Havuzun kenarına tutunduk, suyun içinde tur hakkında konuşmayabaşladık. Derken Sylvia pat diye damdan düşer gibi, “Rehberlerin çok çapkın olduğunu duymuştum, bana niye hiç asılmıyorsun? Kocamdan mı çekiniyorsun, yoksa beni yeterince çekici ve güzel bulmuyormusun?” dedi. Ben cevap vermek istemedim, sadece gülümsemekle yetindim. “Anladım, Evlisin!” dedi. Evli olmadığımı, bu meslekle evliliğin yürümediğini söyledim. O halde niye asılmadığımı tekrar sordu ve suyun içinde ayağını önüme uzattı ve sikime bastırmaya başladı. Resmen sikişmek istiyordu. Ben yine mesafeli davranıyordum, çünkü havuzun etrafında bir iki tane yavşak garson dolanıp duruyoru. Böyle şeylerin acentanın kulağına gitmesi pek hoş olmadığı için, garsonların veya diğer otel personelinin yanında müşterilerle bu tür yaklaşımlarda bulunmamaya çalışıyordum. Sylvia, “Kocamdan çekiniyorsan, çocukları odada yalnız bırakıp gelemez o!” dedi...
Ben de, “201 nolu odada kalıyorum, 5 dakika sonra odama gel o halde!” dedim ve Sylviayı havuzda bırakıp odama gittim. Az sonra kapıyı tıklattı, açtım. Sylvia içeri girdikten sonra kapıyı kapadım ve kapının arkasında öpüşmeye başladık. Ama nasıl öpüyor, resmen dudaklarımı kemiriyor, elini de mayomun içine sokmuş sikimi avuçlayarak. “Yavaş ol biraz yavrum, bu acelen ne?” desem de beni dinlemiyor, kıtlıktan çıkmış gibi saldırıyor. Dudaklarımı bırakıp önüme çömeldi, mayomu çıkarıp sikime saldırdı. Zaten kalkmış sikimi bir süre ağzına alıp sakso çekip iyice kıvama getirdikten sonra, bikinisinin altını üstünü fora edip, elimden tutarak yatağa sürükledi beni. Sırtüstü yatıp bacaklarını ayırdı. Elimi kıllı amına attım, okşamak, biraz yalamak istiyordum, “Bırak şimdi! Gel buraya!” diyerek beni üstüne çekti. Bacaklarını belime dolayarak tek hamlede sikimin tamamını amına vakumladı. Ben ağır ağır pompalamaya başladım, fakat Slyvia öyle bir acele ediyordu ve hızlı sikmemi istiyordu ki, sanki kaçan Uçağa yetişmek ister gibiydi.
Daha amına gireli 1 dakika olmadan bu sarsılmaya ve titremeye başladı ve orgazm oldu. Çok kadın siktim, ama bu kadar çabuk orgazm olan bir kadın daha görmemiştim. Kazık gibi sikimi amının içinde esir tutuyordu, bırakmıyordu ki ileri geri yapayım. Dudaklarını uzatarak dudaklarımı kaptı ve dudaklarımı kemirirken, amını gevşetti ve altımda kendisi hafif hafif ileri geri yapmaya başladı. Ben de bu hareketlerine katılıp amına girip çıkmaya başladım. Fakat bir türlü tam olarak ne istediğini anlayamıyordum, hızlanıyordum, sikimi amında kıstırarak beni yavaşlatıyordu. Amına yavaş yavaş girip çıkıyordum, bu sefer de belimden asılarak hızlanmamı istiyordu. Bir de sikişirken hiç konuşkan değildi, ne birşey söylüyordu, ne de herhangi bir inleme sesi çıkarıyordu. Doğrusu karıyı ne tarzda sikeceğimi bilemiyordum...
Neyse ki hatun, sikim amındayken beni yatağa devirdi ve yuvarlanarak üstüme çıktı ve insiyatifi eline aldı. Başladı kafasına göre üstümde zıplamaya. Bazen deli gibi hızlanıyor, bazen durma derecesinde yavaşlıyordu. Sonunda göğüslerini bana iyice yapıştırarak, kısa kısa gidip gelmelerle yeniden orgazm oldu. Ben daha boşalmamıştım, sikim kaygan amının içinde zonkluyordu ve hareket etmeme müsade etmiyordu. Kasılması ve titremesi bitince sordum, “Peki ben ne olacağım?” diye. Sikimin üstünden indi ve saksoya başladı. Taşaklarımı sıkarak sikimi 4-5 dakika emdikten sonra ağzına boşalttı, döllerimi direkt midesine indirdi. Sikimi yalayarak temizledikten sonra, benim şaşkın bakışlarım eşliğinde bikinisini giydi ve “Kusura bakma, sabaha kadar kalmak isterdim, fakat gitmem gerek, kocam sinirden kudurmuştur şimdi. Zaten kocamla aramız bozuktu, Türkiyeye tatile gelme sebebimiz çatırdayan evliliğimiz yeniden rayına oturtmak içindi...” dedi. Benden E-Mail adresimi alıp, dudağıma bir öpücük kondurup gitti.
Sabah, turun 2. ve dönüş gününde, Sylvianın da kocasının da suratları asıktı. Muhtemelen dün gece kavga etmişlerdi. Mağzaları ziyaret ettiğimizde ise ikisi de girmedi içeriye, yani o aileye Halı falan satamadım. Tur bitip Kuşadasına vardığımızda, tüm grup neşeliydi ve otobüsten inerlerken bana ve şöföre teşekkür edip, bahşiş vererek ön kapıdan indiler. Sylvia ve kocası ise arka kapıdan inip, bizle vedalaşmadan otellerine gittiler. Tatilleri boyunca birdaha da görüşmedik. Havaalanı transferlerine Transfermenler eşlik ediyor ve benim de o gün zaten turum vardı.
Herkese güzel sikişler diliyorum arkadaşlar!
[Vural] (Rakı Power)
Azgın Sevgilimle Sikişirken Ablasına Yakalandık!
Selamlar sevgili seks hikayeleri okuyucuları, ben İstanbul'dan Yunus. Üniversite için gittiğim Antalya'da yaşadığım maceramı paylaşmak istiyorum. Sevgilim Nazlı ile okulun kantininde tanışarak çıkmaya başladık.Aynı fakültenin farklı bölümlerinde okuyorduk. Tanışmamızın üzerinden 1 hafta geçtiğinde iyice sevgili moduna girmiştik. Ama en fazla yapabildiğim onu öpüp elleyebilmekti. Artık canıma tak etmişti, ne olursa olsun bu işi daha ileriye götürecektim.
Nazlıyı eve davet ettiğimde ev arkadaşlarımı bir bahane ile yollamıştım. Biraz slow müzik ve dans ile yanaşmaya başladım. Nazlı çok heyecanlıydı ve niyetimi az çok anlamıştı. Dudaklarına yumuldum, dans ederken sevişmeye başladık. İyice kızarmıştı. Elimi göğüslerine attım, ses çıkarmıyordu, ama nedense çekingen davranıyordu. Artık yarrağım pantolonumu delme aşamasındaydı. Nazlının elini tutup sikime götürdüm. Nazlı sikimi okşamaya başlayınca, ben de onun o müthiş koca götünü avuçladım. İkimiz de iyice sevişme havasına girmiştik. Kulağına onu deli gibi istediğimi söyleyince, eğilip bir çırpıda sikimi çıkarıp yalamaya başladı. Tam bu iş oldu derken Nazlının telefonu çaldı. Tüm ambians mahfolmuştu bir anda...
Toparlandık, telefona cevap verdi. Arayan ablasıydı, anahtarı olmadığından kapıda kalmış. Nazlı da eve gitmesi gerektiğini söyleyince dünyam yıkılmıştı sanki. Yapacak birşey yoktu. “Tamam, ben seni evine bırakırım!” dedim. Arabama atladık o sinirle çok sürmeden evine vardık. Nazlının ablası yüz ifademden bozulmuş olduğumu anlamış olmalı ki, “Beraber olduğunuzu bilseydim çağırmazdım...” dedi. Ben de, “Önemli değil.” deyip gidecektim ki, “Ben üzerimi değişip hemen çıkacağım, annemler halamlarda, yarın gelecekler, sen de gel içeriye, bir kahve içip öyle gidersin!” dedi. Nazlıya baktım, o da ablasının bu teklifinden hoşlanmış olacak ki, bana sanki fırsat bu fırsat der gibi bakıyordu. “Peki, bir kahve içeyim ozaman.” dedim, hep birlikte yukarı çıktık...
Ablası hemen odasına gidip üzerini değiştirdi ve “Size iyi eğlenceler!” deyip evden çıktı. Ben de mutfağa gidip, kahve yapmaya hazırlanan Nazlı’mı tezgaha dayadım. Nazlı elindekileri bırakıp döndü, dudağıma yumuldu. Hem öpüyor, hemde, “Bu sefer yarım bırakmayacağım aşkım!” diyordu. Bunu duyduğumda delirmiştim. Amını okşamaya başladım. “Hadi annemin yatağına gidelim, beni orda sik!” deyip, sevişerek beni annesinin yatakodasına götürdü. Artık üzerimizdekileri parçalarcasına çıkartıyorduk. Bluzünü çıkardığımda, o ortaya çıkan siyah sütyenden taşacak gibi duran göğüslerine yumuldum hemen. O da benim tişörtüme saldırıp çıkardı ve “Hadi çabuk ol, sik beni aşkım!” dedi. Artık bende film kopmuştu, doğrusu ondan böyle azgınlık beklemiyordum. O anda neden dediğimi bilmiyorum ama, “Seni de, bizi yarıda kesen ablanı da sikecem!” deyiverdim. Nazlı birden duraksadı ve garip bir ifadeyle yüzüme baktı...
İçimden, ‘Eyvah bir çuval inciri berbat ettim!’ diye düşünürken, “Hadi, amım yanıyor!” deyip tekrar dudaklarıma yumuldu. Ben artık dururmuyum, Nazlının pantolonunu bir çırpıda çıkarıp tangasının üzerinden amına gömüldüm. Deli gibi inliyor, “Dağıt amımı erkeğim, sik beni, döllerini boşalt içime!” deyip iyice gaza getiriyordu beni. Hemen tangasını çıkarıp domalttım ve amını götünü yalamaya başladım. Nazlı iyice kendinden geçti ve titreyerek boşaldı. O kayganlaşan amına bir hamlede girince, zevk acı hepsi birbirine karıştı. Amına her girişimde kendini bana yaslayıp, “Sok erkeğim, kökle!” diyordu. Deli gibi pompalıyordum. Tam boşalmak üzereydim ki, “Kolay gelsin!” diye bir sesle irkildik. Ablası kapıdan bize bakıyordu. Şok olmuştum. Sikim o heyecanla küçüldü. Nazlı, “Abla açıklayabilirim...” diye gevelemeye başladı. Ablası yanımıza sokuldu ve “Ablanı da bu yarrağa oturtacaksın orospu, yoksa babamlar herşeyi öğrenir!” diye tehdit savurunca, birkez daha şok oldum, ama aynı zamanda da dünyalar benim oldu.
Bunlar abla kardeş meğer içinde orospu ruhu olan birer fahişeymiş. Nazlı hemen yataktan kalktı ve ablasına, “Gel ozaman orospu, em de kalksın, amımdan yeni çıktı, ben de senin götünü sikecem!” dedi. Ben şok üzerine şok yaşıyordum. Nazlı ablasını soyarken omuzlarını öpmeye başladı. Ben donuk bir halde ona bakıyordum ki, “Ne duruyorsun, ver yarrağını ablamın ağzına!” diye bağırdı. Ben aptallaşmış bir şekilde ablasının ağzına verdim inik sikimi. Nazlı ablasını soyduktan sonra ablasının arkasına geçti ve götüne yumuldu, yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra bana bakıp, “Ablamı sikmek istiyordun, işte amı da götü de senin, ama beni de unutma!” dedi ve götünü yalamaya devam etti. Ablası da zevkten inleyip, “Amıma in kaltak, amımı yala!” diye emir veriyor ve sikimi emmeye devam ediyordu. O an ablasının ağzına öyle bir boşaldım ki, döllerim direkt boğazına fışkırdı...
Nazlı çevik bir hareketle ablasının arkasından çekilip, “Hepsini yutma orospu!” dedi ve ablasıyla dudak dudağa öpüşmeye başladılar. Döllerimi birbirinin ağzına tükürüp tekrar öpüşüyorladı. Ben de şoku atlatmıştım ve ablasının amını yalamaya koyulmuştum. Deli gibi yalıyordum amını. Ablasının kaçıncıya boşaldığını hatırlamıyorum, sadece, “Sikin beni, dağıtın her yerimi!” diye inliyordu. Nazlı da yarrağıma yumulmuştu. Emerek yalayarak yarağımı yeniden kaldırdıktan sonra, “Hadi sik şu orospuyu da kessin sesini!” dedi. Ablasının amına geçtim ve ilk hamlede kökledim. Ablasından çıkan “Iıııhhhh!” diye kısa bir acı inlemeden sonra gidip gelmeye başladım. Tempoyu yakalamıştım. Nazlıyı öpüp, ablasını sikiyordum. “Daha hızlı, daha hızlı!” diye inleyen ablası sarsılarak orgazm olunca, “Ben de geliyorum!” dedim ve sikimi amından çıkardım. Ablası sikimi göğüslerine doğru tutup 31 çektirerek boşalttı beni. Nazlı da ablasının göğüslerinden döllerimi yaladıktan sonra, birer sigara yakıp biraz dinlendik.
Sonra üçümüz de çırılçıplak mutfağa geçtik, karnımız acıkmıştı. Kahvaltı türü birşeyler hazırlayıp yedik. Çay demledik, çay sigara keyfi yaptık. Derken Nazlı, “Benim amım götüm yanıyor, ikinize de söylüyorum!” dedi. Ablası da dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve “Hadi aşkım kalk, zillinin amını götünü dağıtalım!” dedi. Kalktık ve yatakodasına gittik. Nazlıyı aramıza alıp sevişmeye başladık. O gece sabaha kadar, aklımıza gelenher pozisyonda, her ikisini de defalarca amından götünden siktim. En son ablasının amına boşaldım ve içinden çıkarmadan uyuduk...
Sabah Nazlının inlemesiyle uyandım, ablası amına gömülmüş yalıyordu. Sabah sabah bunları birer kez daha siktikten sonra ordan ayrıldım ve evime gittim. Şimdi ne zaman ev boşalsa sabahlara kadar grup yapıyoruz.
Sikişirken bazen Nazlıya şaka yollu, “Ananı sikeyim!” diyorum. O da, “Ablamı siktiğin yetmiyormuş gibi şimdi de gözünü anneme mi diktin?” diyor. Fakat ablası, “Sik aşkım, annemi de sik! Sen bu orospuya kulak asma, annemi de bir şekilde gruba dahil edeceğim!” diyor. Artık fantazim bunları o koca götlü anneleriyle birliktesikmek.
Merakla ve heyecanla bekliyorum ve o hırsla sikiyorum kızlarını Nermin teyze! Seni siktiğimi hayal ederek coşuyorum :)
[Yunus]
Nazlıyı eve davet ettiğimde ev arkadaşlarımı bir bahane ile yollamıştım. Biraz slow müzik ve dans ile yanaşmaya başladım. Nazlı çok heyecanlıydı ve niyetimi az çok anlamıştı. Dudaklarına yumuldum, dans ederken sevişmeye başladık. İyice kızarmıştı. Elimi göğüslerine attım, ses çıkarmıyordu, ama nedense çekingen davranıyordu. Artık yarrağım pantolonumu delme aşamasındaydı. Nazlının elini tutup sikime götürdüm. Nazlı sikimi okşamaya başlayınca, ben de onun o müthiş koca götünü avuçladım. İkimiz de iyice sevişme havasına girmiştik. Kulağına onu deli gibi istediğimi söyleyince, eğilip bir çırpıda sikimi çıkarıp yalamaya başladı. Tam bu iş oldu derken Nazlının telefonu çaldı. Tüm ambians mahfolmuştu bir anda...
Toparlandık, telefona cevap verdi. Arayan ablasıydı, anahtarı olmadığından kapıda kalmış. Nazlı da eve gitmesi gerektiğini söyleyince dünyam yıkılmıştı sanki. Yapacak birşey yoktu. “Tamam, ben seni evine bırakırım!” dedim. Arabama atladık o sinirle çok sürmeden evine vardık. Nazlının ablası yüz ifademden bozulmuş olduğumu anlamış olmalı ki, “Beraber olduğunuzu bilseydim çağırmazdım...” dedi. Ben de, “Önemli değil.” deyip gidecektim ki, “Ben üzerimi değişip hemen çıkacağım, annemler halamlarda, yarın gelecekler, sen de gel içeriye, bir kahve içip öyle gidersin!” dedi. Nazlıya baktım, o da ablasının bu teklifinden hoşlanmış olacak ki, bana sanki fırsat bu fırsat der gibi bakıyordu. “Peki, bir kahve içeyim ozaman.” dedim, hep birlikte yukarı çıktık...
Ablası hemen odasına gidip üzerini değiştirdi ve “Size iyi eğlenceler!” deyip evden çıktı. Ben de mutfağa gidip, kahve yapmaya hazırlanan Nazlı’mı tezgaha dayadım. Nazlı elindekileri bırakıp döndü, dudağıma yumuldu. Hem öpüyor, hemde, “Bu sefer yarım bırakmayacağım aşkım!” diyordu. Bunu duyduğumda delirmiştim. Amını okşamaya başladım. “Hadi annemin yatağına gidelim, beni orda sik!” deyip, sevişerek beni annesinin yatakodasına götürdü. Artık üzerimizdekileri parçalarcasına çıkartıyorduk. Bluzünü çıkardığımda, o ortaya çıkan siyah sütyenden taşacak gibi duran göğüslerine yumuldum hemen. O da benim tişörtüme saldırıp çıkardı ve “Hadi çabuk ol, sik beni aşkım!” dedi. Artık bende film kopmuştu, doğrusu ondan böyle azgınlık beklemiyordum. O anda neden dediğimi bilmiyorum ama, “Seni de, bizi yarıda kesen ablanı da sikecem!” deyiverdim. Nazlı birden duraksadı ve garip bir ifadeyle yüzüme baktı...
İçimden, ‘Eyvah bir çuval inciri berbat ettim!’ diye düşünürken, “Hadi, amım yanıyor!” deyip tekrar dudaklarıma yumuldu. Ben artık dururmuyum, Nazlının pantolonunu bir çırpıda çıkarıp tangasının üzerinden amına gömüldüm. Deli gibi inliyor, “Dağıt amımı erkeğim, sik beni, döllerini boşalt içime!” deyip iyice gaza getiriyordu beni. Hemen tangasını çıkarıp domalttım ve amını götünü yalamaya başladım. Nazlı iyice kendinden geçti ve titreyerek boşaldı. O kayganlaşan amına bir hamlede girince, zevk acı hepsi birbirine karıştı. Amına her girişimde kendini bana yaslayıp, “Sok erkeğim, kökle!” diyordu. Deli gibi pompalıyordum. Tam boşalmak üzereydim ki, “Kolay gelsin!” diye bir sesle irkildik. Ablası kapıdan bize bakıyordu. Şok olmuştum. Sikim o heyecanla küçüldü. Nazlı, “Abla açıklayabilirim...” diye gevelemeye başladı. Ablası yanımıza sokuldu ve “Ablanı da bu yarrağa oturtacaksın orospu, yoksa babamlar herşeyi öğrenir!” diye tehdit savurunca, birkez daha şok oldum, ama aynı zamanda da dünyalar benim oldu.
Bunlar abla kardeş meğer içinde orospu ruhu olan birer fahişeymiş. Nazlı hemen yataktan kalktı ve ablasına, “Gel ozaman orospu, em de kalksın, amımdan yeni çıktı, ben de senin götünü sikecem!” dedi. Ben şok üzerine şok yaşıyordum. Nazlı ablasını soyarken omuzlarını öpmeye başladı. Ben donuk bir halde ona bakıyordum ki, “Ne duruyorsun, ver yarrağını ablamın ağzına!” diye bağırdı. Ben aptallaşmış bir şekilde ablasının ağzına verdim inik sikimi. Nazlı ablasını soyduktan sonra ablasının arkasına geçti ve götüne yumuldu, yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra bana bakıp, “Ablamı sikmek istiyordun, işte amı da götü de senin, ama beni de unutma!” dedi ve götünü yalamaya devam etti. Ablası da zevkten inleyip, “Amıma in kaltak, amımı yala!” diye emir veriyor ve sikimi emmeye devam ediyordu. O an ablasının ağzına öyle bir boşaldım ki, döllerim direkt boğazına fışkırdı...
Nazlı çevik bir hareketle ablasının arkasından çekilip, “Hepsini yutma orospu!” dedi ve ablasıyla dudak dudağa öpüşmeye başladılar. Döllerimi birbirinin ağzına tükürüp tekrar öpüşüyorladı. Ben de şoku atlatmıştım ve ablasının amını yalamaya koyulmuştum. Deli gibi yalıyordum amını. Ablasının kaçıncıya boşaldığını hatırlamıyorum, sadece, “Sikin beni, dağıtın her yerimi!” diye inliyordu. Nazlı da yarrağıma yumulmuştu. Emerek yalayarak yarağımı yeniden kaldırdıktan sonra, “Hadi sik şu orospuyu da kessin sesini!” dedi. Ablasının amına geçtim ve ilk hamlede kökledim. Ablasından çıkan “Iıııhhhh!” diye kısa bir acı inlemeden sonra gidip gelmeye başladım. Tempoyu yakalamıştım. Nazlıyı öpüp, ablasını sikiyordum. “Daha hızlı, daha hızlı!” diye inleyen ablası sarsılarak orgazm olunca, “Ben de geliyorum!” dedim ve sikimi amından çıkardım. Ablası sikimi göğüslerine doğru tutup 31 çektirerek boşalttı beni. Nazlı da ablasının göğüslerinden döllerimi yaladıktan sonra, birer sigara yakıp biraz dinlendik.
Sonra üçümüz de çırılçıplak mutfağa geçtik, karnımız acıkmıştı. Kahvaltı türü birşeyler hazırlayıp yedik. Çay demledik, çay sigara keyfi yaptık. Derken Nazlı, “Benim amım götüm yanıyor, ikinize de söylüyorum!” dedi. Ablası da dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve “Hadi aşkım kalk, zillinin amını götünü dağıtalım!” dedi. Kalktık ve yatakodasına gittik. Nazlıyı aramıza alıp sevişmeye başladık. O gece sabaha kadar, aklımıza gelenher pozisyonda, her ikisini de defalarca amından götünden siktim. En son ablasının amına boşaldım ve içinden çıkarmadan uyuduk...
Sabah Nazlının inlemesiyle uyandım, ablası amına gömülmüş yalıyordu. Sabah sabah bunları birer kez daha siktikten sonra ordan ayrıldım ve evime gittim. Şimdi ne zaman ev boşalsa sabahlara kadar grup yapıyoruz.
Sikişirken bazen Nazlıya şaka yollu, “Ananı sikeyim!” diyorum. O da, “Ablamı siktiğin yetmiyormuş gibi şimdi de gözünü anneme mi diktin?” diyor. Fakat ablası, “Sik aşkım, annemi de sik! Sen bu orospuya kulak asma, annemi de bir şekilde gruba dahil edeceğim!” diyor. Artık fantazim bunları o koca götlü anneleriyle birliktesikmek.
Merakla ve heyecanla bekliyorum ve o hırsla sikiyorum kızlarını Nermin teyze! Seni siktiğimi hayal ederek coşuyorum :)
[Yunus]
Ev Sahibinin Oğluyla Sikişip Kocama Fantezi Diye Anlattım!
Merhaba ben Menşure. 28 yaşında, 1.65 boyunda, 64 kiloda, etine dolgun biriyim. Eşimle 8 sene önce evlendim. İlk başlarda sekste oldukça tecrübesizlik yaşadım. Kocam sürekli seks yapmaktan ve seks yaparken de fantazi anlatmaktan hoşlanan biridir, hep grup seks hikayeleri, eşlerin değiş tokuş hikayeleri okuyup, tecavüz fantazileri kurarak benimle sevişir. Buna ilk başlarda çok tepkili davranıyordum. Kapalı ve muhafazakar çevrede yetişmiş olduğumdan böyle şeyleri kabul edemiyordum ve kocama kızıyordum. Kocam ise her seferinde daha bir iştahla anlatarak beni azdırmaya çalışıyordu.
Kocama kızmakla beraber, zamanla ben de bu fantezilerden zevk almaya başladım ve kocamla daha şehvetle sevişiyordum. Hatta bazen benden fantazi anlatmamı istiyordu. Ben de anlatıyordum, “Beni ormanda iki erkekle sikiyorsun!”, “Seni başka biriyle aldatıyorum!” veya “Ev sahibinin oğlu bana tecavüz etti!” gibi fantaziler. Bu fantaziler ikimizin de ritmini artırıyordu. Artık kocamla birlikte seks sitelerine giriyor, seks hikayeleri okuyup, fantazi oluşturuyor ve onların yerine kendimizi koyarak sevişiyorduk. Yada porno film izleyerek seks yapıyorduk.
Bir gün kocam gece vardiyasına gitmişti. Evde yalnızdım ve seks hikayeleri okuyordum. Bir türbanlının komşusuna kendini siktirmesini okuyunca müthiş azmıştım. Aynı şeyi ben de yaşamak istiyordum, ama kimle ve nasıl yapabilirdim? Aklıma o anda bizim ev sahibinin oğlu Mert geldi. Mert evli idi ve onlara sıksık gider gelirdik. Hatta kocamla sevişmelerimizde onlarla grup seks fantezileri kuruyorduk. Bu fantaziler beni çıldırtmıştı. Kafaya koymuştum, kendimi Merte siktirecektim. Hemen banyoya gittim, amımı bir güzel traş ettim. Duşumu aldım ve sexy kıyafetlerimden birini giyindim. Üst katta oturuyorlardı, onlara çıktım. Karı koca evde yalnızdılar. Oturduk sohbet ettik. Ama bir yandan da karısına çaktırmadan Merte frikik veriyordum. Bir ara karısı lavaboya gidince Mertle göz göze geldik. Mert de farkına varmıştı frikiklerimin. Bana zaten deli oluyordu, bunu hissediyordum. Kocamı sordu, ben de işte olduğunu, sabah geleceğini söyledim. Bana, “İstersen burada kal...” dedi. Hınzırca gülerek, “Neden?” diye sordum. “Evde yalnız korkarsın. Gece biri gelir evine, sonra kötü olur...” dedi. Ben de iç çekerek, “Keşkeee!” deyiverdim. Karısı lavabodan çıkınca hemen konuyu değiştirdik.
Bir süre daha oturup sohbet ettikten sonra ben evime gitmek için hazırlanırken, Mert de kahvehaneye gitmek bahanesiyle dışarı çıkıyordu. Karısıyla vedalaştık, Mertle birlikte çıktık. Merdivenlerden birlikte indik. Ben evime girerken Merte göz kırptım ve kapıyı mahsus tam kapatmadım, öylece yatakodama gittim, sexy geceliğimi giydim ve yatağa uzandım. Yüzükoyun yatıyordum. Az sonra kapının açıldığını hissettim. Usulca gözlerimi aralayıp baktım, Mert gelmişti. Gözlerimi yumdum uyuyormuş gibi yaptım. Hem heyecandan titriyordum, hemde zevkten deliriyordum. Yanıma sokuldu, yavaşça ellerini sırtımda gezdiriyordu. İnanılmaz kasılmıştım. İlk defa başka bir erkeğin eli tenimde dolaşıyordu. Nerdeyse zevkten boşalacaktım. Usulca bacaklarımı araladı, elini geceliğimin altına sokup, külodumun üzerinden önce götümü okşayıp sonra eliniamıma değdirdi. Bir anda irkildim. Biraz bekledi, sonra usulca elini külodumun içine daldırıp parmağını amıma soktu. Geceliğimi belime kadar sıyırdı ve külodumu indirdi. Kıçım tüm görkemiyle önündeydi...
Uyuma numarasına devam ediyordum. Götümün yanaklarını öpüp sonra amımı yalamaya başladı. Zevkten bağırmamak için kendimi zor tutuyordum. Bacaklarımı iyice açmıştım. Sonra yalamayı bıraktı, her halde soyunuyordu, çünkü üzerimden kalkmıştı, merak ediyordum. Sonra ensemi boynumu yalayarak üzerime uzandı. Sikini hissediyordum, arkadan amıma doğru sürttürüyordu. Sonra karnımın altına bir yastık koydu, ben de biraz ona yardımcı oldum ve kıçımı geriye doğru şişirdim. Karşıdaki aynadan seyrediyordum, sikini sıvazlıyordu. Bir eliyle amımın dudaklarını araladı ve hafifçe sikini dayadı. Amım iyice sulanmıştı. Dayanamıyordum, müthiş bir zevkti, bağırmak istiyordum. Usulca amım kocamın yarağından başka bir yarakla tanıştı. İçime yavaş yavaş giriyordu. Sonra bir anda kökledi. Artık dayanamadım ve “Ooohhhhhh!” deyiverdim. Evet, Mert artık içimdeydi. Ritmi artmıştı, ben de artık kendimi o ritme kaptırmıştım. Amıma soktukça, ben “Aaahhh! Ooohhhhhh!” sesleri çıkarıyordum...
Sonra beni sırtüstü çevirdi, bacaklarımı ayırarak havaya kaldırdı ve orgazmdan vıcık vıcık olmuş amıma yeniden girdi. Sikerken dudaklarıma yumuldu. Ne kadar tatlı olduğumu söylüyordu durmadan. Memelerimi, dudaklarımı, boynumu hoyratça yalıyor ve ısırıyordu. Ona iz bırakmamasını söyledim. Beni birkez daha orgazm ettikten sonra sikini amımdan çıkardı ve yalamam için ağzıma verdi. Bana yarağını yaltırken, “Nasıl, yarağım hoşuna gitti mi?” diye sordu. İnleyerek, “Eveeett!” dedim. “İyi yala, şimdi seni götünden de sikecem!” dedi. “Hayır olmaz, götümü hiç siktirmedim!” dedim. “İyi ya işte, şimdi tadına varırsın, dön ve domal!” dedi. Ne kadar istemiyorum dediysem de ikna edemedim, beni güzelce domalttı. Eline bolca tükürüp götüme sürdü, sonra kendi sikine sürdü. Yalvarıyordum, “Yapma!” diye, ama bir yandan da zevkten çıldırıyordum. Usulca yarağının başını götüme dayadı ve yüklendi. Canım çok yanmıştı ve girmemişti. Biraz daha tükürüp tekrar dayadı ve bana ıkınmamı söyledi. Ben de ıkındım. Aniden kökleyince götümde şimşekler çaktı bir anda. “Yeteerrrrrrr sokmaaa!” dedim. Götüme kanırtıp, bir süre öylece kareketsiz kaldı. Yavaş yavaş canımın yanması zevke dönüşmeye başlamıştı. Götüme girip çıkma ritmini yavaş yavaş arttırdı. Ben de artık zevkle götümü ona ittiriyordum, ritme uymuştum ve elimle de yeniden sulanan amımı okşuyordum...
Bir anda götümün içine sıcak bir volkan patladığında, “Ohhhhh!” diye inlemişim. Titriyordum, ikinci kez, “Ohhhhh!” dememle ben de boşalıvermiştim. Sonra birlikte banyoya gittik. Yıkanırken beni bir posta da banyoda ayakta sikti ve bu sefer ağzıma boşaldı. İlk defa kocamı aldatmıştım, ilk defa götüm sikilmişti ve yine ilk defa ağzıma birisi boşalıyordu. Bu gece hep ilkleri yaşıyordum. Sonra kurulanıp çıktık, giyindi, beni öptü ve usulca gitti...
Daha sonraki günlerde her fırsatta evsahibinin oğluna siktiriyordum ve bu sikişmelerimi sanki fantaziymiş gibi kocama anlatıyordum. Kocam da müthiş zevk alıyordu.
[Menşure]
Kocama kızmakla beraber, zamanla ben de bu fantezilerden zevk almaya başladım ve kocamla daha şehvetle sevişiyordum. Hatta bazen benden fantazi anlatmamı istiyordu. Ben de anlatıyordum, “Beni ormanda iki erkekle sikiyorsun!”, “Seni başka biriyle aldatıyorum!” veya “Ev sahibinin oğlu bana tecavüz etti!” gibi fantaziler. Bu fantaziler ikimizin de ritmini artırıyordu. Artık kocamla birlikte seks sitelerine giriyor, seks hikayeleri okuyup, fantazi oluşturuyor ve onların yerine kendimizi koyarak sevişiyorduk. Yada porno film izleyerek seks yapıyorduk.
Bir gün kocam gece vardiyasına gitmişti. Evde yalnızdım ve seks hikayeleri okuyordum. Bir türbanlının komşusuna kendini siktirmesini okuyunca müthiş azmıştım. Aynı şeyi ben de yaşamak istiyordum, ama kimle ve nasıl yapabilirdim? Aklıma o anda bizim ev sahibinin oğlu Mert geldi. Mert evli idi ve onlara sıksık gider gelirdik. Hatta kocamla sevişmelerimizde onlarla grup seks fantezileri kuruyorduk. Bu fantaziler beni çıldırtmıştı. Kafaya koymuştum, kendimi Merte siktirecektim. Hemen banyoya gittim, amımı bir güzel traş ettim. Duşumu aldım ve sexy kıyafetlerimden birini giyindim. Üst katta oturuyorlardı, onlara çıktım. Karı koca evde yalnızdılar. Oturduk sohbet ettik. Ama bir yandan da karısına çaktırmadan Merte frikik veriyordum. Bir ara karısı lavaboya gidince Mertle göz göze geldik. Mert de farkına varmıştı frikiklerimin. Bana zaten deli oluyordu, bunu hissediyordum. Kocamı sordu, ben de işte olduğunu, sabah geleceğini söyledim. Bana, “İstersen burada kal...” dedi. Hınzırca gülerek, “Neden?” diye sordum. “Evde yalnız korkarsın. Gece biri gelir evine, sonra kötü olur...” dedi. Ben de iç çekerek, “Keşkeee!” deyiverdim. Karısı lavabodan çıkınca hemen konuyu değiştirdik.
Bir süre daha oturup sohbet ettikten sonra ben evime gitmek için hazırlanırken, Mert de kahvehaneye gitmek bahanesiyle dışarı çıkıyordu. Karısıyla vedalaştık, Mertle birlikte çıktık. Merdivenlerden birlikte indik. Ben evime girerken Merte göz kırptım ve kapıyı mahsus tam kapatmadım, öylece yatakodama gittim, sexy geceliğimi giydim ve yatağa uzandım. Yüzükoyun yatıyordum. Az sonra kapının açıldığını hissettim. Usulca gözlerimi aralayıp baktım, Mert gelmişti. Gözlerimi yumdum uyuyormuş gibi yaptım. Hem heyecandan titriyordum, hemde zevkten deliriyordum. Yanıma sokuldu, yavaşça ellerini sırtımda gezdiriyordu. İnanılmaz kasılmıştım. İlk defa başka bir erkeğin eli tenimde dolaşıyordu. Nerdeyse zevkten boşalacaktım. Usulca bacaklarımı araladı, elini geceliğimin altına sokup, külodumun üzerinden önce götümü okşayıp sonra eliniamıma değdirdi. Bir anda irkildim. Biraz bekledi, sonra usulca elini külodumun içine daldırıp parmağını amıma soktu. Geceliğimi belime kadar sıyırdı ve külodumu indirdi. Kıçım tüm görkemiyle önündeydi...
Uyuma numarasına devam ediyordum. Götümün yanaklarını öpüp sonra amımı yalamaya başladı. Zevkten bağırmamak için kendimi zor tutuyordum. Bacaklarımı iyice açmıştım. Sonra yalamayı bıraktı, her halde soyunuyordu, çünkü üzerimden kalkmıştı, merak ediyordum. Sonra ensemi boynumu yalayarak üzerime uzandı. Sikini hissediyordum, arkadan amıma doğru sürttürüyordu. Sonra karnımın altına bir yastık koydu, ben de biraz ona yardımcı oldum ve kıçımı geriye doğru şişirdim. Karşıdaki aynadan seyrediyordum, sikini sıvazlıyordu. Bir eliyle amımın dudaklarını araladı ve hafifçe sikini dayadı. Amım iyice sulanmıştı. Dayanamıyordum, müthiş bir zevkti, bağırmak istiyordum. Usulca amım kocamın yarağından başka bir yarakla tanıştı. İçime yavaş yavaş giriyordu. Sonra bir anda kökledi. Artık dayanamadım ve “Ooohhhhhh!” deyiverdim. Evet, Mert artık içimdeydi. Ritmi artmıştı, ben de artık kendimi o ritme kaptırmıştım. Amıma soktukça, ben “Aaahhh! Ooohhhhhh!” sesleri çıkarıyordum...
Sonra beni sırtüstü çevirdi, bacaklarımı ayırarak havaya kaldırdı ve orgazmdan vıcık vıcık olmuş amıma yeniden girdi. Sikerken dudaklarıma yumuldu. Ne kadar tatlı olduğumu söylüyordu durmadan. Memelerimi, dudaklarımı, boynumu hoyratça yalıyor ve ısırıyordu. Ona iz bırakmamasını söyledim. Beni birkez daha orgazm ettikten sonra sikini amımdan çıkardı ve yalamam için ağzıma verdi. Bana yarağını yaltırken, “Nasıl, yarağım hoşuna gitti mi?” diye sordu. İnleyerek, “Eveeett!” dedim. “İyi yala, şimdi seni götünden de sikecem!” dedi. “Hayır olmaz, götümü hiç siktirmedim!” dedim. “İyi ya işte, şimdi tadına varırsın, dön ve domal!” dedi. Ne kadar istemiyorum dediysem de ikna edemedim, beni güzelce domalttı. Eline bolca tükürüp götüme sürdü, sonra kendi sikine sürdü. Yalvarıyordum, “Yapma!” diye, ama bir yandan da zevkten çıldırıyordum. Usulca yarağının başını götüme dayadı ve yüklendi. Canım çok yanmıştı ve girmemişti. Biraz daha tükürüp tekrar dayadı ve bana ıkınmamı söyledi. Ben de ıkındım. Aniden kökleyince götümde şimşekler çaktı bir anda. “Yeteerrrrrrr sokmaaa!” dedim. Götüme kanırtıp, bir süre öylece kareketsiz kaldı. Yavaş yavaş canımın yanması zevke dönüşmeye başlamıştı. Götüme girip çıkma ritmini yavaş yavaş arttırdı. Ben de artık zevkle götümü ona ittiriyordum, ritme uymuştum ve elimle de yeniden sulanan amımı okşuyordum...
Bir anda götümün içine sıcak bir volkan patladığında, “Ohhhhh!” diye inlemişim. Titriyordum, ikinci kez, “Ohhhhh!” dememle ben de boşalıvermiştim. Sonra birlikte banyoya gittik. Yıkanırken beni bir posta da banyoda ayakta sikti ve bu sefer ağzıma boşaldı. İlk defa kocamı aldatmıştım, ilk defa götüm sikilmişti ve yine ilk defa ağzıma birisi boşalıyordu. Bu gece hep ilkleri yaşıyordum. Sonra kurulanıp çıktık, giyindi, beni öptü ve usulca gitti...
Daha sonraki günlerde her fırsatta evsahibinin oğluna siktiriyordum ve bu sikişmelerimi sanki fantaziymiş gibi kocama anlatıyordum. Kocam da müthiş zevk alıyordu.
[Menşure]
Kaydol:
Yorumlar (Atom)