Tuba Adlı Kullanıcımızın Paylaştığı Hikaye.
Ben 17 yaşında bir kızım. ismim tuba. 170 boyunda 50 kiloyum sarışın mavi gözlüyüm. anlatacağım herşey benim yaşadığım şeylerdir. ben şu an lise 4e gectim. anlatacağım olay geçen sene başladı. ben size herşeyi baştan anlalatayım. annem şu an 35 yaşında alımlı bir kadındır.kapalıdır. ama karaçarşaflı değil tabiki başörtüsü takar ama kıyafetide mankn gibi giyinir. sarışın mavi gözlü(bende annemden almışım bunları )biridir. ismi merve. babam ben 9 yaşındayken trafik kazasında öldü. annem; babam öldükten sonra hiç evleneceğim dediğini duymadım ben. annem çalışan kadın olduğu için maddi durumumuzda iyidir.annemle 2miz yalnız kalırız evimizde. ben liseye başladığım zamanlarda annem artık işe başörtüsüz gitmeye başlamıştı. anneme bunu sorduğumda patronu öyle istiyormuş.neyse o zamanlarda annem bi akşam eve bi erkekle geldi. beni tanıştrmıştı ismi mertti.mert çok yakışıklı biriydi. o yaşımda ben bile cok beğenmiştim onu . bana işlerinin yetişmediğini ve mertle beraber gece yarısına kadar çalışacaz falan demişti. bnde normal karşıladım. gerçektende dosyalarla falan ilgileniyorlar çalışıyorlardı.ben okul olduğu için erken yatarım.o gün benim için normal geçti. artık mert eve sık gelmeye başladı. benim için hava hoştu tabiki yakışıklı olduğu için onu izlemek çok hoşuma gidiyordu. ben lise 2 deyken ilk defa sevgilim olmuştu.onu çok seviyordum. birlikte güzel vakit geçiriyorduk akşamları mesajlaşıyorduk.yine bi gün eve mert gelmişti tabi ben yine sevinmiştim. annemler çalışıyolardı gene salonda bende sevgilimle mesajlaşacağım için yatıyorum diye odama geçtim. sevgilimle gece 1ye kadar falan mesajlaştık.ben susamıştım odamdan çıktım annemin odasından sesler geliyordu ben maşallah bu saate kadar çalışılırmı diye düşünüyordum. suyumu içtim odama dönerken annem 'biraz yavaş ol tuba uyanacak' dediğni duydum. merak ettim nye yavaş olacakki mert. annemin odasının kapısı kapalıydı. sesler gelmeye devam ediyordu. aslında konuşma sesi değil soluk alıp verme sesi ve annemden ıhh diye bi ses geliyordu. acıtıosun falan diyordu annem. anahtar deliğinden bakmak istedim ama birşey görünmüyordu. acaba ne yapıylardı çok merak ediyordum. birşey göremeyince odama geçtim. çok merak ediyordum acaba ne yapıolardı birşey anlamamıştım. o gece uyumuşum bunu düşünürken sabah kalktığımda mert yoktu evde annem kahvaltı hazırlamıştı bnde üstümü giyinip okula gittim. bi gece sevglimle mesajlaşırken ona o gece olanları anlattım. sevgilimde anlamadınmı? diye mesaj attı. hyr anlamadım diye mesaj attım bnde. annenle o adam birlikte olmuşlar yani sex yapmışlar o gece dedi. o ne dmek dedim. birilerinden duymuştum ama hiç bişey anlamamıştım. sevgilimde bana o gece sex nasıl bişey onu anlattı.ama yine anlamadım çünkü sexin sonucnda cocuk oluyormuş ve annemle o adam o gece sex yaptıysa evlemeden cocuk olmazki. neyse bnde bunu anneme sordum. ben anneme herşeyi açıkca sorabilirim oda anlatır. bnde sex ne anne diye sordum bi akşam. annemde önce şaşırdı ve gülüp tamam anlatıcam dedi.annem sexin 2 amacı olduğunu anlattı bana biri çocuk yapmak için biride zevk almak için.bana nasıl yapıldığını anlattı. kızlık zarımdan bahsetti sana bu yaşta yapmak yasak kızlık zarın var onu kocana vermek zorundasın evlenmeden sex yapılmaz falan dedi. ben herşeyi anlamıştım. sex ne demek nasıl yapılır anlamıştım. sevgilimle facebooktan yazışırken bana bir link attı ve sexi merak ediyordun bak izle bunu ve öğren diye yazdı. linke tıkladığımda video açıldı ve videoda bi kızla bi erkek öpüşüyordu. öpüşürken birbirlerini okşuyorlardı.soyunmaya başladılar sonra ben heyecanlı heyacanlı izliyorum. soyundular ve ben ilk defa bir penis gördüm. resimlerini görmüştüm ama böyle görmek farklıydı. heleki kız eliyle onu okşamaya başladı ve o penis kocaman oldu ohaa dedim ve kız onu ağzına almaya başladı ve benim midem bulandıve kapattım videoyu. ığğğğ kız adamın işediği yeri ağzına alıyordu. iğrenç gelmişti bana. sevgilime yazdım bu çok iğrenç kız ağzına alıyor falan dedm. o zaman bunu izle deyip vi link daha attı ve bnde onu actım yine bi kızla bi erkek öpüşüyor ve soyundular bu sefer adam kızın memelerini yalıyordu kızda inliyordu. sonra adam penisini kızın kızlığına dayadı. ben heralde karı koca bunlar diye merakla izliyordum. adam yavaşca kızın kızlığına sokuyordu aletini. kız acı çekiyordu bağırıyordu .bense sonunu merak ediyordum. adam aletini sokup çıkarmaya başladı. elim benimde kızlığıma gitti ve o kadar kocaman şey nasıl buraya giriyor diye merak ediyordum. kız inliyordu. annemin dediği zevk bu olmalı diye düşündüm. adamda hızlı hızlı girip çıkıyordu ve sonunda dur kızın üztüne doğru beyaz bi sıvı fışkırdı adamdan. ve vdeo bitti. bendebunu sevgilime sordum . beyaz sıvı ne diye. oda bana o sıvıyla cocuk oluyor dedi. o sıvı kızın içinde kalırsa cocuk olur dedi. adam o sıvıyı dışarı kızın üstüne fışkırttı demekki cocuk olmayacaktı. sevgilim beğendinmi dedi bnde güzel oluyor heralde dedim kız çok zevk alıyordu falan dedim. sevglimle o gece hep bunu konuştuk. ertesi sabah sevgilimle okulda çıkınca parka gidelim dedik 2 miz gittik. sevgilim videoyu soruyordu bana ve bende utanıyordum. bunu onunla canlı canlı konuşmak utandırıyordu beni. sus onu sorma falan diyordum. o gece odamda internette video aradım ve buldum sex videosu. izlemeye başladım. izlerken elim hep kızlığıma gidyordu. ve bi ıslaklık hissettim . kilotumda ıslaklık vardı. acaba altımamı kaçırdım diye utanıyordum. acaba videodanmı diye düşünüyordum ve sevgilime sordum oda bana zevk suyu dedi sende izlediin için zevk almaya başladın dedi. zevk ne nasıl bişey anlamamıştım. sevgilim bana 'seninle öpüşmek istiyorum' diye mesaj attı.bende olmaz anem sex yapma evlenmeden dedi dedim. sevgilimde bana o sex yapmak değil dedi. korkma bişey olmaz falan dedi. bnde merak ediyordum aslında denemek istiyordum .yarın olsun bakarız dedim. ertesi gün okul çıışında sevgilimi gördüm ve elimden tuttu ve bi yere götürdü bahçe gibi bi yerdi bi bank vardı kimse yoktu banka oturduk sevgilim bana akşam dediğimi yapalımmı dedi? utanıyordum yüzüm kızarmıştı ama denemekte istiyordum. başı utandığım için öne eğmiştim.sevgilim eliyle çenemden tutup başımı kendine doğru çevirdi ve gözlerini kapat dedi bende kapattım bekliyordum.vee sevgilimin dudaklarını dudaklarımda hissettim başımı geri çekmek istedim ama eliyle tuttuğu için çekemedim. o dudaklarımı öpüyordu bense hiç bişey yapmıyordum. daha doğrusu ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. ama sevgilim sürekli öpüyordu demekki daha önce biriyle yapmış olmalıydı. heyecandan kalbim küt küt atıyordu ve burnumdan hızlı hızlı nefes alıyordum. ve bende onu öpmeye başladım o bana nasıl yapıosa bnde ona öyle yapıyordum. bunu anlayan sevgilim elini bıraktı ve omzuma koydu artık öpüşüyorduk :D öpüşmeyi öğrenmişim gibi hissediyrdum. çok güzel birşeydi içim bi hoş oluyordu. sevgilimle yarım saat oöyle devam ettik heralde vakitin nasıl geçtiğini anlamadım :D sevgilim geri çekilince gözlerimi açtım bana sırıtarak bakıyordu. çok güzeldi sevgilim çok zevk aldım dedi. benim kızlığım yine ıslanıştı daha öncekinden çok daha fazla ıslanmıştı. ' bnde ' dedim kısaca utanıyordum çünkü. biraz daha oturduk ve evlerimize gittik sevgilimle akşam hep bunu konuştuk. artık hergün öpüşelim diyordu. bende tamam demiştim. çünkü çok zevk almıştım :D artık sevgilimle aynı yerde hergün öpüşüyorduk. yine bunlardan birinde sevgilimle öpüşmeye başladığımızda sevgilim elini bacağıma koydu ve yavaşça okşamaya başladı. okul kıyafetim olduğu için mini eteğimin altında kilotlu çorap vardı. ben buna bişey demedim hoşuma gidiyordu. eteğimi yukarı sıyırmayı denedi ama ben burada elini ittim. sokaktaydık bahçede olmazdı. oda elini gögüsüme kydu gömleğimin üstünden okşamaya başladı. daha oluşmaya yeni başlayan gögüslerimi okşaması o kadar hoşuma gittiki ben inlemeye başladım. kızlığım vıcık vıcıktı. o gün eve gider gitmez. banyo yaptım akşam yemeğinde mertte evdeydi. geceye kadar ben uyumadım ve 1 gibi kalktığımda annemin odasının kapısı aralıktı. buna çok sevindim. yaklaştığımda gördüklerime inanamadım. mert yatağa yatmış annemde onn üstüne ters yatmış birbirlerinin şeylerini yalıyolardı. merti ilk defa çıplak görmüştüm gerçi ilk çıplak gördüğüm erkekti. vücudu harikaydı. aleti videoda gördüğümden daha büyüktü. anem doğruldu yüzü merte bakarken onun aletine oturmaya başladı. annem aletini kızlığına sokuyordu. ve zıplamaya başladı. gördüklerim harika şeylerdi benim kızlığımda sulanmıştı ve elim oraya gitti okşamaya başladım istem dışı. harika zevk alıyordum. annemin yerinde olmayı düşünüyordum. nasıl inliyordu. ben pijamamın içine elimi sokmuş kızlığımı okşuyordum ve bir an mertin bana doğru baktığını güldüğnü gördüm. annem bana sırtı dönüktü o göremiyordu. ve ben çok korktum ve odama koştum. ya anneme söylerse baktğımı ve kızlığımı okşadığımı. bitmiştim ben ya. sabaha kadar bunu düşündüm sabah kalktığımda annem normal bişekilde kahvaltısını yaptı ve gitti. ben o çıktıktan sonra okula gitmedim kırmıştım o gün okulu akşama kadar dinlenecektim. kahvaltıdan sonra uyurken kapıdan ses duydum uyanmıştım annem geldi sanıştım. kalkıp baktığımda merti gördüm. annem onada anahtar vermiş.mertte beni görünce şaşırdı. geceki beni gördüğü aklıma geldi ve utandım odama girdim. biraz vakit geçtikten sonra bana seslendiğini duydum. 'prenses televizyonda film var gel çay yapta beraber izleyelim' dedi. bende tamam diye bağırdım. üstüme rahat işeyler giydim tayt ve bady. çıktım odadan çay koydum ve salona yanına gittim ve karşı kanepeye oturdum. filmi izliyordum. bi ara merte baktığımda gözleri taytlı bacaklarımdaydı. konuşmucakmsn dedi. film izliyoruz dedim. dün gece ne yaptığımızı gördün. dedi. annemle ne yaptığınızdan bana ne dedim. ama seninde yaptığını gördüm dedi. utanmıştım yüzüm kızardı bişey diyemedim. kanepesinden kalktı ve benim yanıma oturdu. elini saçlarıma koyup okşamaya başladı. bu durumdan utanmamalısın, herkesin ihtiyaçları vardır bunları birşekilde gidermesi gerekir dedi. ' ben 16 yaşındayım bunları seninle konuşmam yakışıkalmaz dedm. ' yaşının önemi yok sende bi genç kızsın seninde ihtiyaçların var onları gidermen gerek dedi. ' benim sevgilim var teşekkürler' dedim. ' ne yani sevgilinle sen bizim annenle yaptıklarımızımı yapıosunuz dedi ' saçmalama be ' dedim. ' ama yapmak istiosun dedi ve elini bacaklarıma koydu.elini ittim ve sen annemin sevgilisisin dedim. aslında mert çok yakışıklıydı ben onunla öpüşmek istiyordum ama o na karşı koymak zordu. akşam ki halin öyle demiyor dedi ve çenemden tuttu ve kendine çevirdi kafamı. bu sahneyi daha önce yaşamıştım. sevgilimle ilk öpüşmemizde böyle olmuştu. onu hatırlayınca heyecan yaptım ve nefes alışverişim artı ve gözlerimi kapadım salak gibi. buda ona işaret olmuştu. mert dudaklarıma yapıştı ve öpmeye başladı. yakışıklı ve kaslı olduğu için çok hoşuma gidiyordu ve bende karşılık verdim artık karşılıklı öpüşüyorduk. onun bir eli bacağımda diğer eli gögüslerimdeydi. çok zevk alıyordum. onunla öpüşmek sevgilimle öpüşmekten bin kat daha zevkliydi. bir an durdu elimi tuttu gel dedi. beni annemin odasına götürüyordu. bir an korku girdi içime ama ben sadece öpüşmeye izin vercektim. beni yatağa yatırdı üstüme gelip tekrar yapıştı dudaklarıma bacaklarımı ayırdı araya girdi ve kızlığıma şeyini sürtmeye başladı benim taytımla onun pantolunu durduğu için sakıncası olmaz diye düşündüm bu durum bana öyle zevk veriyorduki inlemeye başladım. badimi alttan tuttu ve yukarı sıyırmaya çalıştı. elini tuttum ve dur dedim nolur çıkarma .ben sadece seninle öpüşmek istiyorum. beni dinlemedi yukarı sıyırdı boğazıma kadar ve sütyenimin üstünden onları öpmeye yalamaya başladı. içime korku girdi bu beni dinlemiyor diye. ama öyle zevk alıyordumki anlatamam. göremediğim için badyi ben çıkardım boğazımdan. sütyenimi o çıkardı ve yalamaya devam etti. aletini altta hala sürtüyordu. kendi gömleğinide çıkardı. iş kötüye gidiyordu. doğruldu ve taytımın yanlarından tuttu. elini tutup nolur yapma ben kızım' dedim. biliyorum sn bana güven tatlım ona zarar vermem sadece öpücem dedi. böyle demesi içimi rahatlattı. taytımı kilotomla beraber çıkardı ve ' offffffffffffffff dedi uzunca çok taze bır am' dedi yalamaya başladı. offf aman tanrım gözlerim dönüyordu inlemelerimi durduramıyordum. oaşağıda birşeyler yapıodu ama ben gözlerimi kapatmaış ve bulutların üstümdeydim sanki. bir an öyle bi titreme geldiki vücuduma ne olduğunu anlamadım. çok zevk almıştım bir an. çığlık attım. mert bana baktı ve ilk orgazmını yaşıyorsun küçük sevgilim. dedi. ona gülümsedim. pantolununu ve kilotunu çıkardı o devasa aletini gördüm. sallanıyordu bana baktı ve hadi onu eline al dedi .elimle tutuğumda elimle tam kavramıyordum. bu annemin kızlıgına nasıl giriyor diye düşünmeye başladım. öylece tutyordum ve bakıyordum alete. mert elimi tuttu ve yukarı aşağı sıvazlatmaya başladı bana. işte böyle dedi ve elini çekti. bende öyle yapıyordum ağzına al dedi. ığğğğğ iğrendim almam dedim. beni tuttu yatağa attı ve üstüme kapaklandı ve dudaklarıma yapıştı. aleti kızlığıma deyiyordu. korkuyordum giricek diye. ama kıpırdayamıyordum üstüme kapaklanmıştı. aletini kızlıgımda gezdiriyordu. çıldırmak üzereydim.artık girerse girsin diyordum içimden çok zevk alıordum. o beni tuttu ters çevirdi kalçamı yukarı kaldırdı. ben onun esiri olmuştum zaten küçücük bişeydim o beni istediği şekle sokuyordu. kalçalarım havada başım yatakta ne yapacak diye bekliyordum.ve kıçımda dilini hissettim. öpüştüğüm dudaklar şimdi benim kıçımı yalıyordu iğrendim kusacağım geliyordu. kaçamıyordumda tutuyordu. ama zevkte almaya başlamıştım. ve içime bir şey giriyordu parmağını sokuyordu kıçıma. biraz onadı öyle sonra 2 parmak soktu yaladı. sonrada doğruldu ve aletne bişey taktı ne olduğunu bilmiyorum poşet gibi balon gibi. ve arkama yine geçti.ve aletini dayamaya başladı kıçıma. bunu sevgilim anlatmıştı bana. kıçtan yapınca bişey olmuomuş yani kızlık bozulmuyormuş. bnde sakınca yok diye ne olcak bekliyordum ve zorlamaya başladı . kıımda inanılmaz bie baskı vardı. mert tükürüyordu aletine ve birazı girdiğini hissettim inanılmaz bi ağrı vardı kıçımda bağırıyordum çıkar diye. o ise ağzımı tutuyordu bağırma diyordu alışacaksın. gözlerimden yaş geliyordu .o ise biraz biraz çıkarıp sokuyordu aletini. çarşafı ısırıyordum yüzümün olduğu yer ıslanmıştı gözyaşlarımdan böyle bi acı olamaz ölüyorum sanıyordum. ve mert bitti tamam dedi. ama aleti içimdeydi. durdu öyle bekliyordu. eğilip memelerimle oynamaya ve kızlıgımı okşamaya başladı.gevşe tatlım.tmm hepsini aldın içine dedi. şaşırmıştım o alet içimdeydi. inanamıyordum. kızlığımla oynadıkça gevşemeye ve zevk almaya başlamıştım. inlemeye başladım bunu duyunca aletini yavaşça çekti ve tekrar soktu ahhh diye bağırıdm acıyordu hala. ama o aldırış etmedi ve sokup çıkarıyordu. artık tüm aletin tamamını çıkarıp sokuyordu. ağrı olsada artık zevkte alıyordum. ve durdu ve içimdealeti kasılmaya başladı boşaldığını anladım. hırlıyordu boşalırken.üstüme yığıldı ve öyle bekledi. aletinin yumuşadığını hissediyordum içimde. çıkardığı an yatağa bende yığıldım kaldım kıçımda çok kötü bi ağrı vardı. yanıma uzandı ve dudaklarımı öptü. artık benim küçük fahişemsin dedi. anenden çok seni sikicem dedi. ben ağlamaya başladım. ne oldu dedi. çok acıdı ve hala acıyor dedim.korkma canım ilkler böyle olur artık alışacaksın ve daha çok zevk alacaksın dedi. öpüşmeye başladık. ben öpüşürken onunkiyle onuyordum ve yine sertleşmeye başladı. hadi üstüne otur dedi. sırt üstü yattı bende üstüne çıktım ve yüzüm ona bakıcak şekilde aynı annemin yaptığı gibi yaptm. kızlığımı onunkine sürtüyordum harika oluyordu. sonra arka deliğimi onun üstüne ayarladım ve oturmayı denedim. girmeden acımaya başladı bnde kalkıodum . tekrar denedim ama yine acıodu. bunu anlayan mert tuttu beni ve bastırmaya başladı. hayvan herif beni hiç düşünmüyordu. bağırmaya başladım beni tuttu ve kendine çekip dudaklarıma yapıştı. içime o girip çıkıyordu. sonra ben alışınca doğruldum. üstünde oturuyordum ve hepsi içimdeydi. onun hepsinin içimde olması harika bişeydi. biraz biraz kalkıp oturuyordum.mertte benim minik gögslerimle oynuyordu. evet bebeğim işte böyle devam et diyordu. bende işe alıştım daha çok kalkıp iniyordum artık ve inlemeye başlamıştım artık. ohh ohhh ohhh ıhh ıhh ohh ıhhh. harika bişeydi ya. artık hızlı hızlı zıplamaya başlamıştım çok zevk alıyordum. veee işte o ses herşeyi bitirdi. '' TUBAAAAAA'' eve annem gelmişti ve biz duymamıştık ve yakalanmıştık. o an dünyam karardı sandım. hikayemin 1. kısmı bu kadar devamı siz okuyucuların yorumlarına ve adminin yayınlamasına kaldı. rumuz:küçük fahişe tuba
Sex Hikayeleri - Porno Hikayeleri - Sikişme Sevişme Hikayeleri
31 Ekim 2013 Perşembe
28 Ekim 2013 Pazartesi
Karımı Siken Ameleler!
Ogün İşten döndüğümde karım evde yoktu. Önce üstümü değiştirdim, sonra da kendime bir bardak buzlu viski yapıp Televizyonun önüne oturdum. Kim bilir neredeydi karım. Fazla düşünmeden haberlere daldım. Kapının açıldığını duyduğumda ikinci Viskim de bitmek üzereydi. Gözlerimi Televizyondan koparıp salonun kapısından girmekte olan karıma şaşırarak baktım. Beyaz bir giysi vardı üstünde. Eğer buna giysi denilebilirse tabii. O baştan çıkartıcı vücudunu örtmekten çok daha göze batar hale getiriyordu çünkü. İncecik pamuklu bir kumaştan yapılmıştı. Biraz uzunca ve kolsuz bir Tişörte benziyordu. Sütyensiz memeleri, karnı ve kalçaları tüm hatlarıyla belliydiler. Eteği dizlerinin çok üstündeydi ve o güzelim bacaklarını olduğu gibi meydanda bırakıyordu. Yüksek topuklu dekolte ayakkabıların içindeki ayakları tırnaklarını süsleyen sedef rengi ojeyle daha da seksi bir hale gelmişti.
Ama beni şaşırtan bunların hiç biri değildi. Her zaman böyleydi karım. Her zaman tahrik edici, her zaman sikilesiydi. Üstelik onun bu özelliği en çok hoşuma giden yanı olmuştu hep. Şaşmama neden olan başka şeylerdi. En başta uzun ve kumral saçları darmadağındı. Giysisi buruşmuş ve yer yer kirlenmişti. Çıplak kollarıyla bacakları da öyle. Sanki düşmüş, dayak yemiş, ya da trafik kazası geçirmiş gibiydi. Ama yüzündeki ifade haline uymuyordu. Yorgun ve mutlu görünüyordu.Gelip kanepeye yanıbaşıma oturduğunda eteği sıyrıldı. Şimdi ayrık bacaklarının iç taraflarının sırılsıklam ıslak olduğunu görebiliyordum. “Sikilmişsin sen.” dedim. “Ohh evet hem de ne biçim...” dedi. Sikim bir anda kalkıverdi. Karımın başkalarıyla sikişmesi kadar tahrik edici şey yoktu benim için. Tek koşulu olup bitenlerden haberim olmasıydı. En sevdiğim de başkaları karımı sikerken seyretmekti. Bu mümkün olmazsa karım herşeyi en ince ayrıntısına kadar anlatırdı bana. Sonunda bu uzun uzun sikişmemize neden olurdu. Şimdi de son derece tahrik olmuştum. Karımın gözlerinin içine bakarak, “Kim?” diye sordum. “Kim değil sevgilim, kimler diye sorman lazım.” dedi. “Kimler peki?” dedim. “Ameleler!” dedi. Birden bir şimşek çaktı kafamın içinde. Olup biteni hemen anlamıştım. Demek karım yaklaşık bir haftadan beri aklına takılan şeyi yapmıştı sonunda.
Her şey bir önceki hafta sonunda başlamıştı. Yine böyle çok sıcak bir gündü. Boğazda oturan bir dostumuzu ziyarete gitmiştik. Balkonda ikram edilen viskileri içerken karımın çok frikikli oturduğunu farketmiştim. Eteği zaten kısacaktı ve otururken iyice sıyrılmıştı. Üstelik öyle bir bacak bacak üstüne atmıştıki, neredeyse çıplak kıçı görünüyordu. Buraya kadar garip bir durum yoktu. Ama karımın bu şovu neden yaptığını anlamakta zorlanıyordum doğrusu. Ziyaretine gittiğimiz dostumuz kadındı. Karımın kaçamak bakışlarını takip edince, şovun hedefini bulmakta gecikmemiştim. Oturduğumuz balkonun yan karşısında onarılmakta olan ahşap bir konak vardı. Neredeyse bitmişti onarım çalışmaları. Konağın duvarlarında binanın katlar halinde satıldığına dair ilanlar vardı. Doğaldır ki bunlar neden olmuyordu karımın bacaklarını göstermesine. Gerçek hedef, ya da daha doğrusu hedefler, konağın önündeki yığılı kumların yanında duran amelelerdi. Hafta sonu olduğu için çalışmıyorlardı anlaşıldığı kadarıyla. Güzel havanın tadını çıkarmak için dışarı çıkmışa benziyorlardı. Ama bu kadar hoş vakit geçirmeyi beklemedikleri de belliydi. Orada büyülenmiş gibi dikilmişler, karımı seyrediyorlardı.
Gitmek üzere kalktığımızda şov bitmişti gerçi, ama dostumuzun oturduğu apartmanın binanın dışından dolanarak inen merdivenlerinden inerken yeni bir şov başlamıştı. Karım dış taraftan yürüyor, aşağıdan bakan adamların eteğinin altından çıplak kıçına kadar seyretmelerine fırsat veriyordu. Otomobilimizin yanına gitmek için onların önünden geçmek zorunda kalmıştık. Genç ve kaba saba adamlardı ameleler. Büyük ihtimalle hepsi doğuluydu. Gözleri karımın üzerinde sanki kenetlenip kalmıştı. Tepeden tırnağa sik kesilmiş bir halde, attığı her adımı, her hareketini izliyorlardı. Karım önce arka kapıyı açıp çantasını arka koltuğa koymak istemiş, sonra da güya koltukların arasına düşürmüştü. Tekrar almak için de eğilmesi gerekiyordu tabii. Gerçi yerime oturmuş olduğum için ben göremiyordum ama, ameleler karımın her yerini görmüş olmalıydılar. Pantolonlarının önünü birer çadır gibi kabartan kalkmış sikleriyle orada bırakıp gitmiştik.
Eve girdiğimizde karım olayı yeniden gündeme getirdi, “Ne hale geldi ameleler gördün mü sevgilim?” dedi. “Mahvettin adamları. Hiç acıman da yok. Ne yapacaklar şimdi? Hepsinin siki kazık gibi olmuştu.” dedim. “Biliyorum. Aklımı başımdan aldı o kalkmış sikler, ama ne yapabilirdim ki? Sahi ne yapacaklar şimdi?” dedi. “Seni düşünüp otuzbir çekerler herhalde.” dedim. Bu sözlerim müthiş bir etki yapmıştı üstünde. Eteği beline kadar sıyrılmıştı. Gözlerimin içine bakarak, “Yaparlar mı sence? Sahi beni düşünüp otuzbir çekerler mi?” dedi. “Hiç kuşkun olmasın!” dedim. “Ohhh gerçekten çok hoş olur bu. Düşünsene o kocaman siklerini ellerine alıp beni sikmeyi hayal ettiklerini. Avuçlarını sikerken, beni siktiklerini düşünecekler değil mi? Bellerini benim için getireceklerini düşünüp çıldıracak gibi oluyorum sevgilim. Yazık olacak o güzelim döllere. Boşa gidecek hepsi de.” dedi. Gözleri yarı kapalıydı artık. Bacaklarını alabildiğine açmış, oturduğu koltuğun kollarına atmıştı. İyice sulanmış amı, olduğu gibi ortadaydı. Dayanılır bir manzara değildi bu. Aslında onu hemen ve oracıkta sikmek istiyordum ama, seyrettiğim şey o kadar tahrik ediciydi ki, bozmaya kıyamıyordum.
Pantolonumun fermuarını indirip sikimi dışarı çıkardım ve otuzbir çekmeye başladım. “Ooohhhh göster bana sevgilim.” dedi karım, “Beni sikmeyi düşünüp nasıl otuzbir çekileceğini göster hadi.” dedi. İkimiz de son derece heyecanlanmıştık. Artık konuşmuyor, yalnızca otuzbir çekiyordum. Gözlerimiz birbirinde eriyor, ellerim giderek daha hızlı hareket ediyordu. Belim gelmeye başlamıştı. Sikimden fışkıran erkeklik sıvısı aradaki bir kaç metrelik mesafeyi aşıp, karımın çıplak karnına gelmişti. Bu da onun elektrik çarpmış gibi irkilmesine neden olmuştu. Çığlığa benzer bir inilti çıkmıştı ağzından ve koltuğun üstünde yığılıp kalmıştı.
Ameleler gece yatağa girdiğimizde bir kere daha gündeme gelmişti. Ama bu sefer otuzbir çekmeyi değil, ellerine geçirirlerse onu nasıl sikeceklerini konuşmuş ve çılgıncasına sikişmiştik. Bu durum tüm hafta boyunca da sürmüş gitmişti. Şimdi karım gidip kendini amelelere siktirdiğini söylüyordu. Sikim öyle bir kalkmıştı ki pantolonumu yırtabilirdi. Gözlerimi karımın bacaklarının pırıl pırıl parlayan iç taraflarından alamıyordum bir türlü. Bu ıslaklığın, amele belleriyle karışmış am sularından kaynaklandığını bilmek bile son derece kafa yediriciydi. Karım da gayet iyi biliyordu bunu. Kanapede biraz öne kaymış, bacaklarını alabildiğine açmıştı şimdi. Yorgun bir sesle, “Şu halime bak sevgilim, görüyorsun değil mi ne halde olduğumu?” dedi. “Güzel siktiler mi seni?” dedim. “Ohhh evet, çok güzel siktiler beni!” dedi. “Nasıl siktiler?” dedim. “Heryerimden siktiler beni. Peşpeşe, birer birer, hep birlikte bayıltana kadar siktiler beni.” dedi. Şimdi yarı yatmıştı kanepenin üstüne. Dizlerini karnına doğru çekmiş, kendini alabildiğine açmıştı. Amını da götünü de görebiliyordum. Susamış bir ağız gibi açık duran amında da, kızarıp hafiçe şişmiş götünüde de peltelenmiş beller vardı. Dayanılır gibi değildi gördüklerim. Yerimden fırlayıp akıl almaz bir hızla pantolunumu ve donumu çıkardım. Neredeyse atlayarak, karımın açık bacakları arasına girdim. Tek bir harekette ve dibine kadar soktum taze sikilmiş ve iyice gevşemiş vıcık vıcık amına. Sonra da zevkten boğulmuş bir sesle, “Hadi anlat!” dedim, “Hepsini en baştan anlat. Nasıl sikildiğini anlat bana!” dedim.
Karım: “Sabah sen gittikten sonra tekrar aklıma geldi ameleler. Zaten bütün hafta boyunca çıkmamışlardı ya aklımdan. O gün beni seyrederken siklerinin nasıl kalktığını hatırladıkça amım sulanıyordu. Ama oraya gidip de kendimi onların önüne atmaya da cesaret edemiyordum bir türlü. Sonra bu sabah birden cesaretlenmiş hissettim kendimi. Oraya gittiğimde dışarda yalnız bir amele vardı. İri yarı kaba saba biriydi. Daha beni görür görmez hatırlamış ve cin çarpmışa dönmüştü. Gözlerini üstümden alamıyordu. Yanına sokulup, satılık dairelerle ilgilendiğimi söyledim. Sonra cevap bile beklemeden girdim binanın içine. Hemen peşimden geliyordu. Ben önde, o arkada merdivenleri tırmanıp en üst kata çıktık. Özellikle yavaş yavaş çıkmıştım merdivenleri. Gözlerinin bacaklarımda ve kıçımda dolaştığını hissediyor ve çıldıracak gibi oluyordum. Yukarıda yüzümü ona dönünce ilk gözüme çarpan pantolonunun önündeki muhteşem kabarıklık oldu. Oh tanrım nasıl da kalkmıştı siki. İyice şaşkındı. Zaten Türkçesi çok bozuktu ve söylediklerini anlamakta zorluk çekiyordum, ama merdiven macerasından sonra dilini yutmuş gibi susmuştu. Ben odaları dolaşırken peşimden geliyor ve sesini bile çıkarmıyordu. Ama gözleri alev alev yanıyordu. Bakışları neremde dolaşsa orayı yakıyor gibiydi. Deli gibi sulanmıştı amım...
Dipteki odalardan birinde üç amele daha çalışıyordu. İçeri girmemle birlikte durup beni seyretmeye başladılar. Hepsi de doğulu olmalıydı. Aralarında anlayamadığım bir şeyler konuşup duruyorlardı. Üzerimde dolaşan gözlerine bakarak, konuşmanın konusunun benden başka bir şey olmadığını anlıyordum. Amım nabız gibi atıyordu artık. Kendimi bir anda dört tane ayı gibi herifin arasında bulunca, içimdeki sikilme isteği dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Aslında kendimi onlara daha çok seyrettirmek istiyordum, ama odada oturabileceğim yer yoktu. Pencerenin önüne gidip dışarıya baktım. Sonra da sanki çevreyi daha iyi görmek istiyormuşum gibi sarktım pencereden dışarı. Arkamda bir anda büyük bir sessizlik oluşmuştu. Böyle durunca eteğimin iyice sıyrıldığını, götümün meydana çıktığını biliyordum. Gördükleri manzara karşısında dilleri tutulmuştu sanki. Yüzümü tekrar onlara döndüğümde üzerlerinde yarattığım etkiyi daha iyi anladım. Mahvolmuştu hepsi. Sikleri öyle bir kalkmıştı ki sevgilim. Bu manzara da benim mahvolmama neden oluyordu tabii. Biran önce sikilmek istiyordum...” dedi.
Karımın anlattıklarını dinlerken yüzünü de dikkatla inceliyordum. Yaşadıklarını anlatmak onu da heyecanlandırmış yanakları yine kızarmıştı. Giysisi göğsünde toplanmıştı. Başından geçenlerin tüm vücudunda küçük izler bıraktığını görebiliyordum. Kendime zorla hakim olup yeniden dikkatimi karımın anlattıklarına verdim.
Karım: “Birden aklıma adamların geceleri orada yatıp yatmadıkları sorusu takıldı. Eğer inşaatta yatıyorlarsa, yataklarıyla eşyalarının bulunduğu bir yer olmalıydı. O zaman ne yapıp edip onları oraya götürmeliydim. Böyle düşününce iş biraz kolaylaşmış oluyordu. Adamlara bana ikram edecek çayları olup olmadığını sordum hemen. Tabii şaşırdılar önce. Sonra içlerinden biri atılıp önüme düştü ve alt kata inmeye başladık. ilk amele de dahil olmak üzere diğerleri yukarda kalmışlardı. Ama yanımıza gelmelerinin fazla sürmeyeceğinden emindim. Gittiğimiz yer bodrum katın dip tarafındaki büyücek bir odaydı. Duvar diplerine dizilmiş beş yer yatağı, bavullar ve bir köşede de piknik tipi bir ocak duruyordu. Adam hemen ocağın yanında duran demliği kapıp dışarı çıktı. Su doldurup geleceğini anlamıştım. Gidip ocağa en yakın yatağın üstüne oturdum ve beklemeye başladım. Elinde demlikle tekrar döndüğünde cin çarpmışa döndü amelecik. Otururken eteğim öyle bir sıyrılmıştı ki, kıçım bile meydandaydı. Pantolonun önü bir anda kabarmıştı. Şaşkın adımlarla ocağa doğru yürüdü ve demliği yerleştirdi. Ellerinin titrediğini görebiliyordum...
Bu arada benim de bekleyecek halim kalmamıştı. Elimi uzatıp pantolonunun üstünden o muhteşem sertliği okşamaya başladım. Ateş gibi yanıyordu siki sevgilim. Kocamandı. Ellerinin titremesi tüm vücuduna yayılmıştı. Öbür elimi de götürüp pantolonunun düğmelerini çözdüm. Sonra da elimi içeri sokup, donunun aralağından sikini yakalayıp dışarı çekmeye başladım. Artık ikimiz de son derece heyecanlanmıştık, ama onun heyecanı benimkinden çok fazlaydı. Daha sikini tam çıkaramadan beli geldi. Sanki elim yanmış ve çıldıracak gibi olmuştum. Sonunda hala küçük küçük kasılıp tepesindeki delikten beller fışkırtmakta olan o kocaman siki dışarı çıkarmayı başardım ve uzanıp ağzıma aldım. Homurtuya benzer bir ses kaçırdı ağzından. Kaba ve tozlu elleriyle omuzlarıma yapıştı. Nihayet hareket etmişti. Sertliğinden hiç kaybemişti siki. Bellerinin tuzlu tadı ve keskin kokusu ağzımı ve genzimi doldurmuştu. Oh sevgilim zevkten başımın döndüğünü hissediyordum. Emmeye, başımı ileri geri götürüp sikini ağzıma sokup çıkarmaya başladım. Bir mantar gibi şişmişti başı. Yeniden beli geldi. Az önce büyük bir bölümü boşa giden tohumları bu sefer gırtlağıma fışkırıyor, delirtiyordu. Bu kadarı fazlaydı doğrusu. Dayanamıyordum. Birden geliverdi belim...” dedi.
Karımı dinledikçe sikim patlayacak gibi kalkmıştı. Elimi götürüp amını avuçladım. Hiç olmadığı kadar vıcık vıcıktı. Tepeden tırnağa titremesine neden olmuştu bu. Dinlemeyi sürdürürken amına sokup çıkarıyordum artık. Karımda anlatmaya devam etti.
Karım: “Siki hala taş gibi sert ve dimdikti. Biran için yüzüme baktı. Olup bitenleri anlayamamış gibi bir ifade vardı yüzünde. Eminim ilk defa bir ağza girmişti siki. Üstelik tüm bellerini de yalayıp yutmuştum. Sonra omuzlarımdan itip yatağa yatırdı beni ve adeta üstüme atladı. Yeniden son derece heyecanlanmıştım. Sonunda beklediğim an gelmişti sevgilim. Sikilecektim. Az önce ağzımda patlayan sikin, alev alev yanan başı bir anda amımı bulmuştu bile. Tek bir harekette dibine kadar geçirdi bana. Sonra da sikmeye başladı. Kıtlıktan çıkmış gibi çabuk hareketlerle sokup çıkarıyordu içime. Zevkten uçmuş gibiydim. O anda diğer amelelerin de kapının önünde durduklarını farkettim. Dikilmiş bize bakıyorlardı. Hepsinin gözleri vücudumda sabitleşmiş gibiydi. Onların gözleri önünde sikilmek o kadar güzeldi ki sevgilim. Bacaklarımı kaldırıp üstümdeki amelenin beline doladım. Neredeyse aynı anda adamın yine beli geldi. Fışkırmalarını amımın en dibinde hissediyordum. Çığlıklar atarak ben de getirdim belimi. Gözlerim kararıyordu...
Üstümdeki kalkarken, yerini bir başkası alıverdi. Bir anda yeni bir sik girdi içime. Hemen de fışkırtmaya başladı. Aman tanrım nasıl da abazandılar herifler. Daha kendimi tam toplayamadan, bir kez daha getirdim ben de belimi. Üstümdeki amelenin gerçi beli gelmişti ama, tınmamıştı bile. Hırsla sürdürüyordu beni sikmeyi. Bu sefer biraz daha uzun dayandı. Ama çok geçmeden tohumlarını tekrar amımın dibine boşaltmaya başladı. Kendimi tutamıyordum. Döl dalgalarının rahmimin ağzına çarptığını hissedince yeniden belim geldi benim de. İnanılmaz bir şeydi, ama hala sikmek istiyordu beni. Ötekiler bırakmadılar. Üçüncü amele onu omuzlarından tutup üstümden kopardı sanki. Sonra da bacaklarımın arasına kendi girip dibine kadar soktu amıma. Daha sonra, onun yerini dördüncü amele aldı. İş kelimenin tam anlamıyla çığrığından çıkmıştı artık. Böyle sıraya girip kaçar kere siktiler beni bilmiyorum sevgilim. Rüyada gibiydim. Amım, en çok bir kaç saniye için boş kalıyor, sonra kazık gibi sert yeni bir amele siki giriyordu içime. Artık ilk baştaki kadar çabuk da getirmiyorlardı. Sikişlerin süresi her seferinde biraz daha uzuyor, bu yüzden de her sikiş biraz daha zevkli hale geliyordu. Amım, tüm benliğimin merkezi haline gelmiş, neredeyse belle tepeleme dolup, iyice gevşemişti. İçime girip çıkan sikler, beni daha da tahrik eden şakırtılı sesler çıkarıyor ve amımdaki döllerin dışarı taşıp, önce götüme, oradan da yatağa sızmasına neden oluyordu...
Aslında hiç biri bana zevk vermeyi aklına getirmiyordu tabii. Yalnızca kendilerini düşündükleri açıkça belliydi. Düpedüz beni kullanıyorlardı ve ben bunu son derece tahrik edici buluyordum. Kocaman sert ve nasırlı eller vücudumun her yanında dolaşıyor, memelerini avuçlayıp, sıkıyor, mıncıklıyordu. Sikişmek değil, sikilmek istemiştim ve sikiliyordum işte. Ohhh sevgilim, biri inip biri çıkıyordu üstüme. Birden yatağın yanında durup bizi seyreden diğer üçünün aralarında bir şeyler konuştuğunu duydum ama ne dediklerini anlamıyordum. Bacaklarımı o anda beni sikmekte olan herifin beline dolamış, zevkle inlemekle meşguldüm. Beynim durmuş gibiydi. İçimdeki sik tohumlarını boşaltmaya başladığında, ben de bilmem kaçıncı kez belimi getirdim. Rüyada gibiydim. Derken bir değişiklik oldu ve üstümdeki amele çekilince bir yenisi gelmedi. Onun yerine kaba bir çift el kalçalarımdan tuttuğu gibi beni yüzüstü çevirdi. Sonra da kalçalarımı ayırdı eller. Ne olacağını anlamıştım. Sıra götüme gelmişti. Yeni bir sikilme isteği tüm yakıcılığı ve şiddetiyle pençesine alıverdi beni...” dedi.
Karımın sesi artık iyece boğuk çıkıyordu. Bacaklarını alabildiğine aralamış, dizlerini büküp neredeyse memelerine kadar çekmişti. Sokup çıkardıkça kalçaları sağa sola çalkalanıyordu. Birden amından çıkarıp daha aşağıya götüne kaydırdım yarağımı. İyice açıktı küçük deliği. En az amı kadar kaygan bir haldeydi. Hiç zorlanmadan giriverdi yarağım. "Ohhh sevgilim..." diye inledi karım. Bir dirseğimi kanepeye dayamış, onun zevkten çarpılmış yüzünü seyrediyordum. Birden vücudunun sarsılmaya başladığı gördüm. Yarağım sanki bir mengenenin içine sıkışmış gibi oldu. Beli geliyordu karımın. Tekrar kendini topladığında kaldığı yerden anlatmaya koyuldu. Artık götünden sikilişinin öyküsüydü anlattıkları:
Karım: “Kıçımı havaya kaldırmış bekliyordum sevgilim. İlk gelen sikini ağzıma aldığım amele oldu. Bir anda çıktı üstüme. Sikini döllerle vıcık vıcık olmuş götüme dayadı ve canımı acıtabileceğini bile düşünmeden geçirdi bana. Gözümde şimşekler çaktırarak dibine kadar soktu götüme. Sanki yatağa çivilemişti beni. Pompalamaya, o kocaman sikini götüme sokup çıkararak beni sikmeye başladığında, daha gevşeyememiştim bile. Ama bunun farkında bile değildi. Hırsla sikiyordu götümü. Durmadan sikilmekten iyice gevşeyen amımdan sonra, götümün sıkılığı aklını başından almış gibiydi. Birden patlayıverdi içimde. Dölleri götüme doluyor beni çıldırtıyordu. Bağıra bağıra, ben de belimi getirdim. O üstümden kalkıp yerini öbürlerinden biri almadan önce de dizlerimin üstüne kalkmayı başardım bu arada. Domalmış yeni sikleri bekliyordum sevgilim. İkinci sik kolayca girdi götüme. İlkinin dölleri içimi de iyice kayganlaştırmıştı. Ellerim yatağa dayalı, gözlerimi kapamış, kendimi bir piston gibi götüme girip çıkan kocaman amele sikinin verdiği zevke tümüyle bırakmıştım. Delice bir şeydi bu. Diğer ameleler yatağın yanında durmuş, arkadaşlarının götümü sikişini seyrediyordu. Pantolonlarının çözük önlerinden dışarı çıkan sikleri dimdikti...
Ağzımın sulanmasına neden olan bir manzaraydı bu. Heriflerin gözlerine bakarak ağzımı aralıyor dudaklarımı yalıyordum ama ne istediğimi anlamıyorlardı bir türlü. Gerçi biri artık öğrenmiş olmalıydı, fakat öbürleri amım ve götüm gibi ağzımın da sikilebileceğini akıllarına bile getirmiyorlardı. Bu arada götümdeki sik de fışkırmaya başlamış ve beni yeniden bulutların üstüne göndermişti. Sonra üçüncü amele geçti arkama. Artık iyice gevşemişti götüm. Adam da biraz yorulmuştu galiba, öbürlerinden daha sakin sikiyordu götümü. Sikini neredeyse başına kadar çıkarıyor, sonra yeniden dibine kadar geçiriyordu götüme. Zevkten uçuyordum sanki. Elimi kaldırıp en yakındaki amelenin paçasına yapıştım ve çekmeye başladım. Şaşırmıştı. Ona adeta yalvararak bana yanaşmasını söyledim. İlk amele ne istediğimi anlamıştı harhalde, arkadaşına bir şeyler söyleyip bana doğru itti. Kararsız hareketlerle yatağın üstüne çıkıp, önümde diz çöktü adam. Kocaman siki gözlerimin önündeydi. Elimi uzatıp sikini yakaladım ve biraz daha çektim yüzüme doğru. Sonra da ağzımı açıp, dudaklarımı, mosmor kesilip çatlayacak gibi şişmiş başına yapıştırıdım. Vücudu titredi. Sanki korkuyor gibiydi. Ama sikinin bir bölümünü ağzımın içine aldığımda kendini bıraktı. Bir elini omuzuma koyup öbür eliyle saçlarımdan kavradı ve ağzımı sikmeye başladı. O koca sikini ağzıma sokup çıkarıyordu şimdi...
Ah sevgilim bir bilebilsen, öylesine güzeldi ki. Bir amelenin siki götüme, diğerininki ağzıma girip çıkıyordu. İki taraftan birden sikiyorlardı beni. Zevkten delirecek hale gelmiştim, ikisinin de belini getirmek üzere olduğunun farkındaydım. Olabileceğini bile akıllarına getirmedikleri bir şeyi yaşamak onlar için çok fazlaydı. Ağzım da götüm de fışkıracak döllere hazırdı. İlk patlayan ağzımdaki sik oldu. Hem de nasıl patladı sevgilim. Sanki hiç tükenmeyecekmiş gibi gırtlağıma fışkırtıyordu döllerini. Sonra götüme de amele dölleri dolmaya başladı. Neredeyse bayılmak üzereydim. Bundan sonra her şey birbirine girdi. Beni iki yerimden birden sikebileceklerini iyice kavramışlar, artık birer birer değil, ikişer ikişer biniyorlardı üzerime. Biri amıma, diğeri götüme sokuyordu sikini, aynı anda hem amdan hemde götten sikiyorlardı beni. Ohh sevgilim, müthiş bir duyguydu bu. Üçüncüsü ise ağzıma sokmuştu yarağını. Ellerim de boş durmuyor, sırada bekleyen yarağı okşayıp inmesine izin vermiyordu. Sonunda sikleri kalkmaz olana kadar siktiler beni. Ohhhh sevgilim zevkten bayıltana kadar siktiler beni. Midem, amım götüm döl dolmuştu.” dedi.
Daha fazla dayanmama olanak kalmamıştı, yüzüstü çevirdim karımı. “Ah ne güzel şimdi de sen sikeceksin götümü değil mi?” diye mırıldandı, “Karının amele sikleriyle bollaşmış götünü sikeceksin değil mi? Ohh, hadi gel sok götüme sevgilim. Hadi çabuk nolur!” diyerek, kıçını havaya kaldırmış önümde domalmıştı. Gerçekten de bollaşmıştı götü. Sikimin zonklayan başını dayayıp bastırdım. Neredeyse içine çekti beni. Vıcık vıcık döl doluydu götü. Zevkten başım dönüyordu. Karım da susmak bilmiyordu: “Hissediyor musun içim nasıl döl dolu sevgilim?” diyordu, “Nasıl sikip sikip içime fışkırtmışlar değil mi? Ohhh amele dölü dolu götüm, bak. Hadi sik beni nolursun... Oh hadi sevgilim!” dedi. Kendimi tutmama imkan yoktu. Belim gelmek üzereydi. Karım da farkındaydı bunun. Kalçaları bir dansözünkü gibi kıvrılıp bükülüyor çalkalanıyordu. “Hadi getir belini sevgilim.” dedi sonra, “Hadi getir belini. Ohhh hadi sen de fışkırt götüme... Tüm döller birbirine karışsın nolur.” dedi. Birden bir top gibi patladım. Hiç durmayacakmış gibi geliyordu belim. Gözlerim kararıyordu. Sonra karımın üstüne yığılıp kaldım...
Hoşçakalın. Herkese bol sikişler.
[Kıvanç]
Ama beni şaşırtan bunların hiç biri değildi. Her zaman böyleydi karım. Her zaman tahrik edici, her zaman sikilesiydi. Üstelik onun bu özelliği en çok hoşuma giden yanı olmuştu hep. Şaşmama neden olan başka şeylerdi. En başta uzun ve kumral saçları darmadağındı. Giysisi buruşmuş ve yer yer kirlenmişti. Çıplak kollarıyla bacakları da öyle. Sanki düşmüş, dayak yemiş, ya da trafik kazası geçirmiş gibiydi. Ama yüzündeki ifade haline uymuyordu. Yorgun ve mutlu görünüyordu.Gelip kanepeye yanıbaşıma oturduğunda eteği sıyrıldı. Şimdi ayrık bacaklarının iç taraflarının sırılsıklam ıslak olduğunu görebiliyordum. “Sikilmişsin sen.” dedim. “Ohh evet hem de ne biçim...” dedi. Sikim bir anda kalkıverdi. Karımın başkalarıyla sikişmesi kadar tahrik edici şey yoktu benim için. Tek koşulu olup bitenlerden haberim olmasıydı. En sevdiğim de başkaları karımı sikerken seyretmekti. Bu mümkün olmazsa karım herşeyi en ince ayrıntısına kadar anlatırdı bana. Sonunda bu uzun uzun sikişmemize neden olurdu. Şimdi de son derece tahrik olmuştum. Karımın gözlerinin içine bakarak, “Kim?” diye sordum. “Kim değil sevgilim, kimler diye sorman lazım.” dedi. “Kimler peki?” dedim. “Ameleler!” dedi. Birden bir şimşek çaktı kafamın içinde. Olup biteni hemen anlamıştım. Demek karım yaklaşık bir haftadan beri aklına takılan şeyi yapmıştı sonunda.
Her şey bir önceki hafta sonunda başlamıştı. Yine böyle çok sıcak bir gündü. Boğazda oturan bir dostumuzu ziyarete gitmiştik. Balkonda ikram edilen viskileri içerken karımın çok frikikli oturduğunu farketmiştim. Eteği zaten kısacaktı ve otururken iyice sıyrılmıştı. Üstelik öyle bir bacak bacak üstüne atmıştıki, neredeyse çıplak kıçı görünüyordu. Buraya kadar garip bir durum yoktu. Ama karımın bu şovu neden yaptığını anlamakta zorlanıyordum doğrusu. Ziyaretine gittiğimiz dostumuz kadındı. Karımın kaçamak bakışlarını takip edince, şovun hedefini bulmakta gecikmemiştim. Oturduğumuz balkonun yan karşısında onarılmakta olan ahşap bir konak vardı. Neredeyse bitmişti onarım çalışmaları. Konağın duvarlarında binanın katlar halinde satıldığına dair ilanlar vardı. Doğaldır ki bunlar neden olmuyordu karımın bacaklarını göstermesine. Gerçek hedef, ya da daha doğrusu hedefler, konağın önündeki yığılı kumların yanında duran amelelerdi. Hafta sonu olduğu için çalışmıyorlardı anlaşıldığı kadarıyla. Güzel havanın tadını çıkarmak için dışarı çıkmışa benziyorlardı. Ama bu kadar hoş vakit geçirmeyi beklemedikleri de belliydi. Orada büyülenmiş gibi dikilmişler, karımı seyrediyorlardı.
Gitmek üzere kalktığımızda şov bitmişti gerçi, ama dostumuzun oturduğu apartmanın binanın dışından dolanarak inen merdivenlerinden inerken yeni bir şov başlamıştı. Karım dış taraftan yürüyor, aşağıdan bakan adamların eteğinin altından çıplak kıçına kadar seyretmelerine fırsat veriyordu. Otomobilimizin yanına gitmek için onların önünden geçmek zorunda kalmıştık. Genç ve kaba saba adamlardı ameleler. Büyük ihtimalle hepsi doğuluydu. Gözleri karımın üzerinde sanki kenetlenip kalmıştı. Tepeden tırnağa sik kesilmiş bir halde, attığı her adımı, her hareketini izliyorlardı. Karım önce arka kapıyı açıp çantasını arka koltuğa koymak istemiş, sonra da güya koltukların arasına düşürmüştü. Tekrar almak için de eğilmesi gerekiyordu tabii. Gerçi yerime oturmuş olduğum için ben göremiyordum ama, ameleler karımın her yerini görmüş olmalıydılar. Pantolonlarının önünü birer çadır gibi kabartan kalkmış sikleriyle orada bırakıp gitmiştik.
Eve girdiğimizde karım olayı yeniden gündeme getirdi, “Ne hale geldi ameleler gördün mü sevgilim?” dedi. “Mahvettin adamları. Hiç acıman da yok. Ne yapacaklar şimdi? Hepsinin siki kazık gibi olmuştu.” dedim. “Biliyorum. Aklımı başımdan aldı o kalkmış sikler, ama ne yapabilirdim ki? Sahi ne yapacaklar şimdi?” dedi. “Seni düşünüp otuzbir çekerler herhalde.” dedim. Bu sözlerim müthiş bir etki yapmıştı üstünde. Eteği beline kadar sıyrılmıştı. Gözlerimin içine bakarak, “Yaparlar mı sence? Sahi beni düşünüp otuzbir çekerler mi?” dedi. “Hiç kuşkun olmasın!” dedim. “Ohhh gerçekten çok hoş olur bu. Düşünsene o kocaman siklerini ellerine alıp beni sikmeyi hayal ettiklerini. Avuçlarını sikerken, beni siktiklerini düşünecekler değil mi? Bellerini benim için getireceklerini düşünüp çıldıracak gibi oluyorum sevgilim. Yazık olacak o güzelim döllere. Boşa gidecek hepsi de.” dedi. Gözleri yarı kapalıydı artık. Bacaklarını alabildiğine açmış, oturduğu koltuğun kollarına atmıştı. İyice sulanmış amı, olduğu gibi ortadaydı. Dayanılır bir manzara değildi bu. Aslında onu hemen ve oracıkta sikmek istiyordum ama, seyrettiğim şey o kadar tahrik ediciydi ki, bozmaya kıyamıyordum.
Pantolonumun fermuarını indirip sikimi dışarı çıkardım ve otuzbir çekmeye başladım. “Ooohhhh göster bana sevgilim.” dedi karım, “Beni sikmeyi düşünüp nasıl otuzbir çekileceğini göster hadi.” dedi. İkimiz de son derece heyecanlanmıştık. Artık konuşmuyor, yalnızca otuzbir çekiyordum. Gözlerimiz birbirinde eriyor, ellerim giderek daha hızlı hareket ediyordu. Belim gelmeye başlamıştı. Sikimden fışkıran erkeklik sıvısı aradaki bir kaç metrelik mesafeyi aşıp, karımın çıplak karnına gelmişti. Bu da onun elektrik çarpmış gibi irkilmesine neden olmuştu. Çığlığa benzer bir inilti çıkmıştı ağzından ve koltuğun üstünde yığılıp kalmıştı.
Ameleler gece yatağa girdiğimizde bir kere daha gündeme gelmişti. Ama bu sefer otuzbir çekmeyi değil, ellerine geçirirlerse onu nasıl sikeceklerini konuşmuş ve çılgıncasına sikişmiştik. Bu durum tüm hafta boyunca da sürmüş gitmişti. Şimdi karım gidip kendini amelelere siktirdiğini söylüyordu. Sikim öyle bir kalkmıştı ki pantolonumu yırtabilirdi. Gözlerimi karımın bacaklarının pırıl pırıl parlayan iç taraflarından alamıyordum bir türlü. Bu ıslaklığın, amele belleriyle karışmış am sularından kaynaklandığını bilmek bile son derece kafa yediriciydi. Karım da gayet iyi biliyordu bunu. Kanapede biraz öne kaymış, bacaklarını alabildiğine açmıştı şimdi. Yorgun bir sesle, “Şu halime bak sevgilim, görüyorsun değil mi ne halde olduğumu?” dedi. “Güzel siktiler mi seni?” dedim. “Ohhh evet, çok güzel siktiler beni!” dedi. “Nasıl siktiler?” dedim. “Heryerimden siktiler beni. Peşpeşe, birer birer, hep birlikte bayıltana kadar siktiler beni.” dedi. Şimdi yarı yatmıştı kanepenin üstüne. Dizlerini karnına doğru çekmiş, kendini alabildiğine açmıştı. Amını da götünü de görebiliyordum. Susamış bir ağız gibi açık duran amında da, kızarıp hafiçe şişmiş götünüde de peltelenmiş beller vardı. Dayanılır gibi değildi gördüklerim. Yerimden fırlayıp akıl almaz bir hızla pantolunumu ve donumu çıkardım. Neredeyse atlayarak, karımın açık bacakları arasına girdim. Tek bir harekette ve dibine kadar soktum taze sikilmiş ve iyice gevşemiş vıcık vıcık amına. Sonra da zevkten boğulmuş bir sesle, “Hadi anlat!” dedim, “Hepsini en baştan anlat. Nasıl sikildiğini anlat bana!” dedim.
Karım: “Sabah sen gittikten sonra tekrar aklıma geldi ameleler. Zaten bütün hafta boyunca çıkmamışlardı ya aklımdan. O gün beni seyrederken siklerinin nasıl kalktığını hatırladıkça amım sulanıyordu. Ama oraya gidip de kendimi onların önüne atmaya da cesaret edemiyordum bir türlü. Sonra bu sabah birden cesaretlenmiş hissettim kendimi. Oraya gittiğimde dışarda yalnız bir amele vardı. İri yarı kaba saba biriydi. Daha beni görür görmez hatırlamış ve cin çarpmışa dönmüştü. Gözlerini üstümden alamıyordu. Yanına sokulup, satılık dairelerle ilgilendiğimi söyledim. Sonra cevap bile beklemeden girdim binanın içine. Hemen peşimden geliyordu. Ben önde, o arkada merdivenleri tırmanıp en üst kata çıktık. Özellikle yavaş yavaş çıkmıştım merdivenleri. Gözlerinin bacaklarımda ve kıçımda dolaştığını hissediyor ve çıldıracak gibi oluyordum. Yukarıda yüzümü ona dönünce ilk gözüme çarpan pantolonunun önündeki muhteşem kabarıklık oldu. Oh tanrım nasıl da kalkmıştı siki. İyice şaşkındı. Zaten Türkçesi çok bozuktu ve söylediklerini anlamakta zorluk çekiyordum, ama merdiven macerasından sonra dilini yutmuş gibi susmuştu. Ben odaları dolaşırken peşimden geliyor ve sesini bile çıkarmıyordu. Ama gözleri alev alev yanıyordu. Bakışları neremde dolaşsa orayı yakıyor gibiydi. Deli gibi sulanmıştı amım...
Dipteki odalardan birinde üç amele daha çalışıyordu. İçeri girmemle birlikte durup beni seyretmeye başladılar. Hepsi de doğulu olmalıydı. Aralarında anlayamadığım bir şeyler konuşup duruyorlardı. Üzerimde dolaşan gözlerine bakarak, konuşmanın konusunun benden başka bir şey olmadığını anlıyordum. Amım nabız gibi atıyordu artık. Kendimi bir anda dört tane ayı gibi herifin arasında bulunca, içimdeki sikilme isteği dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Aslında kendimi onlara daha çok seyrettirmek istiyordum, ama odada oturabileceğim yer yoktu. Pencerenin önüne gidip dışarıya baktım. Sonra da sanki çevreyi daha iyi görmek istiyormuşum gibi sarktım pencereden dışarı. Arkamda bir anda büyük bir sessizlik oluşmuştu. Böyle durunca eteğimin iyice sıyrıldığını, götümün meydana çıktığını biliyordum. Gördükleri manzara karşısında dilleri tutulmuştu sanki. Yüzümü tekrar onlara döndüğümde üzerlerinde yarattığım etkiyi daha iyi anladım. Mahvolmuştu hepsi. Sikleri öyle bir kalkmıştı ki sevgilim. Bu manzara da benim mahvolmama neden oluyordu tabii. Biran önce sikilmek istiyordum...” dedi.
Karımın anlattıklarını dinlerken yüzünü de dikkatla inceliyordum. Yaşadıklarını anlatmak onu da heyecanlandırmış yanakları yine kızarmıştı. Giysisi göğsünde toplanmıştı. Başından geçenlerin tüm vücudunda küçük izler bıraktığını görebiliyordum. Kendime zorla hakim olup yeniden dikkatimi karımın anlattıklarına verdim.
Karım: “Birden aklıma adamların geceleri orada yatıp yatmadıkları sorusu takıldı. Eğer inşaatta yatıyorlarsa, yataklarıyla eşyalarının bulunduğu bir yer olmalıydı. O zaman ne yapıp edip onları oraya götürmeliydim. Böyle düşününce iş biraz kolaylaşmış oluyordu. Adamlara bana ikram edecek çayları olup olmadığını sordum hemen. Tabii şaşırdılar önce. Sonra içlerinden biri atılıp önüme düştü ve alt kata inmeye başladık. ilk amele de dahil olmak üzere diğerleri yukarda kalmışlardı. Ama yanımıza gelmelerinin fazla sürmeyeceğinden emindim. Gittiğimiz yer bodrum katın dip tarafındaki büyücek bir odaydı. Duvar diplerine dizilmiş beş yer yatağı, bavullar ve bir köşede de piknik tipi bir ocak duruyordu. Adam hemen ocağın yanında duran demliği kapıp dışarı çıktı. Su doldurup geleceğini anlamıştım. Gidip ocağa en yakın yatağın üstüne oturdum ve beklemeye başladım. Elinde demlikle tekrar döndüğünde cin çarpmışa döndü amelecik. Otururken eteğim öyle bir sıyrılmıştı ki, kıçım bile meydandaydı. Pantolonun önü bir anda kabarmıştı. Şaşkın adımlarla ocağa doğru yürüdü ve demliği yerleştirdi. Ellerinin titrediğini görebiliyordum...
Bu arada benim de bekleyecek halim kalmamıştı. Elimi uzatıp pantolonunun üstünden o muhteşem sertliği okşamaya başladım. Ateş gibi yanıyordu siki sevgilim. Kocamandı. Ellerinin titremesi tüm vücuduna yayılmıştı. Öbür elimi de götürüp pantolonunun düğmelerini çözdüm. Sonra da elimi içeri sokup, donunun aralağından sikini yakalayıp dışarı çekmeye başladım. Artık ikimiz de son derece heyecanlanmıştık, ama onun heyecanı benimkinden çok fazlaydı. Daha sikini tam çıkaramadan beli geldi. Sanki elim yanmış ve çıldıracak gibi olmuştum. Sonunda hala küçük küçük kasılıp tepesindeki delikten beller fışkırtmakta olan o kocaman siki dışarı çıkarmayı başardım ve uzanıp ağzıma aldım. Homurtuya benzer bir ses kaçırdı ağzından. Kaba ve tozlu elleriyle omuzlarıma yapıştı. Nihayet hareket etmişti. Sertliğinden hiç kaybemişti siki. Bellerinin tuzlu tadı ve keskin kokusu ağzımı ve genzimi doldurmuştu. Oh sevgilim zevkten başımın döndüğünü hissediyordum. Emmeye, başımı ileri geri götürüp sikini ağzıma sokup çıkarmaya başladım. Bir mantar gibi şişmişti başı. Yeniden beli geldi. Az önce büyük bir bölümü boşa giden tohumları bu sefer gırtlağıma fışkırıyor, delirtiyordu. Bu kadarı fazlaydı doğrusu. Dayanamıyordum. Birden geliverdi belim...” dedi.
Karımı dinledikçe sikim patlayacak gibi kalkmıştı. Elimi götürüp amını avuçladım. Hiç olmadığı kadar vıcık vıcıktı. Tepeden tırnağa titremesine neden olmuştu bu. Dinlemeyi sürdürürken amına sokup çıkarıyordum artık. Karımda anlatmaya devam etti.
Karım: “Siki hala taş gibi sert ve dimdikti. Biran için yüzüme baktı. Olup bitenleri anlayamamış gibi bir ifade vardı yüzünde. Eminim ilk defa bir ağza girmişti siki. Üstelik tüm bellerini de yalayıp yutmuştum. Sonra omuzlarımdan itip yatağa yatırdı beni ve adeta üstüme atladı. Yeniden son derece heyecanlanmıştım. Sonunda beklediğim an gelmişti sevgilim. Sikilecektim. Az önce ağzımda patlayan sikin, alev alev yanan başı bir anda amımı bulmuştu bile. Tek bir harekette dibine kadar geçirdi bana. Sonra da sikmeye başladı. Kıtlıktan çıkmış gibi çabuk hareketlerle sokup çıkarıyordu içime. Zevkten uçmuş gibiydim. O anda diğer amelelerin de kapının önünde durduklarını farkettim. Dikilmiş bize bakıyorlardı. Hepsinin gözleri vücudumda sabitleşmiş gibiydi. Onların gözleri önünde sikilmek o kadar güzeldi ki sevgilim. Bacaklarımı kaldırıp üstümdeki amelenin beline doladım. Neredeyse aynı anda adamın yine beli geldi. Fışkırmalarını amımın en dibinde hissediyordum. Çığlıklar atarak ben de getirdim belimi. Gözlerim kararıyordu...
Üstümdeki kalkarken, yerini bir başkası alıverdi. Bir anda yeni bir sik girdi içime. Hemen de fışkırtmaya başladı. Aman tanrım nasıl da abazandılar herifler. Daha kendimi tam toplayamadan, bir kez daha getirdim ben de belimi. Üstümdeki amelenin gerçi beli gelmişti ama, tınmamıştı bile. Hırsla sürdürüyordu beni sikmeyi. Bu sefer biraz daha uzun dayandı. Ama çok geçmeden tohumlarını tekrar amımın dibine boşaltmaya başladı. Kendimi tutamıyordum. Döl dalgalarının rahmimin ağzına çarptığını hissedince yeniden belim geldi benim de. İnanılmaz bir şeydi, ama hala sikmek istiyordu beni. Ötekiler bırakmadılar. Üçüncü amele onu omuzlarından tutup üstümden kopardı sanki. Sonra da bacaklarımın arasına kendi girip dibine kadar soktu amıma. Daha sonra, onun yerini dördüncü amele aldı. İş kelimenin tam anlamıyla çığrığından çıkmıştı artık. Böyle sıraya girip kaçar kere siktiler beni bilmiyorum sevgilim. Rüyada gibiydim. Amım, en çok bir kaç saniye için boş kalıyor, sonra kazık gibi sert yeni bir amele siki giriyordu içime. Artık ilk baştaki kadar çabuk da getirmiyorlardı. Sikişlerin süresi her seferinde biraz daha uzuyor, bu yüzden de her sikiş biraz daha zevkli hale geliyordu. Amım, tüm benliğimin merkezi haline gelmiş, neredeyse belle tepeleme dolup, iyice gevşemişti. İçime girip çıkan sikler, beni daha da tahrik eden şakırtılı sesler çıkarıyor ve amımdaki döllerin dışarı taşıp, önce götüme, oradan da yatağa sızmasına neden oluyordu...
Aslında hiç biri bana zevk vermeyi aklına getirmiyordu tabii. Yalnızca kendilerini düşündükleri açıkça belliydi. Düpedüz beni kullanıyorlardı ve ben bunu son derece tahrik edici buluyordum. Kocaman sert ve nasırlı eller vücudumun her yanında dolaşıyor, memelerini avuçlayıp, sıkıyor, mıncıklıyordu. Sikişmek değil, sikilmek istemiştim ve sikiliyordum işte. Ohhh sevgilim, biri inip biri çıkıyordu üstüme. Birden yatağın yanında durup bizi seyreden diğer üçünün aralarında bir şeyler konuştuğunu duydum ama ne dediklerini anlamıyordum. Bacaklarımı o anda beni sikmekte olan herifin beline dolamış, zevkle inlemekle meşguldüm. Beynim durmuş gibiydi. İçimdeki sik tohumlarını boşaltmaya başladığında, ben de bilmem kaçıncı kez belimi getirdim. Rüyada gibiydim. Derken bir değişiklik oldu ve üstümdeki amele çekilince bir yenisi gelmedi. Onun yerine kaba bir çift el kalçalarımdan tuttuğu gibi beni yüzüstü çevirdi. Sonra da kalçalarımı ayırdı eller. Ne olacağını anlamıştım. Sıra götüme gelmişti. Yeni bir sikilme isteği tüm yakıcılığı ve şiddetiyle pençesine alıverdi beni...” dedi.
Karımın sesi artık iyece boğuk çıkıyordu. Bacaklarını alabildiğine aralamış, dizlerini büküp neredeyse memelerine kadar çekmişti. Sokup çıkardıkça kalçaları sağa sola çalkalanıyordu. Birden amından çıkarıp daha aşağıya götüne kaydırdım yarağımı. İyice açıktı küçük deliği. En az amı kadar kaygan bir haldeydi. Hiç zorlanmadan giriverdi yarağım. "Ohhh sevgilim..." diye inledi karım. Bir dirseğimi kanepeye dayamış, onun zevkten çarpılmış yüzünü seyrediyordum. Birden vücudunun sarsılmaya başladığı gördüm. Yarağım sanki bir mengenenin içine sıkışmış gibi oldu. Beli geliyordu karımın. Tekrar kendini topladığında kaldığı yerden anlatmaya koyuldu. Artık götünden sikilişinin öyküsüydü anlattıkları:
Karım: “Kıçımı havaya kaldırmış bekliyordum sevgilim. İlk gelen sikini ağzıma aldığım amele oldu. Bir anda çıktı üstüme. Sikini döllerle vıcık vıcık olmuş götüme dayadı ve canımı acıtabileceğini bile düşünmeden geçirdi bana. Gözümde şimşekler çaktırarak dibine kadar soktu götüme. Sanki yatağa çivilemişti beni. Pompalamaya, o kocaman sikini götüme sokup çıkararak beni sikmeye başladığında, daha gevşeyememiştim bile. Ama bunun farkında bile değildi. Hırsla sikiyordu götümü. Durmadan sikilmekten iyice gevşeyen amımdan sonra, götümün sıkılığı aklını başından almış gibiydi. Birden patlayıverdi içimde. Dölleri götüme doluyor beni çıldırtıyordu. Bağıra bağıra, ben de belimi getirdim. O üstümden kalkıp yerini öbürlerinden biri almadan önce de dizlerimin üstüne kalkmayı başardım bu arada. Domalmış yeni sikleri bekliyordum sevgilim. İkinci sik kolayca girdi götüme. İlkinin dölleri içimi de iyice kayganlaştırmıştı. Ellerim yatağa dayalı, gözlerimi kapamış, kendimi bir piston gibi götüme girip çıkan kocaman amele sikinin verdiği zevke tümüyle bırakmıştım. Delice bir şeydi bu. Diğer ameleler yatağın yanında durmuş, arkadaşlarının götümü sikişini seyrediyordu. Pantolonlarının çözük önlerinden dışarı çıkan sikleri dimdikti...
Ağzımın sulanmasına neden olan bir manzaraydı bu. Heriflerin gözlerine bakarak ağzımı aralıyor dudaklarımı yalıyordum ama ne istediğimi anlamıyorlardı bir türlü. Gerçi biri artık öğrenmiş olmalıydı, fakat öbürleri amım ve götüm gibi ağzımın da sikilebileceğini akıllarına bile getirmiyorlardı. Bu arada götümdeki sik de fışkırmaya başlamış ve beni yeniden bulutların üstüne göndermişti. Sonra üçüncü amele geçti arkama. Artık iyice gevşemişti götüm. Adam da biraz yorulmuştu galiba, öbürlerinden daha sakin sikiyordu götümü. Sikini neredeyse başına kadar çıkarıyor, sonra yeniden dibine kadar geçiriyordu götüme. Zevkten uçuyordum sanki. Elimi kaldırıp en yakındaki amelenin paçasına yapıştım ve çekmeye başladım. Şaşırmıştı. Ona adeta yalvararak bana yanaşmasını söyledim. İlk amele ne istediğimi anlamıştı harhalde, arkadaşına bir şeyler söyleyip bana doğru itti. Kararsız hareketlerle yatağın üstüne çıkıp, önümde diz çöktü adam. Kocaman siki gözlerimin önündeydi. Elimi uzatıp sikini yakaladım ve biraz daha çektim yüzüme doğru. Sonra da ağzımı açıp, dudaklarımı, mosmor kesilip çatlayacak gibi şişmiş başına yapıştırıdım. Vücudu titredi. Sanki korkuyor gibiydi. Ama sikinin bir bölümünü ağzımın içine aldığımda kendini bıraktı. Bir elini omuzuma koyup öbür eliyle saçlarımdan kavradı ve ağzımı sikmeye başladı. O koca sikini ağzıma sokup çıkarıyordu şimdi...
Ah sevgilim bir bilebilsen, öylesine güzeldi ki. Bir amelenin siki götüme, diğerininki ağzıma girip çıkıyordu. İki taraftan birden sikiyorlardı beni. Zevkten delirecek hale gelmiştim, ikisinin de belini getirmek üzere olduğunun farkındaydım. Olabileceğini bile akıllarına getirmedikleri bir şeyi yaşamak onlar için çok fazlaydı. Ağzım da götüm de fışkıracak döllere hazırdı. İlk patlayan ağzımdaki sik oldu. Hem de nasıl patladı sevgilim. Sanki hiç tükenmeyecekmiş gibi gırtlağıma fışkırtıyordu döllerini. Sonra götüme de amele dölleri dolmaya başladı. Neredeyse bayılmak üzereydim. Bundan sonra her şey birbirine girdi. Beni iki yerimden birden sikebileceklerini iyice kavramışlar, artık birer birer değil, ikişer ikişer biniyorlardı üzerime. Biri amıma, diğeri götüme sokuyordu sikini, aynı anda hem amdan hemde götten sikiyorlardı beni. Ohh sevgilim, müthiş bir duyguydu bu. Üçüncüsü ise ağzıma sokmuştu yarağını. Ellerim de boş durmuyor, sırada bekleyen yarağı okşayıp inmesine izin vermiyordu. Sonunda sikleri kalkmaz olana kadar siktiler beni. Ohhhh sevgilim zevkten bayıltana kadar siktiler beni. Midem, amım götüm döl dolmuştu.” dedi.
Daha fazla dayanmama olanak kalmamıştı, yüzüstü çevirdim karımı. “Ah ne güzel şimdi de sen sikeceksin götümü değil mi?” diye mırıldandı, “Karının amele sikleriyle bollaşmış götünü sikeceksin değil mi? Ohh, hadi gel sok götüme sevgilim. Hadi çabuk nolur!” diyerek, kıçını havaya kaldırmış önümde domalmıştı. Gerçekten de bollaşmıştı götü. Sikimin zonklayan başını dayayıp bastırdım. Neredeyse içine çekti beni. Vıcık vıcık döl doluydu götü. Zevkten başım dönüyordu. Karım da susmak bilmiyordu: “Hissediyor musun içim nasıl döl dolu sevgilim?” diyordu, “Nasıl sikip sikip içime fışkırtmışlar değil mi? Ohhh amele dölü dolu götüm, bak. Hadi sik beni nolursun... Oh hadi sevgilim!” dedi. Kendimi tutmama imkan yoktu. Belim gelmek üzereydi. Karım da farkındaydı bunun. Kalçaları bir dansözünkü gibi kıvrılıp bükülüyor çalkalanıyordu. “Hadi getir belini sevgilim.” dedi sonra, “Hadi getir belini. Ohhh hadi sen de fışkırt götüme... Tüm döller birbirine karışsın nolur.” dedi. Birden bir top gibi patladım. Hiç durmayacakmış gibi geliyordu belim. Gözlerim kararıyordu. Sonra karımın üstüne yığılıp kaldım...
Hoşçakalın. Herkese bol sikişler.
[Kıvanç]
Karımı Siken Ameleler!
Ogün İşten döndüğümde karım evde yoktu. Önce üstümü değiştirdim, sonra da kendime bir bardak buzlu viski yapıp Televizyonun önüne oturdum. Kim bilir neredeydi karım. Fazla düşünmeden haberlere daldım. Kapının açıldığını duyduğumda ikinci Viskim de bitmek üzereydi. Gözlerimi Televizyondan koparıp salonun kapısından girmekte olan karıma şaşırarak baktım. Beyaz bir giysi vardı üstünde. Eğer buna giysi denilebilirse tabii. O baştan çıkartıcı vücudunu örtmekten çok daha göze batar hale getiriyordu çünkü. İncecik pamuklu bir kumaştan yapılmıştı. Biraz uzunca ve kolsuz bir Tişörte benziyordu. Sütyensiz memeleri, karnı ve kalçaları tüm hatlarıyla belliydiler. Eteği dizlerinin çok üstündeydi ve o güzelim bacaklarını olduğu gibi meydanda bırakıyordu. Yüksek topuklu dekolte ayakkabıların içindeki ayakları tırnaklarını süsleyen sedef rengi ojeyle daha da seksi bir hale gelmişti.
Ama beni şaşırtan bunların hiç biri değildi. Her zaman böyleydi karım. Her zaman tahrik edici, her zaman sikilesiydi. Üstelik onun bu özelliği en çok hoşuma giden yanı olmuştu hep. Şaşmama neden olan başka şeylerdi. En başta uzun ve kumral saçları darmadağındı. Giysisi buruşmuş ve yer yer kirlenmişti. Çıplak kollarıyla bacakları da öyle. Sanki düşmüş, dayak yemiş, ya da trafik kazası geçirmiş gibiydi. Ama yüzündeki ifade haline uymuyordu. Yorgun ve mutlu görünüyordu.Gelip kanepeye yanıbaşıma oturduğunda eteği sıyrıldı. Şimdi ayrık bacaklarının iç taraflarının sırılsıklam ıslak olduğunu görebiliyordum. “Sikilmişsin sen.” dedim. “Ohh evet hem de ne biçim...” dedi. Sikim bir anda kalkıverdi. Karımın başkalarıyla sikişmesi kadar tahrik edici şey yoktu benim için. Tek koşulu olup bitenlerden haberim olmasıydı. En sevdiğim de başkaları karımı sikerken seyretmekti. Bu mümkün olmazsa karım herşeyi en ince ayrıntısına kadar anlatırdı bana. Sonunda bu uzun uzun sikişmemize neden olurdu. Şimdi de son derece tahrik olmuştum. Karımın gözlerinin içine bakarak, “Kim?” diye sordum. “Kim değil sevgilim, kimler diye sorman lazım.” dedi. “Kimler peki?” dedim. “Ameleler!” dedi. Birden bir şimşek çaktı kafamın içinde. Olup biteni hemen anlamıştım. Demek karım yaklaşık bir haftadan beri aklına takılan şeyi yapmıştı sonunda.
Her şey bir önceki hafta sonunda başlamıştı. Yine böyle çok sıcak bir gündü. Boğazda oturan bir dostumuzu ziyarete gitmiştik. Balkonda ikram edilen viskileri içerken karımın çok frikikli oturduğunu farketmiştim. Eteği zaten kısacaktı ve otururken iyice sıyrılmıştı. Üstelik öyle bir bacak bacak üstüne atmıştıki, neredeyse çıplak kıçı görünüyordu. Buraya kadar garip bir durum yoktu. Ama karımın bu şovu neden yaptığını anlamakta zorlanıyordum doğrusu. Ziyaretine gittiğimiz dostumuz kadındı. Karımın kaçamak bakışlarını takip edince, şovun hedefini bulmakta gecikmemiştim. Oturduğumuz balkonun yan karşısında onarılmakta olan ahşap bir konak vardı. Neredeyse bitmişti onarım çalışmaları. Konağın duvarlarında binanın katlar halinde satıldığına dair ilanlar vardı. Doğaldır ki bunlar neden olmuyordu karımın bacaklarını göstermesine. Gerçek hedef, ya da daha doğrusu hedefler, konağın önündeki yığılı kumların yanında duran amelelerdi. Hafta sonu olduğu için çalışmıyorlardı anlaşıldığı kadarıyla. Güzel havanın tadını çıkarmak için dışarı çıkmışa benziyorlardı. Ama bu kadar hoş vakit geçirmeyi beklemedikleri de belliydi. Orada büyülenmiş gibi dikilmişler, karımı seyrediyorlardı.
Gitmek üzere kalktığımızda şov bitmişti gerçi, ama dostumuzun oturduğu apartmanın binanın dışından dolanarak inen merdivenlerinden inerken yeni bir şov başlamıştı. Karım dış taraftan yürüyor, aşağıdan bakan adamların eteğinin altından çıplak kıçına kadar seyretmelerine fırsat veriyordu. Otomobilimizin yanına gitmek için onların önünden geçmek zorunda kalmıştık. Genç ve kaba saba adamlardı ameleler. Büyük ihtimalle hepsi doğuluydu. Gözleri karımın üzerinde sanki kenetlenip kalmıştı. Tepeden tırnağa sik kesilmiş bir halde, attığı her adımı, her hareketini izliyorlardı. Karım önce arka kapıyı açıp çantasını arka koltuğa koymak istemiş, sonra da güya koltukların arasına düşürmüştü. Tekrar almak için de eğilmesi gerekiyordu tabii. Gerçi yerime oturmuş olduğum için ben göremiyordum ama, ameleler karımın her yerini görmüş olmalıydılar. Pantolonlarının önünü birer çadır gibi kabartan kalkmış sikleriyle orada bırakıp gitmiştik.
Eve girdiğimizde karım olayı yeniden gündeme getirdi, “Ne hale geldi ameleler gördün mü sevgilim?” dedi. “Mahvettin adamları. Hiç acıman da yok. Ne yapacaklar şimdi? Hepsinin siki kazık gibi olmuştu.” dedim. “Biliyorum. Aklımı başımdan aldı o kalkmış sikler, ama ne yapabilirdim ki? Sahi ne yapacaklar şimdi?” dedi. “Seni düşünüp otuzbir çekerler herhalde.” dedim. Bu sözlerim müthiş bir etki yapmıştı üstünde. Eteği beline kadar sıyrılmıştı. Gözlerimin içine bakarak, “Yaparlar mı sence? Sahi beni düşünüp otuzbir çekerler mi?” dedi. “Hiç kuşkun olmasın!” dedim. “Ohhh gerçekten çok hoş olur bu. Düşünsene o kocaman siklerini ellerine alıp beni sikmeyi hayal ettiklerini. Avuçlarını sikerken, beni siktiklerini düşünecekler değil mi? Bellerini benim için getireceklerini düşünüp çıldıracak gibi oluyorum sevgilim. Yazık olacak o güzelim döllere. Boşa gidecek hepsi de.” dedi. Gözleri yarı kapalıydı artık. Bacaklarını alabildiğine açmış, oturduğu koltuğun kollarına atmıştı. İyice sulanmış amı, olduğu gibi ortadaydı. Dayanılır bir manzara değildi bu. Aslında onu hemen ve oracıkta sikmek istiyordum ama, seyrettiğim şey o kadar tahrik ediciydi ki, bozmaya kıyamıyordum.
Pantolonumun fermuarını indirip sikimi dışarı çıkardım ve otuzbir çekmeye başladım. “Ooohhhh göster bana sevgilim.” dedi karım, “Beni sikmeyi düşünüp nasıl otuzbir çekileceğini göster hadi.” dedi. İkimiz de son derece heyecanlanmıştık. Artık konuşmuyor, yalnızca otuzbir çekiyordum. Gözlerimiz birbirinde eriyor, ellerim giderek daha hızlı hareket ediyordu. Belim gelmeye başlamıştı. Sikimden fışkıran erkeklik sıvısı aradaki bir kaç metrelik mesafeyi aşıp, karımın çıplak karnına gelmişti. Bu da onun elektrik çarpmış gibi irkilmesine neden olmuştu. Çığlığa benzer bir inilti çıkmıştı ağzından ve koltuğun üstünde yığılıp kalmıştı.
Ameleler gece yatağa girdiğimizde bir kere daha gündeme gelmişti. Ama bu sefer otuzbir çekmeyi değil, ellerine geçirirlerse onu nasıl sikeceklerini konuşmuş ve çılgıncasına sikişmiştik. Bu durum tüm hafta boyunca da sürmüş gitmişti. Şimdi karım gidip kendini amelelere siktirdiğini söylüyordu. Sikim öyle bir kalkmıştı ki pantolonumu yırtabilirdi. Gözlerimi karımın bacaklarının pırıl pırıl parlayan iç taraflarından alamıyordum bir türlü. Bu ıslaklığın, amele belleriyle karışmış am sularından kaynaklandığını bilmek bile son derece kafa yediriciydi. Karım da gayet iyi biliyordu bunu. Kanapede biraz öne kaymış, bacaklarını alabildiğine açmıştı şimdi. Yorgun bir sesle, “Şu halime bak sevgilim, görüyorsun değil mi ne halde olduğumu?” dedi. “Güzel siktiler mi seni?” dedim. “Ohhh evet, çok güzel siktiler beni!” dedi. “Nasıl siktiler?” dedim. “Heryerimden siktiler beni. Peşpeşe, birer birer, hep birlikte bayıltana kadar siktiler beni.” dedi. Şimdi yarı yatmıştı kanepenin üstüne. Dizlerini karnına doğru çekmiş, kendini alabildiğine açmıştı. Amını da götünü de görebiliyordum. Susamış bir ağız gibi açık duran amında da, kızarıp hafiçe şişmiş götünüde de peltelenmiş beller vardı. Dayanılır gibi değildi gördüklerim. Yerimden fırlayıp akıl almaz bir hızla pantolunumu ve donumu çıkardım. Neredeyse atlayarak, karımın açık bacakları arasına girdim. Tek bir harekette ve dibine kadar soktum taze sikilmiş ve iyice gevşemiş vıcık vıcık amına. Sonra da zevkten boğulmuş bir sesle, “Hadi anlat!” dedim, “Hepsini en baştan anlat. Nasıl sikildiğini anlat bana!” dedim.
Karım: “Sabah sen gittikten sonra tekrar aklıma geldi ameleler. Zaten bütün hafta boyunca çıkmamışlardı ya aklımdan. O gün beni seyrederken siklerinin nasıl kalktığını hatırladıkça amım sulanıyordu. Ama oraya gidip de kendimi onların önüne atmaya da cesaret edemiyordum bir türlü. Sonra bu sabah birden cesaretlenmiş hissettim kendimi. Oraya gittiğimde dışarda yalnız bir amele vardı. İri yarı kaba saba biriydi. Daha beni görür görmez hatırlamış ve cin çarpmışa dönmüştü. Gözlerini üstümden alamıyordu. Yanına sokulup, satılık dairelerle ilgilendiğimi söyledim. Sonra cevap bile beklemeden girdim binanın içine. Hemen peşimden geliyordu. Ben önde, o arkada merdivenleri tırmanıp en üst kata çıktık. Özellikle yavaş yavaş çıkmıştım merdivenleri. Gözlerinin bacaklarımda ve kıçımda dolaştığını hissediyor ve çıldıracak gibi oluyordum. Yukarıda yüzümü ona dönünce ilk gözüme çarpan pantolonunun önündeki muhteşem kabarıklık oldu. Oh tanrım nasıl da kalkmıştı siki. İyice şaşkındı. Zaten Türkçesi çok bozuktu ve söylediklerini anlamakta zorluk çekiyordum, ama merdiven macerasından sonra dilini yutmuş gibi susmuştu. Ben odaları dolaşırken peşimden geliyor ve sesini bile çıkarmıyordu. Ama gözleri alev alev yanıyordu. Bakışları neremde dolaşsa orayı yakıyor gibiydi. Deli gibi sulanmıştı amım...
Dipteki odalardan birinde üç amele daha çalışıyordu. İçeri girmemle birlikte durup beni seyretmeye başladılar. Hepsi de doğulu olmalıydı. Aralarında anlayamadığım bir şeyler konuşup duruyorlardı. Üzerimde dolaşan gözlerine bakarak, konuşmanın konusunun benden başka bir şey olmadığını anlıyordum. Amım nabız gibi atıyordu artık. Kendimi bir anda dört tane ayı gibi herifin arasında bulunca, içimdeki sikilme isteği dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Aslında kendimi onlara daha çok seyrettirmek istiyordum, ama odada oturabileceğim yer yoktu. Pencerenin önüne gidip dışarıya baktım. Sonra da sanki çevreyi daha iyi görmek istiyormuşum gibi sarktım pencereden dışarı. Arkamda bir anda büyük bir sessizlik oluşmuştu. Böyle durunca eteğimin iyice sıyrıldığını, götümün meydana çıktığını biliyordum. Gördükleri manzara karşısında dilleri tutulmuştu sanki. Yüzümü tekrar onlara döndüğümde üzerlerinde yarattığım etkiyi daha iyi anladım. Mahvolmuştu hepsi. Sikleri öyle bir kalkmıştı ki sevgilim. Bu manzara da benim mahvolmama neden oluyordu tabii. Biran önce sikilmek istiyordum...” dedi.
Karımın anlattıklarını dinlerken yüzünü de dikkatla inceliyordum. Yaşadıklarını anlatmak onu da heyecanlandırmış yanakları yine kızarmıştı. Giysisi göğsünde toplanmıştı. Başından geçenlerin tüm vücudunda küçük izler bıraktığını görebiliyordum. Kendime zorla hakim olup yeniden dikkatimi karımın anlattıklarına verdim.
Karım: “Birden aklıma adamların geceleri orada yatıp yatmadıkları sorusu takıldı. Eğer inşaatta yatıyorlarsa, yataklarıyla eşyalarının bulunduğu bir yer olmalıydı. O zaman ne yapıp edip onları oraya götürmeliydim. Böyle düşününce iş biraz kolaylaşmış oluyordu. Adamlara bana ikram edecek çayları olup olmadığını sordum hemen. Tabii şaşırdılar önce. Sonra içlerinden biri atılıp önüme düştü ve alt kata inmeye başladık. ilk amele de dahil olmak üzere diğerleri yukarda kalmışlardı. Ama yanımıza gelmelerinin fazla sürmeyeceğinden emindim. Gittiğimiz yer bodrum katın dip tarafındaki büyücek bir odaydı. Duvar diplerine dizilmiş beş yer yatağı, bavullar ve bir köşede de piknik tipi bir ocak duruyordu. Adam hemen ocağın yanında duran demliği kapıp dışarı çıktı. Su doldurup geleceğini anlamıştım. Gidip ocağa en yakın yatağın üstüne oturdum ve beklemeye başladım. Elinde demlikle tekrar döndüğünde cin çarpmışa döndü amelecik. Otururken eteğim öyle bir sıyrılmıştı ki, kıçım bile meydandaydı. Pantolonun önü bir anda kabarmıştı. Şaşkın adımlarla ocağa doğru yürüdü ve demliği yerleştirdi. Ellerinin titrediğini görebiliyordum...
Bu arada benim de bekleyecek halim kalmamıştı. Elimi uzatıp pantolonunun üstünden o muhteşem sertliği okşamaya başladım. Ateş gibi yanıyordu siki sevgilim. Kocamandı. Ellerinin titremesi tüm vücuduna yayılmıştı. Öbür elimi de götürüp pantolonunun düğmelerini çözdüm. Sonra da elimi içeri sokup, donunun aralağından sikini yakalayıp dışarı çekmeye başladım. Artık ikimiz de son derece heyecanlanmıştık, ama onun heyecanı benimkinden çok fazlaydı. Daha sikini tam çıkaramadan beli geldi. Sanki elim yanmış ve çıldıracak gibi olmuştum. Sonunda hala küçük küçük kasılıp tepesindeki delikten beller fışkırtmakta olan o kocaman siki dışarı çıkarmayı başardım ve uzanıp ağzıma aldım. Homurtuya benzer bir ses kaçırdı ağzından. Kaba ve tozlu elleriyle omuzlarıma yapıştı. Nihayet hareket etmişti. Sertliğinden hiç kaybemişti siki. Bellerinin tuzlu tadı ve keskin kokusu ağzımı ve genzimi doldurmuştu. Oh sevgilim zevkten başımın döndüğünü hissediyordum. Emmeye, başımı ileri geri götürüp sikini ağzıma sokup çıkarmaya başladım. Bir mantar gibi şişmişti başı. Yeniden beli geldi. Az önce büyük bir bölümü boşa giden tohumları bu sefer gırtlağıma fışkırıyor, delirtiyordu. Bu kadarı fazlaydı doğrusu. Dayanamıyordum. Birden geliverdi belim...” dedi.
Karımı dinledikçe sikim patlayacak gibi kalkmıştı. Elimi götürüp amını avuçladım. Hiç olmadığı kadar vıcık vıcıktı. Tepeden tırnağa titremesine neden olmuştu bu. Dinlemeyi sürdürürken amına sokup çıkarıyordum artık. Karımda anlatmaya devam etti.
Karım: “Siki hala taş gibi sert ve dimdikti. Biran için yüzüme baktı. Olup bitenleri anlayamamış gibi bir ifade vardı yüzünde. Eminim ilk defa bir ağza girmişti siki. Üstelik tüm bellerini de yalayıp yutmuştum. Sonra omuzlarımdan itip yatağa yatırdı beni ve adeta üstüme atladı. Yeniden son derece heyecanlanmıştım. Sonunda beklediğim an gelmişti sevgilim. Sikilecektim. Az önce ağzımda patlayan sikin, alev alev yanan başı bir anda amımı bulmuştu bile. Tek bir harekette dibine kadar geçirdi bana. Sonra da sikmeye başladı. Kıtlıktan çıkmış gibi çabuk hareketlerle sokup çıkarıyordu içime. Zevkten uçmuş gibiydim. O anda diğer amelelerin de kapının önünde durduklarını farkettim. Dikilmiş bize bakıyorlardı. Hepsinin gözleri vücudumda sabitleşmiş gibiydi. Onların gözleri önünde sikilmek o kadar güzeldi ki sevgilim. Bacaklarımı kaldırıp üstümdeki amelenin beline doladım. Neredeyse aynı anda adamın yine beli geldi. Fışkırmalarını amımın en dibinde hissediyordum. Çığlıklar atarak ben de getirdim belimi. Gözlerim kararıyordu...
Üstümdeki kalkarken, yerini bir başkası alıverdi. Bir anda yeni bir sik girdi içime. Hemen de fışkırtmaya başladı. Aman tanrım nasıl da abazandılar herifler. Daha kendimi tam toplayamadan, bir kez daha getirdim ben de belimi. Üstümdeki amelenin gerçi beli gelmişti ama, tınmamıştı bile. Hırsla sürdürüyordu beni sikmeyi. Bu sefer biraz daha uzun dayandı. Ama çok geçmeden tohumlarını tekrar amımın dibine boşaltmaya başladı. Kendimi tutamıyordum. Döl dalgalarının rahmimin ağzına çarptığını hissedince yeniden belim geldi benim de. İnanılmaz bir şeydi, ama hala sikmek istiyordu beni. Ötekiler bırakmadılar. Üçüncü amele onu omuzlarından tutup üstümden kopardı sanki. Sonra da bacaklarımın arasına kendi girip dibine kadar soktu amıma. Daha sonra, onun yerini dördüncü amele aldı. İş kelimenin tam anlamıyla çığrığından çıkmıştı artık. Böyle sıraya girip kaçar kere siktiler beni bilmiyorum sevgilim. Rüyada gibiydim. Amım, en çok bir kaç saniye için boş kalıyor, sonra kazık gibi sert yeni bir amele siki giriyordu içime. Artık ilk baştaki kadar çabuk da getirmiyorlardı. Sikişlerin süresi her seferinde biraz daha uzuyor, bu yüzden de her sikiş biraz daha zevkli hale geliyordu. Amım, tüm benliğimin merkezi haline gelmiş, neredeyse belle tepeleme dolup, iyice gevşemişti. İçime girip çıkan sikler, beni daha da tahrik eden şakırtılı sesler çıkarıyor ve amımdaki döllerin dışarı taşıp, önce götüme, oradan da yatağa sızmasına neden oluyordu...
Aslında hiç biri bana zevk vermeyi aklına getirmiyordu tabii. Yalnızca kendilerini düşündükleri açıkça belliydi. Düpedüz beni kullanıyorlardı ve ben bunu son derece tahrik edici buluyordum. Kocaman sert ve nasırlı eller vücudumun her yanında dolaşıyor, memelerini avuçlayıp, sıkıyor, mıncıklıyordu. Sikişmek değil, sikilmek istemiştim ve sikiliyordum işte. Ohhh sevgilim, biri inip biri çıkıyordu üstüme. Birden yatağın yanında durup bizi seyreden diğer üçünün aralarında bir şeyler konuştuğunu duydum ama ne dediklerini anlamıyordum. Bacaklarımı o anda beni sikmekte olan herifin beline dolamış, zevkle inlemekle meşguldüm. Beynim durmuş gibiydi. İçimdeki sik tohumlarını boşaltmaya başladığında, ben de bilmem kaçıncı kez belimi getirdim. Rüyada gibiydim. Derken bir değişiklik oldu ve üstümdeki amele çekilince bir yenisi gelmedi. Onun yerine kaba bir çift el kalçalarımdan tuttuğu gibi beni yüzüstü çevirdi. Sonra da kalçalarımı ayırdı eller. Ne olacağını anlamıştım. Sıra götüme gelmişti. Yeni bir sikilme isteği tüm yakıcılığı ve şiddetiyle pençesine alıverdi beni...” dedi.
Karımın sesi artık iyece boğuk çıkıyordu. Bacaklarını alabildiğine aralamış, dizlerini büküp neredeyse memelerine kadar çekmişti. Sokup çıkardıkça kalçaları sağa sola çalkalanıyordu. Birden amından çıkarıp daha aşağıya götüne kaydırdım yarağımı. İyice açıktı küçük deliği. En az amı kadar kaygan bir haldeydi. Hiç zorlanmadan giriverdi yarağım. "Ohhh sevgilim..." diye inledi karım. Bir dirseğimi kanepeye dayamış, onun zevkten çarpılmış yüzünü seyrediyordum. Birden vücudunun sarsılmaya başladığı gördüm. Yarağım sanki bir mengenenin içine sıkışmış gibi oldu. Beli geliyordu karımın. Tekrar kendini topladığında kaldığı yerden anlatmaya koyuldu. Artık götünden sikilişinin öyküsüydü anlattıkları:
Karım: “Kıçımı havaya kaldırmış bekliyordum sevgilim. İlk gelen sikini ağzıma aldığım amele oldu. Bir anda çıktı üstüme. Sikini döllerle vıcık vıcık olmuş götüme dayadı ve canımı acıtabileceğini bile düşünmeden geçirdi bana. Gözümde şimşekler çaktırarak dibine kadar soktu götüme. Sanki yatağa çivilemişti beni. Pompalamaya, o kocaman sikini götüme sokup çıkararak beni sikmeye başladığında, daha gevşeyememiştim bile. Ama bunun farkında bile değildi. Hırsla sikiyordu götümü. Durmadan sikilmekten iyice gevşeyen amımdan sonra, götümün sıkılığı aklını başından almış gibiydi. Birden patlayıverdi içimde. Dölleri götüme doluyor beni çıldırtıyordu. Bağıra bağıra, ben de belimi getirdim. O üstümden kalkıp yerini öbürlerinden biri almadan önce de dizlerimin üstüne kalkmayı başardım bu arada. Domalmış yeni sikleri bekliyordum sevgilim. İkinci sik kolayca girdi götüme. İlkinin dölleri içimi de iyice kayganlaştırmıştı. Ellerim yatağa dayalı, gözlerimi kapamış, kendimi bir piston gibi götüme girip çıkan kocaman amele sikinin verdiği zevke tümüyle bırakmıştım. Delice bir şeydi bu. Diğer ameleler yatağın yanında durmuş, arkadaşlarının götümü sikişini seyrediyordu. Pantolonlarının çözük önlerinden dışarı çıkan sikleri dimdikti...
Ağzımın sulanmasına neden olan bir manzaraydı bu. Heriflerin gözlerine bakarak ağzımı aralıyor dudaklarımı yalıyordum ama ne istediğimi anlamıyorlardı bir türlü. Gerçi biri artık öğrenmiş olmalıydı, fakat öbürleri amım ve götüm gibi ağzımın da sikilebileceğini akıllarına bile getirmiyorlardı. Bu arada götümdeki sik de fışkırmaya başlamış ve beni yeniden bulutların üstüne göndermişti. Sonra üçüncü amele geçti arkama. Artık iyice gevşemişti götüm. Adam da biraz yorulmuştu galiba, öbürlerinden daha sakin sikiyordu götümü. Sikini neredeyse başına kadar çıkarıyor, sonra yeniden dibine kadar geçiriyordu götüme. Zevkten uçuyordum sanki. Elimi kaldırıp en yakındaki amelenin paçasına yapıştım ve çekmeye başladım. Şaşırmıştı. Ona adeta yalvararak bana yanaşmasını söyledim. İlk amele ne istediğimi anlamıştı harhalde, arkadaşına bir şeyler söyleyip bana doğru itti. Kararsız hareketlerle yatağın üstüne çıkıp, önümde diz çöktü adam. Kocaman siki gözlerimin önündeydi. Elimi uzatıp sikini yakaladım ve biraz daha çektim yüzüme doğru. Sonra da ağzımı açıp, dudaklarımı, mosmor kesilip çatlayacak gibi şişmiş başına yapıştırıdım. Vücudu titredi. Sanki korkuyor gibiydi. Ama sikinin bir bölümünü ağzımın içine aldığımda kendini bıraktı. Bir elini omuzuma koyup öbür eliyle saçlarımdan kavradı ve ağzımı sikmeye başladı. O koca sikini ağzıma sokup çıkarıyordu şimdi...
Ah sevgilim bir bilebilsen, öylesine güzeldi ki. Bir amelenin siki götüme, diğerininki ağzıma girip çıkıyordu. İki taraftan birden sikiyorlardı beni. Zevkten delirecek hale gelmiştim, ikisinin de belini getirmek üzere olduğunun farkındaydım. Olabileceğini bile akıllarına getirmedikleri bir şeyi yaşamak onlar için çok fazlaydı. Ağzım da götüm de fışkıracak döllere hazırdı. İlk patlayan ağzımdaki sik oldu. Hem de nasıl patladı sevgilim. Sanki hiç tükenmeyecekmiş gibi gırtlağıma fışkırtıyordu döllerini. Sonra götüme de amele dölleri dolmaya başladı. Neredeyse bayılmak üzereydim. Bundan sonra her şey birbirine girdi. Beni iki yerimden birden sikebileceklerini iyice kavramışlar, artık birer birer değil, ikişer ikişer biniyorlardı üzerime. Biri amıma, diğeri götüme sokuyordu sikini, aynı anda hem amdan hemde götten sikiyorlardı beni. Ohh sevgilim, müthiş bir duyguydu bu. Üçüncüsü ise ağzıma sokmuştu yarağını. Ellerim de boş durmuyor, sırada bekleyen yarağı okşayıp inmesine izin vermiyordu. Sonunda sikleri kalkmaz olana kadar siktiler beni. Ohhhh sevgilim zevkten bayıltana kadar siktiler beni. Midem, amım götüm döl dolmuştu.” dedi.
Daha fazla dayanmama olanak kalmamıştı, yüzüstü çevirdim karımı. “Ah ne güzel şimdi de sen sikeceksin götümü değil mi?” diye mırıldandı, “Karının amele sikleriyle bollaşmış götünü sikeceksin değil mi? Ohh, hadi gel sok götüme sevgilim. Hadi çabuk nolur!” diyerek, kıçını havaya kaldırmış önümde domalmıştı. Gerçekten de bollaşmıştı götü. Sikimin zonklayan başını dayayıp bastırdım. Neredeyse içine çekti beni. Vıcık vıcık döl doluydu götü. Zevkten başım dönüyordu. Karım da susmak bilmiyordu: “Hissediyor musun içim nasıl döl dolu sevgilim?” diyordu, “Nasıl sikip sikip içime fışkırtmışlar değil mi? Ohhh amele dölü dolu götüm, bak. Hadi sik beni nolursun... Oh hadi sevgilim!” dedi. Kendimi tutmama imkan yoktu. Belim gelmek üzereydi. Karım da farkındaydı bunun. Kalçaları bir dansözünkü gibi kıvrılıp bükülüyor çalkalanıyordu. “Hadi getir belini sevgilim.” dedi sonra, “Hadi getir belini. Ohhh hadi sen de fışkırt götüme... Tüm döller birbirine karışsın nolur.” dedi. Birden bir top gibi patladım. Hiç durmayacakmış gibi geliyordu belim. Gözlerim kararıyordu. Sonra karımın üstüne yığılıp kaldım...
Hoşçakalın. Herkese bol sikişler.
[Kıvanç]
Ama beni şaşırtan bunların hiç biri değildi. Her zaman böyleydi karım. Her zaman tahrik edici, her zaman sikilesiydi. Üstelik onun bu özelliği en çok hoşuma giden yanı olmuştu hep. Şaşmama neden olan başka şeylerdi. En başta uzun ve kumral saçları darmadağındı. Giysisi buruşmuş ve yer yer kirlenmişti. Çıplak kollarıyla bacakları da öyle. Sanki düşmüş, dayak yemiş, ya da trafik kazası geçirmiş gibiydi. Ama yüzündeki ifade haline uymuyordu. Yorgun ve mutlu görünüyordu.Gelip kanepeye yanıbaşıma oturduğunda eteği sıyrıldı. Şimdi ayrık bacaklarının iç taraflarının sırılsıklam ıslak olduğunu görebiliyordum. “Sikilmişsin sen.” dedim. “Ohh evet hem de ne biçim...” dedi. Sikim bir anda kalkıverdi. Karımın başkalarıyla sikişmesi kadar tahrik edici şey yoktu benim için. Tek koşulu olup bitenlerden haberim olmasıydı. En sevdiğim de başkaları karımı sikerken seyretmekti. Bu mümkün olmazsa karım herşeyi en ince ayrıntısına kadar anlatırdı bana. Sonunda bu uzun uzun sikişmemize neden olurdu. Şimdi de son derece tahrik olmuştum. Karımın gözlerinin içine bakarak, “Kim?” diye sordum. “Kim değil sevgilim, kimler diye sorman lazım.” dedi. “Kimler peki?” dedim. “Ameleler!” dedi. Birden bir şimşek çaktı kafamın içinde. Olup biteni hemen anlamıştım. Demek karım yaklaşık bir haftadan beri aklına takılan şeyi yapmıştı sonunda.
Her şey bir önceki hafta sonunda başlamıştı. Yine böyle çok sıcak bir gündü. Boğazda oturan bir dostumuzu ziyarete gitmiştik. Balkonda ikram edilen viskileri içerken karımın çok frikikli oturduğunu farketmiştim. Eteği zaten kısacaktı ve otururken iyice sıyrılmıştı. Üstelik öyle bir bacak bacak üstüne atmıştıki, neredeyse çıplak kıçı görünüyordu. Buraya kadar garip bir durum yoktu. Ama karımın bu şovu neden yaptığını anlamakta zorlanıyordum doğrusu. Ziyaretine gittiğimiz dostumuz kadındı. Karımın kaçamak bakışlarını takip edince, şovun hedefini bulmakta gecikmemiştim. Oturduğumuz balkonun yan karşısında onarılmakta olan ahşap bir konak vardı. Neredeyse bitmişti onarım çalışmaları. Konağın duvarlarında binanın katlar halinde satıldığına dair ilanlar vardı. Doğaldır ki bunlar neden olmuyordu karımın bacaklarını göstermesine. Gerçek hedef, ya da daha doğrusu hedefler, konağın önündeki yığılı kumların yanında duran amelelerdi. Hafta sonu olduğu için çalışmıyorlardı anlaşıldığı kadarıyla. Güzel havanın tadını çıkarmak için dışarı çıkmışa benziyorlardı. Ama bu kadar hoş vakit geçirmeyi beklemedikleri de belliydi. Orada büyülenmiş gibi dikilmişler, karımı seyrediyorlardı.
Gitmek üzere kalktığımızda şov bitmişti gerçi, ama dostumuzun oturduğu apartmanın binanın dışından dolanarak inen merdivenlerinden inerken yeni bir şov başlamıştı. Karım dış taraftan yürüyor, aşağıdan bakan adamların eteğinin altından çıplak kıçına kadar seyretmelerine fırsat veriyordu. Otomobilimizin yanına gitmek için onların önünden geçmek zorunda kalmıştık. Genç ve kaba saba adamlardı ameleler. Büyük ihtimalle hepsi doğuluydu. Gözleri karımın üzerinde sanki kenetlenip kalmıştı. Tepeden tırnağa sik kesilmiş bir halde, attığı her adımı, her hareketini izliyorlardı. Karım önce arka kapıyı açıp çantasını arka koltuğa koymak istemiş, sonra da güya koltukların arasına düşürmüştü. Tekrar almak için de eğilmesi gerekiyordu tabii. Gerçi yerime oturmuş olduğum için ben göremiyordum ama, ameleler karımın her yerini görmüş olmalıydılar. Pantolonlarının önünü birer çadır gibi kabartan kalkmış sikleriyle orada bırakıp gitmiştik.
Eve girdiğimizde karım olayı yeniden gündeme getirdi, “Ne hale geldi ameleler gördün mü sevgilim?” dedi. “Mahvettin adamları. Hiç acıman da yok. Ne yapacaklar şimdi? Hepsinin siki kazık gibi olmuştu.” dedim. “Biliyorum. Aklımı başımdan aldı o kalkmış sikler, ama ne yapabilirdim ki? Sahi ne yapacaklar şimdi?” dedi. “Seni düşünüp otuzbir çekerler herhalde.” dedim. Bu sözlerim müthiş bir etki yapmıştı üstünde. Eteği beline kadar sıyrılmıştı. Gözlerimin içine bakarak, “Yaparlar mı sence? Sahi beni düşünüp otuzbir çekerler mi?” dedi. “Hiç kuşkun olmasın!” dedim. “Ohhh gerçekten çok hoş olur bu. Düşünsene o kocaman siklerini ellerine alıp beni sikmeyi hayal ettiklerini. Avuçlarını sikerken, beni siktiklerini düşünecekler değil mi? Bellerini benim için getireceklerini düşünüp çıldıracak gibi oluyorum sevgilim. Yazık olacak o güzelim döllere. Boşa gidecek hepsi de.” dedi. Gözleri yarı kapalıydı artık. Bacaklarını alabildiğine açmış, oturduğu koltuğun kollarına atmıştı. İyice sulanmış amı, olduğu gibi ortadaydı. Dayanılır bir manzara değildi bu. Aslında onu hemen ve oracıkta sikmek istiyordum ama, seyrettiğim şey o kadar tahrik ediciydi ki, bozmaya kıyamıyordum.
Pantolonumun fermuarını indirip sikimi dışarı çıkardım ve otuzbir çekmeye başladım. “Ooohhhh göster bana sevgilim.” dedi karım, “Beni sikmeyi düşünüp nasıl otuzbir çekileceğini göster hadi.” dedi. İkimiz de son derece heyecanlanmıştık. Artık konuşmuyor, yalnızca otuzbir çekiyordum. Gözlerimiz birbirinde eriyor, ellerim giderek daha hızlı hareket ediyordu. Belim gelmeye başlamıştı. Sikimden fışkıran erkeklik sıvısı aradaki bir kaç metrelik mesafeyi aşıp, karımın çıplak karnına gelmişti. Bu da onun elektrik çarpmış gibi irkilmesine neden olmuştu. Çığlığa benzer bir inilti çıkmıştı ağzından ve koltuğun üstünde yığılıp kalmıştı.
Ameleler gece yatağa girdiğimizde bir kere daha gündeme gelmişti. Ama bu sefer otuzbir çekmeyi değil, ellerine geçirirlerse onu nasıl sikeceklerini konuşmuş ve çılgıncasına sikişmiştik. Bu durum tüm hafta boyunca da sürmüş gitmişti. Şimdi karım gidip kendini amelelere siktirdiğini söylüyordu. Sikim öyle bir kalkmıştı ki pantolonumu yırtabilirdi. Gözlerimi karımın bacaklarının pırıl pırıl parlayan iç taraflarından alamıyordum bir türlü. Bu ıslaklığın, amele belleriyle karışmış am sularından kaynaklandığını bilmek bile son derece kafa yediriciydi. Karım da gayet iyi biliyordu bunu. Kanapede biraz öne kaymış, bacaklarını alabildiğine açmıştı şimdi. Yorgun bir sesle, “Şu halime bak sevgilim, görüyorsun değil mi ne halde olduğumu?” dedi. “Güzel siktiler mi seni?” dedim. “Ohhh evet, çok güzel siktiler beni!” dedi. “Nasıl siktiler?” dedim. “Heryerimden siktiler beni. Peşpeşe, birer birer, hep birlikte bayıltana kadar siktiler beni.” dedi. Şimdi yarı yatmıştı kanepenin üstüne. Dizlerini karnına doğru çekmiş, kendini alabildiğine açmıştı. Amını da götünü de görebiliyordum. Susamış bir ağız gibi açık duran amında da, kızarıp hafiçe şişmiş götünüde de peltelenmiş beller vardı. Dayanılır gibi değildi gördüklerim. Yerimden fırlayıp akıl almaz bir hızla pantolunumu ve donumu çıkardım. Neredeyse atlayarak, karımın açık bacakları arasına girdim. Tek bir harekette ve dibine kadar soktum taze sikilmiş ve iyice gevşemiş vıcık vıcık amına. Sonra da zevkten boğulmuş bir sesle, “Hadi anlat!” dedim, “Hepsini en baştan anlat. Nasıl sikildiğini anlat bana!” dedim.
Karım: “Sabah sen gittikten sonra tekrar aklıma geldi ameleler. Zaten bütün hafta boyunca çıkmamışlardı ya aklımdan. O gün beni seyrederken siklerinin nasıl kalktığını hatırladıkça amım sulanıyordu. Ama oraya gidip de kendimi onların önüne atmaya da cesaret edemiyordum bir türlü. Sonra bu sabah birden cesaretlenmiş hissettim kendimi. Oraya gittiğimde dışarda yalnız bir amele vardı. İri yarı kaba saba biriydi. Daha beni görür görmez hatırlamış ve cin çarpmışa dönmüştü. Gözlerini üstümden alamıyordu. Yanına sokulup, satılık dairelerle ilgilendiğimi söyledim. Sonra cevap bile beklemeden girdim binanın içine. Hemen peşimden geliyordu. Ben önde, o arkada merdivenleri tırmanıp en üst kata çıktık. Özellikle yavaş yavaş çıkmıştım merdivenleri. Gözlerinin bacaklarımda ve kıçımda dolaştığını hissediyor ve çıldıracak gibi oluyordum. Yukarıda yüzümü ona dönünce ilk gözüme çarpan pantolonunun önündeki muhteşem kabarıklık oldu. Oh tanrım nasıl da kalkmıştı siki. İyice şaşkındı. Zaten Türkçesi çok bozuktu ve söylediklerini anlamakta zorluk çekiyordum, ama merdiven macerasından sonra dilini yutmuş gibi susmuştu. Ben odaları dolaşırken peşimden geliyor ve sesini bile çıkarmıyordu. Ama gözleri alev alev yanıyordu. Bakışları neremde dolaşsa orayı yakıyor gibiydi. Deli gibi sulanmıştı amım...
Dipteki odalardan birinde üç amele daha çalışıyordu. İçeri girmemle birlikte durup beni seyretmeye başladılar. Hepsi de doğulu olmalıydı. Aralarında anlayamadığım bir şeyler konuşup duruyorlardı. Üzerimde dolaşan gözlerine bakarak, konuşmanın konusunun benden başka bir şey olmadığını anlıyordum. Amım nabız gibi atıyordu artık. Kendimi bir anda dört tane ayı gibi herifin arasında bulunca, içimdeki sikilme isteği dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Aslında kendimi onlara daha çok seyrettirmek istiyordum, ama odada oturabileceğim yer yoktu. Pencerenin önüne gidip dışarıya baktım. Sonra da sanki çevreyi daha iyi görmek istiyormuşum gibi sarktım pencereden dışarı. Arkamda bir anda büyük bir sessizlik oluşmuştu. Böyle durunca eteğimin iyice sıyrıldığını, götümün meydana çıktığını biliyordum. Gördükleri manzara karşısında dilleri tutulmuştu sanki. Yüzümü tekrar onlara döndüğümde üzerlerinde yarattığım etkiyi daha iyi anladım. Mahvolmuştu hepsi. Sikleri öyle bir kalkmıştı ki sevgilim. Bu manzara da benim mahvolmama neden oluyordu tabii. Biran önce sikilmek istiyordum...” dedi.
Karımın anlattıklarını dinlerken yüzünü de dikkatla inceliyordum. Yaşadıklarını anlatmak onu da heyecanlandırmış yanakları yine kızarmıştı. Giysisi göğsünde toplanmıştı. Başından geçenlerin tüm vücudunda küçük izler bıraktığını görebiliyordum. Kendime zorla hakim olup yeniden dikkatimi karımın anlattıklarına verdim.
Karım: “Birden aklıma adamların geceleri orada yatıp yatmadıkları sorusu takıldı. Eğer inşaatta yatıyorlarsa, yataklarıyla eşyalarının bulunduğu bir yer olmalıydı. O zaman ne yapıp edip onları oraya götürmeliydim. Böyle düşününce iş biraz kolaylaşmış oluyordu. Adamlara bana ikram edecek çayları olup olmadığını sordum hemen. Tabii şaşırdılar önce. Sonra içlerinden biri atılıp önüme düştü ve alt kata inmeye başladık. ilk amele de dahil olmak üzere diğerleri yukarda kalmışlardı. Ama yanımıza gelmelerinin fazla sürmeyeceğinden emindim. Gittiğimiz yer bodrum katın dip tarafındaki büyücek bir odaydı. Duvar diplerine dizilmiş beş yer yatağı, bavullar ve bir köşede de piknik tipi bir ocak duruyordu. Adam hemen ocağın yanında duran demliği kapıp dışarı çıktı. Su doldurup geleceğini anlamıştım. Gidip ocağa en yakın yatağın üstüne oturdum ve beklemeye başladım. Elinde demlikle tekrar döndüğünde cin çarpmışa döndü amelecik. Otururken eteğim öyle bir sıyrılmıştı ki, kıçım bile meydandaydı. Pantolonun önü bir anda kabarmıştı. Şaşkın adımlarla ocağa doğru yürüdü ve demliği yerleştirdi. Ellerinin titrediğini görebiliyordum...
Bu arada benim de bekleyecek halim kalmamıştı. Elimi uzatıp pantolonunun üstünden o muhteşem sertliği okşamaya başladım. Ateş gibi yanıyordu siki sevgilim. Kocamandı. Ellerinin titremesi tüm vücuduna yayılmıştı. Öbür elimi de götürüp pantolonunun düğmelerini çözdüm. Sonra da elimi içeri sokup, donunun aralağından sikini yakalayıp dışarı çekmeye başladım. Artık ikimiz de son derece heyecanlanmıştık, ama onun heyecanı benimkinden çok fazlaydı. Daha sikini tam çıkaramadan beli geldi. Sanki elim yanmış ve çıldıracak gibi olmuştum. Sonunda hala küçük küçük kasılıp tepesindeki delikten beller fışkırtmakta olan o kocaman siki dışarı çıkarmayı başardım ve uzanıp ağzıma aldım. Homurtuya benzer bir ses kaçırdı ağzından. Kaba ve tozlu elleriyle omuzlarıma yapıştı. Nihayet hareket etmişti. Sertliğinden hiç kaybemişti siki. Bellerinin tuzlu tadı ve keskin kokusu ağzımı ve genzimi doldurmuştu. Oh sevgilim zevkten başımın döndüğünü hissediyordum. Emmeye, başımı ileri geri götürüp sikini ağzıma sokup çıkarmaya başladım. Bir mantar gibi şişmişti başı. Yeniden beli geldi. Az önce büyük bir bölümü boşa giden tohumları bu sefer gırtlağıma fışkırıyor, delirtiyordu. Bu kadarı fazlaydı doğrusu. Dayanamıyordum. Birden geliverdi belim...” dedi.
Karımı dinledikçe sikim patlayacak gibi kalkmıştı. Elimi götürüp amını avuçladım. Hiç olmadığı kadar vıcık vıcıktı. Tepeden tırnağa titremesine neden olmuştu bu. Dinlemeyi sürdürürken amına sokup çıkarıyordum artık. Karımda anlatmaya devam etti.
Karım: “Siki hala taş gibi sert ve dimdikti. Biran için yüzüme baktı. Olup bitenleri anlayamamış gibi bir ifade vardı yüzünde. Eminim ilk defa bir ağza girmişti siki. Üstelik tüm bellerini de yalayıp yutmuştum. Sonra omuzlarımdan itip yatağa yatırdı beni ve adeta üstüme atladı. Yeniden son derece heyecanlanmıştım. Sonunda beklediğim an gelmişti sevgilim. Sikilecektim. Az önce ağzımda patlayan sikin, alev alev yanan başı bir anda amımı bulmuştu bile. Tek bir harekette dibine kadar geçirdi bana. Sonra da sikmeye başladı. Kıtlıktan çıkmış gibi çabuk hareketlerle sokup çıkarıyordu içime. Zevkten uçmuş gibiydim. O anda diğer amelelerin de kapının önünde durduklarını farkettim. Dikilmiş bize bakıyorlardı. Hepsinin gözleri vücudumda sabitleşmiş gibiydi. Onların gözleri önünde sikilmek o kadar güzeldi ki sevgilim. Bacaklarımı kaldırıp üstümdeki amelenin beline doladım. Neredeyse aynı anda adamın yine beli geldi. Fışkırmalarını amımın en dibinde hissediyordum. Çığlıklar atarak ben de getirdim belimi. Gözlerim kararıyordu...
Üstümdeki kalkarken, yerini bir başkası alıverdi. Bir anda yeni bir sik girdi içime. Hemen de fışkırtmaya başladı. Aman tanrım nasıl da abazandılar herifler. Daha kendimi tam toplayamadan, bir kez daha getirdim ben de belimi. Üstümdeki amelenin gerçi beli gelmişti ama, tınmamıştı bile. Hırsla sürdürüyordu beni sikmeyi. Bu sefer biraz daha uzun dayandı. Ama çok geçmeden tohumlarını tekrar amımın dibine boşaltmaya başladı. Kendimi tutamıyordum. Döl dalgalarının rahmimin ağzına çarptığını hissedince yeniden belim geldi benim de. İnanılmaz bir şeydi, ama hala sikmek istiyordu beni. Ötekiler bırakmadılar. Üçüncü amele onu omuzlarından tutup üstümden kopardı sanki. Sonra da bacaklarımın arasına kendi girip dibine kadar soktu amıma. Daha sonra, onun yerini dördüncü amele aldı. İş kelimenin tam anlamıyla çığrığından çıkmıştı artık. Böyle sıraya girip kaçar kere siktiler beni bilmiyorum sevgilim. Rüyada gibiydim. Amım, en çok bir kaç saniye için boş kalıyor, sonra kazık gibi sert yeni bir amele siki giriyordu içime. Artık ilk baştaki kadar çabuk da getirmiyorlardı. Sikişlerin süresi her seferinde biraz daha uzuyor, bu yüzden de her sikiş biraz daha zevkli hale geliyordu. Amım, tüm benliğimin merkezi haline gelmiş, neredeyse belle tepeleme dolup, iyice gevşemişti. İçime girip çıkan sikler, beni daha da tahrik eden şakırtılı sesler çıkarıyor ve amımdaki döllerin dışarı taşıp, önce götüme, oradan da yatağa sızmasına neden oluyordu...
Aslında hiç biri bana zevk vermeyi aklına getirmiyordu tabii. Yalnızca kendilerini düşündükleri açıkça belliydi. Düpedüz beni kullanıyorlardı ve ben bunu son derece tahrik edici buluyordum. Kocaman sert ve nasırlı eller vücudumun her yanında dolaşıyor, memelerini avuçlayıp, sıkıyor, mıncıklıyordu. Sikişmek değil, sikilmek istemiştim ve sikiliyordum işte. Ohhh sevgilim, biri inip biri çıkıyordu üstüme. Birden yatağın yanında durup bizi seyreden diğer üçünün aralarında bir şeyler konuştuğunu duydum ama ne dediklerini anlamıyordum. Bacaklarımı o anda beni sikmekte olan herifin beline dolamış, zevkle inlemekle meşguldüm. Beynim durmuş gibiydi. İçimdeki sik tohumlarını boşaltmaya başladığında, ben de bilmem kaçıncı kez belimi getirdim. Rüyada gibiydim. Derken bir değişiklik oldu ve üstümdeki amele çekilince bir yenisi gelmedi. Onun yerine kaba bir çift el kalçalarımdan tuttuğu gibi beni yüzüstü çevirdi. Sonra da kalçalarımı ayırdı eller. Ne olacağını anlamıştım. Sıra götüme gelmişti. Yeni bir sikilme isteği tüm yakıcılığı ve şiddetiyle pençesine alıverdi beni...” dedi.
Karımın sesi artık iyece boğuk çıkıyordu. Bacaklarını alabildiğine aralamış, dizlerini büküp neredeyse memelerine kadar çekmişti. Sokup çıkardıkça kalçaları sağa sola çalkalanıyordu. Birden amından çıkarıp daha aşağıya götüne kaydırdım yarağımı. İyice açıktı küçük deliği. En az amı kadar kaygan bir haldeydi. Hiç zorlanmadan giriverdi yarağım. "Ohhh sevgilim..." diye inledi karım. Bir dirseğimi kanepeye dayamış, onun zevkten çarpılmış yüzünü seyrediyordum. Birden vücudunun sarsılmaya başladığı gördüm. Yarağım sanki bir mengenenin içine sıkışmış gibi oldu. Beli geliyordu karımın. Tekrar kendini topladığında kaldığı yerden anlatmaya koyuldu. Artık götünden sikilişinin öyküsüydü anlattıkları:
Karım: “Kıçımı havaya kaldırmış bekliyordum sevgilim. İlk gelen sikini ağzıma aldığım amele oldu. Bir anda çıktı üstüme. Sikini döllerle vıcık vıcık olmuş götüme dayadı ve canımı acıtabileceğini bile düşünmeden geçirdi bana. Gözümde şimşekler çaktırarak dibine kadar soktu götüme. Sanki yatağa çivilemişti beni. Pompalamaya, o kocaman sikini götüme sokup çıkararak beni sikmeye başladığında, daha gevşeyememiştim bile. Ama bunun farkında bile değildi. Hırsla sikiyordu götümü. Durmadan sikilmekten iyice gevşeyen amımdan sonra, götümün sıkılığı aklını başından almış gibiydi. Birden patlayıverdi içimde. Dölleri götüme doluyor beni çıldırtıyordu. Bağıra bağıra, ben de belimi getirdim. O üstümden kalkıp yerini öbürlerinden biri almadan önce de dizlerimin üstüne kalkmayı başardım bu arada. Domalmış yeni sikleri bekliyordum sevgilim. İkinci sik kolayca girdi götüme. İlkinin dölleri içimi de iyice kayganlaştırmıştı. Ellerim yatağa dayalı, gözlerimi kapamış, kendimi bir piston gibi götüme girip çıkan kocaman amele sikinin verdiği zevke tümüyle bırakmıştım. Delice bir şeydi bu. Diğer ameleler yatağın yanında durmuş, arkadaşlarının götümü sikişini seyrediyordu. Pantolonlarının çözük önlerinden dışarı çıkan sikleri dimdikti...
Ağzımın sulanmasına neden olan bir manzaraydı bu. Heriflerin gözlerine bakarak ağzımı aralıyor dudaklarımı yalıyordum ama ne istediğimi anlamıyorlardı bir türlü. Gerçi biri artık öğrenmiş olmalıydı, fakat öbürleri amım ve götüm gibi ağzımın da sikilebileceğini akıllarına bile getirmiyorlardı. Bu arada götümdeki sik de fışkırmaya başlamış ve beni yeniden bulutların üstüne göndermişti. Sonra üçüncü amele geçti arkama. Artık iyice gevşemişti götüm. Adam da biraz yorulmuştu galiba, öbürlerinden daha sakin sikiyordu götümü. Sikini neredeyse başına kadar çıkarıyor, sonra yeniden dibine kadar geçiriyordu götüme. Zevkten uçuyordum sanki. Elimi kaldırıp en yakındaki amelenin paçasına yapıştım ve çekmeye başladım. Şaşırmıştı. Ona adeta yalvararak bana yanaşmasını söyledim. İlk amele ne istediğimi anlamıştı harhalde, arkadaşına bir şeyler söyleyip bana doğru itti. Kararsız hareketlerle yatağın üstüne çıkıp, önümde diz çöktü adam. Kocaman siki gözlerimin önündeydi. Elimi uzatıp sikini yakaladım ve biraz daha çektim yüzüme doğru. Sonra da ağzımı açıp, dudaklarımı, mosmor kesilip çatlayacak gibi şişmiş başına yapıştırıdım. Vücudu titredi. Sanki korkuyor gibiydi. Ama sikinin bir bölümünü ağzımın içine aldığımda kendini bıraktı. Bir elini omuzuma koyup öbür eliyle saçlarımdan kavradı ve ağzımı sikmeye başladı. O koca sikini ağzıma sokup çıkarıyordu şimdi...
Ah sevgilim bir bilebilsen, öylesine güzeldi ki. Bir amelenin siki götüme, diğerininki ağzıma girip çıkıyordu. İki taraftan birden sikiyorlardı beni. Zevkten delirecek hale gelmiştim, ikisinin de belini getirmek üzere olduğunun farkındaydım. Olabileceğini bile akıllarına getirmedikleri bir şeyi yaşamak onlar için çok fazlaydı. Ağzım da götüm de fışkıracak döllere hazırdı. İlk patlayan ağzımdaki sik oldu. Hem de nasıl patladı sevgilim. Sanki hiç tükenmeyecekmiş gibi gırtlağıma fışkırtıyordu döllerini. Sonra götüme de amele dölleri dolmaya başladı. Neredeyse bayılmak üzereydim. Bundan sonra her şey birbirine girdi. Beni iki yerimden birden sikebileceklerini iyice kavramışlar, artık birer birer değil, ikişer ikişer biniyorlardı üzerime. Biri amıma, diğeri götüme sokuyordu sikini, aynı anda hem amdan hemde götten sikiyorlardı beni. Ohh sevgilim, müthiş bir duyguydu bu. Üçüncüsü ise ağzıma sokmuştu yarağını. Ellerim de boş durmuyor, sırada bekleyen yarağı okşayıp inmesine izin vermiyordu. Sonunda sikleri kalkmaz olana kadar siktiler beni. Ohhhh sevgilim zevkten bayıltana kadar siktiler beni. Midem, amım götüm döl dolmuştu.” dedi.
Daha fazla dayanmama olanak kalmamıştı, yüzüstü çevirdim karımı. “Ah ne güzel şimdi de sen sikeceksin götümü değil mi?” diye mırıldandı, “Karının amele sikleriyle bollaşmış götünü sikeceksin değil mi? Ohh, hadi gel sok götüme sevgilim. Hadi çabuk nolur!” diyerek, kıçını havaya kaldırmış önümde domalmıştı. Gerçekten de bollaşmıştı götü. Sikimin zonklayan başını dayayıp bastırdım. Neredeyse içine çekti beni. Vıcık vıcık döl doluydu götü. Zevkten başım dönüyordu. Karım da susmak bilmiyordu: “Hissediyor musun içim nasıl döl dolu sevgilim?” diyordu, “Nasıl sikip sikip içime fışkırtmışlar değil mi? Ohhh amele dölü dolu götüm, bak. Hadi sik beni nolursun... Oh hadi sevgilim!” dedi. Kendimi tutmama imkan yoktu. Belim gelmek üzereydi. Karım da farkındaydı bunun. Kalçaları bir dansözünkü gibi kıvrılıp bükülüyor çalkalanıyordu. “Hadi getir belini sevgilim.” dedi sonra, “Hadi getir belini. Ohhh hadi sen de fışkırt götüme... Tüm döller birbirine karışsın nolur.” dedi. Birden bir top gibi patladım. Hiç durmayacakmış gibi geliyordu belim. Gözlerim kararıyordu. Sonra karımın üstüne yığılıp kaldım...
Hoşçakalın. Herkese bol sikişler.
[Kıvanç]
25 Ekim 2013 Cuma
Öğrencime Siktirdim ( Sex Hikayeleri )
Dilek Adlı Kullanıcımızın Yolladığı Hikaye
Merhaba ben dilek bir dershanede sosyal öğretmeniyim 26 yaşında bakireyim .siyah saçlı renkli gözlüyüm kalçam normal,memelerim dik ve iri.kardeşim yeni polis olduğu için ennemler karsa kardeşimin yanına gitmişti evde yalnızdım sabah 9 a doğru zil çaldı kapıcının oğlu Hamzaymış. Hamza 12 yaşında Mardinli çelimsiz çok çirkin bir çocuk ama 6.sınıf olduğu için ben ona parasız ders veriyorum hamzaya kapıyı açtığımda üstümde sadece ince bir gecelik wardı sütyenim ve tangamı rahatlıkla Hamza görebilirdi .kekeleye kekeleye hmza ekmeğimi getirdi Hamza beni öyle görünce biraz siki kabarmış gibi geldi bende biraz eğlenmek için hamzaya bugün saat 1.30da benle ders çalışmaya gelmesini söyledim oda seve seve kabul etti. Kahvaltımı yaptıktan sonra hamzaya güzel bir oyun oynamak için en kısa eteğimi ve en ince askılı blüzümü giydim içimede sotyen ve siyak tangamı giymedim Hamza zile bastığında kapıyı açtım Hamza bir an dondu kaldı sanırım benim gögüs uçlarımı görüyordu hamzaya noldu dedim oda hiç hemen masay oturduk 15 dk ders çalıştıktan sonra Hamza kalemi masanın altına düşürdü bnmde bacaklarım o ara açıktı hm namımı tam görebilmesi için biraz daha açtım Hamza 5 dk ortaya çıkmadı sanki altan sikiyle oynuyordu çümnkü alttan şap şap diye sesler geliyordu bende Hamza kalemi bulamadınmı dedim oda buldum diyerek çıktı okara yüzünde bir kırmızlık belimişti sikiyle oynadığı için sanırım kızarmıştı dersimiz bittikten sonra bende bizim dershandeki fen hocası arzuyla fen bilgisi konuştuğum için 6.sınıfların fende üreme organlarını gördüklerini biliyordum hamzaya fende ilk üniteniz neydi dedim oda üreme orgnaları dedi bende bana biraz anlatırnısn dedim oda nenden dedi bende hep merak etmişimdir dedim oda tamamam dedi ben eve gidip fen defterimi getireyim dedi bende kabul ettim hemen bi koşu getirdi bana siki gösterdi bende ona hiç 31 çekip sperm çıktımı dedim oda 31 çektiğini ama hiç çıkmadığını söyledi sonra vajinaya geçtik bende ona sen hiç vajina gördünmü dedim oda sadece defter kitapta gördüm dedi bende canlısını gördünmü dedim oda hayır ama görmeyi çok isterim dedi bende gel bakalım deyip annemle babamın yatak odasına götürdüm Hamza bana neden yatak odasına gittiğimizi söyledi bende ona sane fen bilgisi öğreteceğim dedim odda diel hocm siz fen öğrtmeni değilsinzi dedi bende öğrencilik yıllarında bir şeyler biliyorum dedim sonra oda tmm dedi bende üstümü çıkardım memelerim ortadaydı zaten Hamza dersten beri memelerime bakıyordu ben bu ne dedim oda meme dedi aferin dedim ne işe yarar dedim oda bilemem dedi bnde sen gibi erkeklerin memelerimize bakıp azmasını ve ilerde çocuk olunca emzirmemizi sağlar dedi oda bana hocam sizin annemden bile dik ve güzel memeleriniz war dedi bende olabilir dedim sonra ona üstünü çıkarmasını söyledip hmn çıkardı siki 10 cm anca wardı ama biraz kalkmış gibiydi sonra bende sikin görevlerini anlatmaya başladım : sik dedim o anda eteğimi indirdim bnm gibi amlara girer dedim nenden dedi bende Hamzacım girerince bebek olur dedim o sprem warya bnmde amımım içinde yumurta war dedim ona spermler ulaşınca çocuk olur dedim oda yani bn sizi siksem çocuğumuzmu olur dedi bende senin pipinin biraz daha büyümesi lazım dedim ama bir kerelğini sokarsan olur dedim oda tamam dedim biraz amım sulanmıştı onun yanına gelip sikini yalamaya başladım ama siki bir türlü kalkmıyordu 10 dk yaladıktan sonra siki nihayet kalkmıştı yatağa uzanıp ona amımı yalamasını söyledip oda hmn yanıma glip amımı bir güzekl yalıyordu azdığım zmn götüme saslatalık sokuyordum ama hiç bu kadar azmamıştım bir anda hamzanın içine boşaldım ona tadı nasıl dedim biraz tuzlu ama şeker gibi geldi dedim sonra götüme sokacaksın çünkü ben bakireyim dedim bakirelik ne oluyor dedi ben de amımda bir şey war dedim onu sikip yırtarsan kadın olurum dedim amımdan kan gelir dedim sonra ama ilerde beni eğlendirirsen belki beni amımdan sikersin dedim oda inşallah dedi ilk önce memelerim tadınada bak dedim oda meme uçlarıma daldı ısırıyordu resmen sikiyordu sonra dudaklarımı öpmesini istedim çok güzel öüyrodu sonra dilimi azgının içnde çevirdi bende yeter dedim amım o kdar sulanmıştı ki annemlerin yatağı zevk suyu olmuştu domalıp göt deliğime sok dedim oda 10 cmlik sikini götüme sokmaya çalıştı ama nafile götüm sikini istemiyordu bir dk deyip hamzamın dudağından öpüp yağ getirmeye giderken Hamza götüme bir pandik attı o anda hopladım neden yaptın dedim hep okuldaki kızlara atmak istemişimdir ama atamadım sana kısmetmiş dedi ve benle mutfağa kadar götüme pandik atyr götüme wuruyordu yağı alıp mutfakta bir güzel götüme sürdüm sonra hamzanın mink sikine sürdüm sonra orda hamzaya götüme parmaklarını sokup götümü açmasını istedim biraz götümü açtıktan sonra götüme biraz daha yağ sürüp yatak odamıza geçtik hmn domalıp sulanmış amımı yalamasını sonra sikmesini istedim amımın dudaklarını bir güzel yaladı amım hiç bu kadar açıldığını ve zevk suyunun glmemişti sonra götüme tekrar parmak soktu ve genişletti sonra sikinin başını götüme girdi girdiği an acı hissettim ama zevkten o acıyı unutmuştum bile sonra hepsini kökledi götüme gidip gelmeye basladı okdar güzek sikiyordu ki sikinin küçük olduğundan fazla götümü acıtıyordu. 10 dk kadar gidip geldikten sonra ikimiznde ilk sikişi olduğundan yorulmuştuk yatağa yatıp Hamza bnm amımı okşuyordu bnde hamzaya 31 çektiriyordum 5 dk dinlendikten sonra hamzaya sırt üstü durmasını söyledip üstne çıkıp götümü yavaş yavaş soktum sonra oyutdum hamzaya pompalamasını emrettim o pompalarken bir yandanda eleriyle memelerimi okşuyordu sikişirken hamzama boşalırsa söylemesini söyledim. 10 dk sonra Hamza sanki bir şey gelcek dedi. Bende üstünden çıkıp hemen sikini hepsini ağzıma soktum 1 dk olmadan agzımda o sıcak spermler geldi hmnazını elimle çıkardım geri kalanını yutum hamzaya bak bu senden çıktı bu sperm işte dedim sonra hamzaya amımı yalattıktan sonra boşaldım hamzaya artık yoruldum dedim sonra banyoya gierdim benden sonra oda girdi hamzanın dudağından öpüp bunları hiç kimseye bahsetmemesini yoksa bir daha beni sikemeyeceğini söyledim oda tmm dedi ama benden son birkez götüme pandik atmak istediğini söyledi bnde tmm dedim yürüken o kdar sert pandik attı ki resmen götüm acıdı sonragötümee wurup evden gitti. Hamza ve bnm bakireliğimi alma sikişini anlatacağım
Merhaba ben dilek bir dershanede sosyal öğretmeniyim 26 yaşında bakireyim .siyah saçlı renkli gözlüyüm kalçam normal,memelerim dik ve iri.kardeşim yeni polis olduğu için ennemler karsa kardeşimin yanına gitmişti evde yalnızdım sabah 9 a doğru zil çaldı kapıcının oğlu Hamzaymış. Hamza 12 yaşında Mardinli çelimsiz çok çirkin bir çocuk ama 6.sınıf olduğu için ben ona parasız ders veriyorum hamzaya kapıyı açtığımda üstümde sadece ince bir gecelik wardı sütyenim ve tangamı rahatlıkla Hamza görebilirdi .kekeleye kekeleye hmza ekmeğimi getirdi Hamza beni öyle görünce biraz siki kabarmış gibi geldi bende biraz eğlenmek için hamzaya bugün saat 1.30da benle ders çalışmaya gelmesini söyledim oda seve seve kabul etti. Kahvaltımı yaptıktan sonra hamzaya güzel bir oyun oynamak için en kısa eteğimi ve en ince askılı blüzümü giydim içimede sotyen ve siyak tangamı giymedim Hamza zile bastığında kapıyı açtım Hamza bir an dondu kaldı sanırım benim gögüs uçlarımı görüyordu hamzaya noldu dedim oda hiç hemen masay oturduk 15 dk ders çalıştıktan sonra Hamza kalemi masanın altına düşürdü bnmde bacaklarım o ara açıktı hm namımı tam görebilmesi için biraz daha açtım Hamza 5 dk ortaya çıkmadı sanki altan sikiyle oynuyordu çümnkü alttan şap şap diye sesler geliyordu bende Hamza kalemi bulamadınmı dedim oda buldum diyerek çıktı okara yüzünde bir kırmızlık belimişti sikiyle oynadığı için sanırım kızarmıştı dersimiz bittikten sonra bende bizim dershandeki fen hocası arzuyla fen bilgisi konuştuğum için 6.sınıfların fende üreme organlarını gördüklerini biliyordum hamzaya fende ilk üniteniz neydi dedim oda üreme orgnaları dedi bende bana biraz anlatırnısn dedim oda nenden dedi bende hep merak etmişimdir dedim oda tamamam dedi ben eve gidip fen defterimi getireyim dedi bende kabul ettim hemen bi koşu getirdi bana siki gösterdi bende ona hiç 31 çekip sperm çıktımı dedim oda 31 çektiğini ama hiç çıkmadığını söyledi sonra vajinaya geçtik bende ona sen hiç vajina gördünmü dedim oda sadece defter kitapta gördüm dedi bende canlısını gördünmü dedim oda hayır ama görmeyi çok isterim dedi bende gel bakalım deyip annemle babamın yatak odasına götürdüm Hamza bana neden yatak odasına gittiğimizi söyledi bende ona sane fen bilgisi öğreteceğim dedim odda diel hocm siz fen öğrtmeni değilsinzi dedi bende öğrencilik yıllarında bir şeyler biliyorum dedim sonra oda tmm dedi bende üstümü çıkardım memelerim ortadaydı zaten Hamza dersten beri memelerime bakıyordu ben bu ne dedim oda meme dedi aferin dedim ne işe yarar dedim oda bilemem dedi bnde sen gibi erkeklerin memelerimize bakıp azmasını ve ilerde çocuk olunca emzirmemizi sağlar dedi oda bana hocam sizin annemden bile dik ve güzel memeleriniz war dedi bende olabilir dedim sonra ona üstünü çıkarmasını söyledip hmn çıkardı siki 10 cm anca wardı ama biraz kalkmış gibiydi sonra bende sikin görevlerini anlatmaya başladım : sik dedim o anda eteğimi indirdim bnm gibi amlara girer dedim nenden dedi bende Hamzacım girerince bebek olur dedim o sprem warya bnmde amımım içinde yumurta war dedim ona spermler ulaşınca çocuk olur dedim oda yani bn sizi siksem çocuğumuzmu olur dedi bende senin pipinin biraz daha büyümesi lazım dedim ama bir kerelğini sokarsan olur dedim oda tamam dedim biraz amım sulanmıştı onun yanına gelip sikini yalamaya başladım ama siki bir türlü kalkmıyordu 10 dk yaladıktan sonra siki nihayet kalkmıştı yatağa uzanıp ona amımı yalamasını söyledip oda hmn yanıma glip amımı bir güzekl yalıyordu azdığım zmn götüme saslatalık sokuyordum ama hiç bu kadar azmamıştım bir anda hamzanın içine boşaldım ona tadı nasıl dedim biraz tuzlu ama şeker gibi geldi dedim sonra götüme sokacaksın çünkü ben bakireyim dedim bakirelik ne oluyor dedi ben de amımda bir şey war dedim onu sikip yırtarsan kadın olurum dedim amımdan kan gelir dedim sonra ama ilerde beni eğlendirirsen belki beni amımdan sikersin dedim oda inşallah dedi ilk önce memelerim tadınada bak dedim oda meme uçlarıma daldı ısırıyordu resmen sikiyordu sonra dudaklarımı öpmesini istedim çok güzel öüyrodu sonra dilimi azgının içnde çevirdi bende yeter dedim amım o kdar sulanmıştı ki annemlerin yatağı zevk suyu olmuştu domalıp göt deliğime sok dedim oda 10 cmlik sikini götüme sokmaya çalıştı ama nafile götüm sikini istemiyordu bir dk deyip hamzamın dudağından öpüp yağ getirmeye giderken Hamza götüme bir pandik attı o anda hopladım neden yaptın dedim hep okuldaki kızlara atmak istemişimdir ama atamadım sana kısmetmiş dedi ve benle mutfağa kadar götüme pandik atyr götüme wuruyordu yağı alıp mutfakta bir güzel götüme sürdüm sonra hamzanın mink sikine sürdüm sonra orda hamzaya götüme parmaklarını sokup götümü açmasını istedim biraz götümü açtıktan sonra götüme biraz daha yağ sürüp yatak odamıza geçtik hmn domalıp sulanmış amımı yalamasını sonra sikmesini istedim amımın dudaklarını bir güzel yaladı amım hiç bu kadar açıldığını ve zevk suyunun glmemişti sonra götüme tekrar parmak soktu ve genişletti sonra sikinin başını götüme girdi girdiği an acı hissettim ama zevkten o acıyı unutmuştum bile sonra hepsini kökledi götüme gidip gelmeye basladı okdar güzek sikiyordu ki sikinin küçük olduğundan fazla götümü acıtıyordu. 10 dk kadar gidip geldikten sonra ikimiznde ilk sikişi olduğundan yorulmuştuk yatağa yatıp Hamza bnm amımı okşuyordu bnde hamzaya 31 çektiriyordum 5 dk dinlendikten sonra hamzaya sırt üstü durmasını söyledip üstne çıkıp götümü yavaş yavaş soktum sonra oyutdum hamzaya pompalamasını emrettim o pompalarken bir yandanda eleriyle memelerimi okşuyordu sikişirken hamzama boşalırsa söylemesini söyledim. 10 dk sonra Hamza sanki bir şey gelcek dedi. Bende üstünden çıkıp hemen sikini hepsini ağzıma soktum 1 dk olmadan agzımda o sıcak spermler geldi hmnazını elimle çıkardım geri kalanını yutum hamzaya bak bu senden çıktı bu sperm işte dedim sonra hamzaya amımı yalattıktan sonra boşaldım hamzaya artık yoruldum dedim sonra banyoya gierdim benden sonra oda girdi hamzanın dudağından öpüp bunları hiç kimseye bahsetmemesini yoksa bir daha beni sikemeyeceğini söyledim oda tmm dedi ama benden son birkez götüme pandik atmak istediğini söyledi bnde tmm dedim yürüken o kdar sert pandik attı ki resmen götüm acıdı sonragötümee wurup evden gitti. Hamza ve bnm bakireliğimi alma sikişini anlatacağım
24 Ekim 2013 Perşembe
Sikişken Eltiler!
İşyerimde otururken telefon çaldı. Açtım. Bir bayan, “İyi günler, Yavuz beyle görüşebilirmiyim?” dedi. Burda Yavuz bey diye birinin olmadığını, muhtemelen yanlış numarayı aradığını söyledim, bayan da telefonu kapadı. Birkaç gün sora tekrar aradı, “Yaa özür dilerim, (numarayı söyledi) numara bu değil mi?” dedi. “Numara doğru, ama burda Yavuz diye biri yok.” dedim. “Peki siz kimsiniz?” dedi. “Ben Metin.” dedim. “Ben de Gamze. Rahatsız etmiyorum umarım?” dedi. “Yoo ne münasebet Gamze hanım, siz rahatsız olmazsanız benim için sorun yok!” dedim. Neyse, biraz şurdan burdan sohbet derken bana, “Yanlış anlamazsanız birşey söylemek istiyorum.” dedi. “Niye yanlış anlayım, söyleyin bakalım neymiş?” dedim. “Aslında ben sizi bir arkadaşım adına arıyorum. Arkadaşım çok sıkılgan biri, böyle birşeye cesareti yok, onun için ben aradım, sizce sakıncası yoksa benden ziyade arkadaşımla konuşurmusunuz?” dedi.
Doğrusu kafam biraz karışmıştı, ama kabul ettim. Neyse arkadaşına verdi telefonu. “Merhaba!” dedim. Zorla bir merhaba çıktı ağzından. İsmini sordum, “Hüsniye.” dedi. “Sıkılmanıza gerek yok, sonuçta bu bir telefon konuşması, kapatırsınız biter! Sizi arayıp rahatsız etmem, korkmayın!” dedim. Bunu bildiğini, birkaç gün önce aradıklarını, benim onların numarasını aramadığım için güvenip onun için tekrar aradıklarını söyledi. “Neden arayayım ki, sonuçta bir yanlış numara. Hoş öyle olmasa da aramazdım! Çünkü sonuçta siz bir bayansınız ve bizim toplumumuzun yapısı da belli, sizi sıkıntıya sokmak istemem, ancak çağrı yapar veya ararsanız, bu gibi durumlarda arayabilirim!” dedim. O da buna çok memnun oldu. Derken sohbet biraz daha koyulaştı. Sesi kadar güzel olup olmadığını sordum. O kendini, ben de kendimi tarif ettim ve sohbet bir süre sora telde sevişmeye dönüştü. Ve bu telefonlar bir hafta kadar sürdü. Konuşmasında bunun sadece telde kalacağını söylüyordu. Ben de, “Sorun değil, sizin için yeterliyse benim içinde yeter, telde kalsın!” dedim.
Bir sabah yeni işe gelmiştim, çay falan içtim, biraz iş güç derken, içeri son derece kapalı 2 çarşaflı bayan müşteri girdi. Selam verdiler, bazı ürünlerin fiyatını sordular falan. Hal ve hareketleri çok tuhaftı, benden kartımı istediler, kartımı verdim. İsmimi sordular, “Metin.” dedim, teşekkür edip çıktılar. Ancak ilginçtir, Hüsniye hanım, ben her gün işe gelir gelmez sabahtan arardı, ancak bugün öğleden sora olmuştu ve halen aramamıştı. Saat 3 gibi tel çaldı. Numaraya baktım Hüsniye hanımın numarası idi. Açtım, “Hayırdır bugün geç kaldın?” dedim. O da, “Ne geç kalması? Daha sabah yanındaydım ya!” dedi. Şaşakaldım, “Nasıl yani?” dedim. “Bu sabah dükkana iki bayan gelmedi mi?” dedi. “Geldi.” dedim. “İşte o bayanlar ben ve Gamzeydi!” dedi. “Yaa böyle oyun olur mu? Neden kendinizi tanıtmadınız?” falan dedim. “Seni merak ettim, geldim gördüm. İlerisi için daha erken!” dedi. “Peki!” dedim. O ara bir müşteri girdi, ben teli kapadım, müşteriyle ilgilendim...
Biraz sonra tel yeniden çaldı. Baktım arayan o ilk başta bizi tanıştıran Gamze hanım. Müsade istedim, “Müşterim var, birazdan arayın!” dedim kapadım. Müşteri gittikten 15-20 dakika sonra tel tekrar çaldı. Tekrar Gamze hanımdı. Hoş beş derken, o da bugün beni görmeye geldiklerini onayladı. Sonra da Hüsniye ile ilişkimizin ne durumda olduğunu sordu. Ben de anlattım tabii, ama sevişme kısmını atlayarak. “Yalnızca bu kadar mı?” dedi. “Ne bekliyordun ki?” dedim. O ise Hüsniyenin kendisine daha farklı anlattığını söyledi. Ben de onayladım ve “Yani bu kadarını da mı söylememi istiyordun?” dedim. “Evet!” dedi, hatta kendisinin de benimle her anlamda konuşmak istediğini söyledi. Ben de bunun doğru olmayacağını, arada Hüsniye hanımın olduğunu, sonra yanlış bir durumun ortaya çıkacağını falan söyledim. Ama Gamze ısrarla, beni gördükten sonra bunu istediğini, ancak Hüsniyeye söylememi istedi.
Derken artık ben ikisiyle de (birbirinden habersiz) telde sevişmeye başlamıştım. Tabii telin çok meşgul olmasından bu biraz Hüsniyenin dikkatini çekmişti. Ama o başka birileri mi var diye sorguya da çekiyordu. Neyse, Gamze hanım telde gerçek anlamda kendilerini tanıttı. Hüsniyenin kendisinin eltisi olduğunu, kocasının yurtdışında çalıştığını, senede 2-3 kez geldiğini, kendi kocasının da babasıyla birlikte Merter’de bir giyim mağazası işlettiklerini falan anlattı. Hüsniye ile aralarında herşeyi konuştukları için de, en azından telefonda olsun birilerinin yaşamında olması konusunda ısrar ettiğini, Hüsniyenin bu konuda çok ama çok sıkılgan olduğunu, kendisinin arayıp bu ilişkiyi başlattığını, Hüsniyenin hemen hemen bütün konuşmalarımızı ona anlattığını, bu yüzden de beni çok merak ettiğini, bunun için de böyle bir şey tasarlayıp dükkana beni görmeye geldiklerini anlattı...
Bunlar birkaç gün sonra bir kılıf uydurmuşlar, bana evlerinin adresini verip, dükkandan bir ürünü eve benim teslime getirmemi söylediler. Ben de kabul ettim. Ertesi gün hazırlandım, erkenden ürünü de yanıma alıp verilen adrese gittim. Apartmanda söylenilen zile bastım. Otomatiğe bastılar, kapı açıldı ve ben 3 katlı binanın en üst katına çıktım. Kapıyı Gamze hanım açtı, “Hoş geldin!” dedi. Hüsniye hanım da geldi, salona geçip oturduk. En alt katta kayınpederleri ve yaşlı kaynanaları, onun üzerinde Gamze hanımlar, en üst katta da Hüsniye hanımlar oturuyormuş. Gamze, “Ben size bir çay falan yapayım, siz 2 kumruyu da başbaşa bırakayım biraz!” dedi ve salonun kapısını kapayarak mutfağa gitti. Hüsniye hanımla ben başbaşa kalmıştım...
Halen inanamıyordum, o haftalardır telefonda seviştiğim, ikisi de birbirinden güzel hanımlar beni evlerine kadar almışlardı. Hüsniyenin gözlerinin içine bakıyordum. Sarıldım, güzel bir kucakladım sımsıkı, öpüşmeye başladık. Bir taraftan öpüşüyor, birtaraftan da bütün vücudunda ellerimle geziniyordum. Giysinin üzerinden göğüslerini ve kalçalarını öyle bir okşuyordum ki, Hüsniye hanım gözlerini kapamış, “Ne olursun sev beni!” diyordu. Üzerindeki tişörtü yukarı sıyırıp, o muhteşem dirilikteki göğüslerini yalarken, elimi bacaklarının arasından küloduna kadar sokmuş, külodunun üzerinden amını okşuyordum. Külodunu hafif yana çekip parmağımıamına soktuğumda içim gitti. Öyle ıslanmış ve sıcaktı ki, bir an önce aşağı inip o amını yalamak, yemek ve o sıvıyı tatmalıydım. Çünkü girip çıkmak falan beni fazla ilgilendirmiyor bir ilişkide, daha ziyade yalamak, dilimi, parmaklarımı sokup, seyrederek okşamak isterim...
Hemen aşağı indim, külodonun üzerinden amını öpüp kokladım. Külodunu yana çekip, o muhteşem sıvıyı dilimle tatmaya başladım. Hüsniye ise sadece gözlerini kapamış, göğüslerini okşayarak iniltiler çıkarıyordu. Kapı vuruldu, biz toparlandık biraz, ama ikimiz de darma dağındık, yüzümüz kıpkırmızı, nefes nefese, gözler kaymış, uçmuştuk resmen. Gamze hanım gülerek, “Çay molası aşıklar!” dedi. Bir taraftan çaylarımızı içiyor, bir taraftan da Gamze hanımı dinliyorduk. Gamze hanım, “Hüsniye yengemin aylardır siftahı yok, ama senin de ondan aşağı kalır yanın yok gibi!” diyordu. Benim ne yapıp edip Gamzeyi de işe katmalıydım, bunu Gamze de, ben de çok istiyorduk. Derken Gamze, “Ben yandayım, siz rahatınıza bakın!” deyip çıktı...
O çıkar çıkmaz biz tekrar tutuştuk, ben durmadan yiyordum. Hüsniyeyi dizlerinin üzerinde domalttım, eteğini yukarı sıyırıp külodunu çıkardım, başladım bu pozisyonda amını yalamaya ve o muhteşem götünü öpüp yalayıp dilimi sokuyordum. Bir bir parmaklarımı amının ıslaklığında ıslatıp, götünü yumuşatıp parmaklarımı yollayıp açılmasını seyrederek amıyla ve götüyle oynuyordum. Hüsniye hanımsa o muhteşem poposunu yavaş ve ritmik hareketlerle aldığı zevki hem anlatıp hem ahenk tutuyordu. Derken döndü öylece çekyata oturdu, fermuarımı indirip benimkini çıkardı. Diliyle gezinip, arada bir ağzına alıyor, sonra tekrar çıkarıp, bacak aralarımdan taşaklarıma öyle bir gezinip yalıyordu ki, çıldırıyordum...
Az sonra tekrar kapı tıkladı, biz yine toparlandık. Gamze, “Bir arzunuz var mı?” diye sordu, biz de teşekkür ettik. Gamze tekrar gitti, ama bizim konsantrasyonumuz bozulmuştu. Hüsniye’ye, “Gamze hanım yerinde duramıyor!” dedim. “Evet biliyorum, mahsustan yapıyor, anahtar deliğinden bizi izlediğini de biliyorum!” dedi. “Peki bize katılmasının sakıncası ne? Siz mi istemediniz?” dedim. O da, “Evet, ama o benden de istekli ve arzulu biri, kaldı ki bu kadar şeyi de o başardı, sanırım biraz haksızlık ediyoruz! Gelsin mi?” dedi. Ben de, “OK, ama biz biraz daha onu kudurtalım, öyle aramıza katalım istersen!” dedim. Hüsniye hanım kalktı ve kapıyı açtı, tekrar geldi ve sevişmeye başladık. Ben Çek-yatta otururken Hüsniye hanım yere indi ve fermuarımı tekrar indirip kaldığı yerden devam etti. Ben bu durumda kapıya yüzüm dönüktü...
Ve bir müddet sora Gamze hanım kapının aralığında belirdi. Artık o da beni direk görüyor, benim onu seyrettiğimi görünce arada bir gözgöze geliyorduk. Gözlerine bakarak eteğini işaret ettim, kaldırması için. O da yavaş yavaş eteğini yukarı kaldırıp, tam göbeğine kadar topladıktan sonra, bir eliyle de külodunun üzerinden amını okşuyordu. Bense kendimden geçmiştim, Hüsniye hanımı kolundan tuttuğum gibi öylece yüzü bana dönük pozisyonda yarağımın üzerine oturttum. Tamamını alamıyordu, ben artık insiyatifi ona teslim etmiştim, kendi isteği ölçüsünde alıyor, yarağım bir çıkıyor bir kayboluyordu amında. Bir taraftan da Gamzehanımı seyrediyordum, artık eli külodunun içerisindeydi ve diğer eli de göğüslerinde dolaşıyordu. Hüsniyehanımı tekrar dizlerinin üzerinde domalttım ve arkadan amına girmeye başladım. O sadece altımda çırpınıp inliyordu, ben de biryandan kapı aralığına bakıyordum...
Rahat bir 35-40 dakika kadar hem siktim, hem çıkarıp amını ve götünü yedim yaladım. Parmaklarımı her iki deliğine de gönderiyor, sonra tekrar amını sikiyordum. Ama asıl niyetim o harika götünün yuvarlağını da denemekti. Hüsniye hanım yorulmuştu, ama kaç kez orgazm olmuştu bunu bilmiyorum. Kalktı ve lavobaya gitmek istediğini söyledi, gitti. O arada Gamze hanım damladı içeri, direk yanıma geldi ve dudaklarıma öyle bir yumuldu ki, nefesim kesildi. Eteğinin altından elimi atıp amının ıslaklığını yokladım. Lavabodan gelen su sesi kesilince Gamze hanım hemen ayrılıp mutfağa gitti. Ben de ellerimi ve yüzümü yıkamak için salondan çıktım. Hüsniye bana lavobayı gösterdi. Ben lavobada elimi yüzümü yıkayıp salona döndüm. Biraz bekledikten sora Hüsniye yanıma geldi, “Yaa sen ne harikasın, bitmek tükenmek bilmiyorsun, sade benim değil Gamzenin de aklını başından aldın!” dedi. Bu arada Gamze hanım tekrar çay getirdi, gözlerinin içi gülüyordu...
Çaylarımızı içip bir yandan da sohbet ediyorduk. “Eee Gamze hanım, dışardan manzara nasıldı?” dedim. “Yaaa müthişsiniz! Sanki seyretmiyor, size katılmışım gibi hissediyordum!” dedi. Bu arada Hüsniye lafa girdi, “İsterseniz ben hizmetinize bakayım, siz biraz takılın!” dedi. Gamze hanım hiç cevap vermedi. Hüsniye boşları toplayıp çıkınca, Gamzeyi kolundan tutup ayağa kaldırdım, ben yere uzandım ve Gamzeyi tam kafamın üzerine getirdim, alttan o manzarayı seyredip, külodun üzerinden o harika kalçaları ve amını okşuyor, külodun yanından amının o tatlı ıslaklığına parmaklarımı kaydırıp, o ıslaklıkla muteşem götünü de yokluyordum. Sonra külodunu indirdim ve yalamaya başladım. Gamze çıldırıyordu...
Ayağa kalktım giysinin üzerinden göğüslerini ve kalçalarını okşayıp, o kiraz dudakları yiyordum. Bu arada kapı tamamen açılmış ve Hüsniye kapının hemen dışında bizi izliyordu. Ona bakınca bize doğru geldi ve arkadan bana dokunup okşamaya başladı. Aman tanrım, iki harika perinin arasında kalmıştım. Birinin dudağını dilini yiyip, ellerimle her yerini okşarken, öbürü arkadan ensemi kulak memelerimi ağzına alıp, boxerimin üzerinden yarağımı okşuyor, içerisine elini sokup çıplaklığıma dokunuyordu. Gamze hanımı Çek-yata dizlerinin üzerinde domalttım ve külodunu indirerek yalamaya başladım. Amını ve götünü yalıyordum. Hüsniye ise boxerimi tamamen çıkarıp alttan yukarı yalayıp öpüp okşuyor, ağzına alıyordu...
Önümdeki manzara harikaydı ve Gamze hanımın götten de aldığı, bir iki yalayıp parmaklarımı götüne oturtunca, iyice belli oluyordu. Götü öyle açılıyordu ki, bayılıyordum. Ayağa kalkıp Gamze hanımım amına yavaş yavaş girmeye başladım. Öyle tatlı kayıyordu ki, resmen eriyordum. Ben çalıştıkça Hüsniyenin arkadan beni okşamaları aklımı başımdan alıyordu. Sonra Hüsniyeyi de kolundan tuttum ve Gamze hanımın pozisyonunda ikisini de dizlerinin üzerinde Çek-yata domalttım ve Gamze hanımdan çıkıp Hüsniyeye, Hüsniyeden çıkıp Gamzeye, mekik dokuyor, birinin amından çıkıp, ötekinin götüne sokuyordum...
Sonunda sikişimiz bittiğinde hepimiz nefes nefese ve ter içinde kalmıştık. Kısacası saat 10 gibi gittiğim evden 15:30 civarı çıkabilmiştim ve ayakta zor duruyordum. Geç boşalma sorunu olan erkekler bilir bunun acısını.
[Metin]
Doğrusu kafam biraz karışmıştı, ama kabul ettim. Neyse arkadaşına verdi telefonu. “Merhaba!” dedim. Zorla bir merhaba çıktı ağzından. İsmini sordum, “Hüsniye.” dedi. “Sıkılmanıza gerek yok, sonuçta bu bir telefon konuşması, kapatırsınız biter! Sizi arayıp rahatsız etmem, korkmayın!” dedim. Bunu bildiğini, birkaç gün önce aradıklarını, benim onların numarasını aramadığım için güvenip onun için tekrar aradıklarını söyledi. “Neden arayayım ki, sonuçta bir yanlış numara. Hoş öyle olmasa da aramazdım! Çünkü sonuçta siz bir bayansınız ve bizim toplumumuzun yapısı da belli, sizi sıkıntıya sokmak istemem, ancak çağrı yapar veya ararsanız, bu gibi durumlarda arayabilirim!” dedim. O da buna çok memnun oldu. Derken sohbet biraz daha koyulaştı. Sesi kadar güzel olup olmadığını sordum. O kendini, ben de kendimi tarif ettim ve sohbet bir süre sora telde sevişmeye dönüştü. Ve bu telefonlar bir hafta kadar sürdü. Konuşmasında bunun sadece telde kalacağını söylüyordu. Ben de, “Sorun değil, sizin için yeterliyse benim içinde yeter, telde kalsın!” dedim.
Bir sabah yeni işe gelmiştim, çay falan içtim, biraz iş güç derken, içeri son derece kapalı 2 çarşaflı bayan müşteri girdi. Selam verdiler, bazı ürünlerin fiyatını sordular falan. Hal ve hareketleri çok tuhaftı, benden kartımı istediler, kartımı verdim. İsmimi sordular, “Metin.” dedim, teşekkür edip çıktılar. Ancak ilginçtir, Hüsniye hanım, ben her gün işe gelir gelmez sabahtan arardı, ancak bugün öğleden sora olmuştu ve halen aramamıştı. Saat 3 gibi tel çaldı. Numaraya baktım Hüsniye hanımın numarası idi. Açtım, “Hayırdır bugün geç kaldın?” dedim. O da, “Ne geç kalması? Daha sabah yanındaydım ya!” dedi. Şaşakaldım, “Nasıl yani?” dedim. “Bu sabah dükkana iki bayan gelmedi mi?” dedi. “Geldi.” dedim. “İşte o bayanlar ben ve Gamzeydi!” dedi. “Yaa böyle oyun olur mu? Neden kendinizi tanıtmadınız?” falan dedim. “Seni merak ettim, geldim gördüm. İlerisi için daha erken!” dedi. “Peki!” dedim. O ara bir müşteri girdi, ben teli kapadım, müşteriyle ilgilendim...
Biraz sonra tel yeniden çaldı. Baktım arayan o ilk başta bizi tanıştıran Gamze hanım. Müsade istedim, “Müşterim var, birazdan arayın!” dedim kapadım. Müşteri gittikten 15-20 dakika sonra tel tekrar çaldı. Tekrar Gamze hanımdı. Hoş beş derken, o da bugün beni görmeye geldiklerini onayladı. Sonra da Hüsniye ile ilişkimizin ne durumda olduğunu sordu. Ben de anlattım tabii, ama sevişme kısmını atlayarak. “Yalnızca bu kadar mı?” dedi. “Ne bekliyordun ki?” dedim. O ise Hüsniyenin kendisine daha farklı anlattığını söyledi. Ben de onayladım ve “Yani bu kadarını da mı söylememi istiyordun?” dedim. “Evet!” dedi, hatta kendisinin de benimle her anlamda konuşmak istediğini söyledi. Ben de bunun doğru olmayacağını, arada Hüsniye hanımın olduğunu, sonra yanlış bir durumun ortaya çıkacağını falan söyledim. Ama Gamze ısrarla, beni gördükten sonra bunu istediğini, ancak Hüsniyeye söylememi istedi.
Derken artık ben ikisiyle de (birbirinden habersiz) telde sevişmeye başlamıştım. Tabii telin çok meşgul olmasından bu biraz Hüsniyenin dikkatini çekmişti. Ama o başka birileri mi var diye sorguya da çekiyordu. Neyse, Gamze hanım telde gerçek anlamda kendilerini tanıttı. Hüsniyenin kendisinin eltisi olduğunu, kocasının yurtdışında çalıştığını, senede 2-3 kez geldiğini, kendi kocasının da babasıyla birlikte Merter’de bir giyim mağazası işlettiklerini falan anlattı. Hüsniye ile aralarında herşeyi konuştukları için de, en azından telefonda olsun birilerinin yaşamında olması konusunda ısrar ettiğini, Hüsniyenin bu konuda çok ama çok sıkılgan olduğunu, kendisinin arayıp bu ilişkiyi başlattığını, Hüsniyenin hemen hemen bütün konuşmalarımızı ona anlattığını, bu yüzden de beni çok merak ettiğini, bunun için de böyle bir şey tasarlayıp dükkana beni görmeye geldiklerini anlattı...
Bunlar birkaç gün sonra bir kılıf uydurmuşlar, bana evlerinin adresini verip, dükkandan bir ürünü eve benim teslime getirmemi söylediler. Ben de kabul ettim. Ertesi gün hazırlandım, erkenden ürünü de yanıma alıp verilen adrese gittim. Apartmanda söylenilen zile bastım. Otomatiğe bastılar, kapı açıldı ve ben 3 katlı binanın en üst katına çıktım. Kapıyı Gamze hanım açtı, “Hoş geldin!” dedi. Hüsniye hanım da geldi, salona geçip oturduk. En alt katta kayınpederleri ve yaşlı kaynanaları, onun üzerinde Gamze hanımlar, en üst katta da Hüsniye hanımlar oturuyormuş. Gamze, “Ben size bir çay falan yapayım, siz 2 kumruyu da başbaşa bırakayım biraz!” dedi ve salonun kapısını kapayarak mutfağa gitti. Hüsniye hanımla ben başbaşa kalmıştım...
Halen inanamıyordum, o haftalardır telefonda seviştiğim, ikisi de birbirinden güzel hanımlar beni evlerine kadar almışlardı. Hüsniyenin gözlerinin içine bakıyordum. Sarıldım, güzel bir kucakladım sımsıkı, öpüşmeye başladık. Bir taraftan öpüşüyor, birtaraftan da bütün vücudunda ellerimle geziniyordum. Giysinin üzerinden göğüslerini ve kalçalarını öyle bir okşuyordum ki, Hüsniye hanım gözlerini kapamış, “Ne olursun sev beni!” diyordu. Üzerindeki tişörtü yukarı sıyırıp, o muhteşem dirilikteki göğüslerini yalarken, elimi bacaklarının arasından küloduna kadar sokmuş, külodunun üzerinden amını okşuyordum. Külodunu hafif yana çekip parmağımıamına soktuğumda içim gitti. Öyle ıslanmış ve sıcaktı ki, bir an önce aşağı inip o amını yalamak, yemek ve o sıvıyı tatmalıydım. Çünkü girip çıkmak falan beni fazla ilgilendirmiyor bir ilişkide, daha ziyade yalamak, dilimi, parmaklarımı sokup, seyrederek okşamak isterim...
Hemen aşağı indim, külodonun üzerinden amını öpüp kokladım. Külodunu yana çekip, o muhteşem sıvıyı dilimle tatmaya başladım. Hüsniye ise sadece gözlerini kapamış, göğüslerini okşayarak iniltiler çıkarıyordu. Kapı vuruldu, biz toparlandık biraz, ama ikimiz de darma dağındık, yüzümüz kıpkırmızı, nefes nefese, gözler kaymış, uçmuştuk resmen. Gamze hanım gülerek, “Çay molası aşıklar!” dedi. Bir taraftan çaylarımızı içiyor, bir taraftan da Gamze hanımı dinliyorduk. Gamze hanım, “Hüsniye yengemin aylardır siftahı yok, ama senin de ondan aşağı kalır yanın yok gibi!” diyordu. Benim ne yapıp edip Gamzeyi de işe katmalıydım, bunu Gamze de, ben de çok istiyorduk. Derken Gamze, “Ben yandayım, siz rahatınıza bakın!” deyip çıktı...
O çıkar çıkmaz biz tekrar tutuştuk, ben durmadan yiyordum. Hüsniyeyi dizlerinin üzerinde domalttım, eteğini yukarı sıyırıp külodunu çıkardım, başladım bu pozisyonda amını yalamaya ve o muhteşem götünü öpüp yalayıp dilimi sokuyordum. Bir bir parmaklarımı amının ıslaklığında ıslatıp, götünü yumuşatıp parmaklarımı yollayıp açılmasını seyrederek amıyla ve götüyle oynuyordum. Hüsniye hanımsa o muhteşem poposunu yavaş ve ritmik hareketlerle aldığı zevki hem anlatıp hem ahenk tutuyordu. Derken döndü öylece çekyata oturdu, fermuarımı indirip benimkini çıkardı. Diliyle gezinip, arada bir ağzına alıyor, sonra tekrar çıkarıp, bacak aralarımdan taşaklarıma öyle bir gezinip yalıyordu ki, çıldırıyordum...
Az sonra tekrar kapı tıkladı, biz yine toparlandık. Gamze, “Bir arzunuz var mı?” diye sordu, biz de teşekkür ettik. Gamze tekrar gitti, ama bizim konsantrasyonumuz bozulmuştu. Hüsniye’ye, “Gamze hanım yerinde duramıyor!” dedim. “Evet biliyorum, mahsustan yapıyor, anahtar deliğinden bizi izlediğini de biliyorum!” dedi. “Peki bize katılmasının sakıncası ne? Siz mi istemediniz?” dedim. O da, “Evet, ama o benden de istekli ve arzulu biri, kaldı ki bu kadar şeyi de o başardı, sanırım biraz haksızlık ediyoruz! Gelsin mi?” dedi. Ben de, “OK, ama biz biraz daha onu kudurtalım, öyle aramıza katalım istersen!” dedim. Hüsniye hanım kalktı ve kapıyı açtı, tekrar geldi ve sevişmeye başladık. Ben Çek-yatta otururken Hüsniye hanım yere indi ve fermuarımı tekrar indirip kaldığı yerden devam etti. Ben bu durumda kapıya yüzüm dönüktü...
Ve bir müddet sora Gamze hanım kapının aralığında belirdi. Artık o da beni direk görüyor, benim onu seyrettiğimi görünce arada bir gözgöze geliyorduk. Gözlerine bakarak eteğini işaret ettim, kaldırması için. O da yavaş yavaş eteğini yukarı kaldırıp, tam göbeğine kadar topladıktan sonra, bir eliyle de külodunun üzerinden amını okşuyordu. Bense kendimden geçmiştim, Hüsniye hanımı kolundan tuttuğum gibi öylece yüzü bana dönük pozisyonda yarağımın üzerine oturttum. Tamamını alamıyordu, ben artık insiyatifi ona teslim etmiştim, kendi isteği ölçüsünde alıyor, yarağım bir çıkıyor bir kayboluyordu amında. Bir taraftan da Gamzehanımı seyrediyordum, artık eli külodunun içerisindeydi ve diğer eli de göğüslerinde dolaşıyordu. Hüsniyehanımı tekrar dizlerinin üzerinde domalttım ve arkadan amına girmeye başladım. O sadece altımda çırpınıp inliyordu, ben de biryandan kapı aralığına bakıyordum...
Rahat bir 35-40 dakika kadar hem siktim, hem çıkarıp amını ve götünü yedim yaladım. Parmaklarımı her iki deliğine de gönderiyor, sonra tekrar amını sikiyordum. Ama asıl niyetim o harika götünün yuvarlağını da denemekti. Hüsniye hanım yorulmuştu, ama kaç kez orgazm olmuştu bunu bilmiyorum. Kalktı ve lavobaya gitmek istediğini söyledi, gitti. O arada Gamze hanım damladı içeri, direk yanıma geldi ve dudaklarıma öyle bir yumuldu ki, nefesim kesildi. Eteğinin altından elimi atıp amının ıslaklığını yokladım. Lavabodan gelen su sesi kesilince Gamze hanım hemen ayrılıp mutfağa gitti. Ben de ellerimi ve yüzümü yıkamak için salondan çıktım. Hüsniye bana lavobayı gösterdi. Ben lavobada elimi yüzümü yıkayıp salona döndüm. Biraz bekledikten sora Hüsniye yanıma geldi, “Yaa sen ne harikasın, bitmek tükenmek bilmiyorsun, sade benim değil Gamzenin de aklını başından aldın!” dedi. Bu arada Gamze hanım tekrar çay getirdi, gözlerinin içi gülüyordu...
Çaylarımızı içip bir yandan da sohbet ediyorduk. “Eee Gamze hanım, dışardan manzara nasıldı?” dedim. “Yaaa müthişsiniz! Sanki seyretmiyor, size katılmışım gibi hissediyordum!” dedi. Bu arada Hüsniye lafa girdi, “İsterseniz ben hizmetinize bakayım, siz biraz takılın!” dedi. Gamze hanım hiç cevap vermedi. Hüsniye boşları toplayıp çıkınca, Gamzeyi kolundan tutup ayağa kaldırdım, ben yere uzandım ve Gamzeyi tam kafamın üzerine getirdim, alttan o manzarayı seyredip, külodun üzerinden o harika kalçaları ve amını okşuyor, külodun yanından amının o tatlı ıslaklığına parmaklarımı kaydırıp, o ıslaklıkla muteşem götünü de yokluyordum. Sonra külodunu indirdim ve yalamaya başladım. Gamze çıldırıyordu...
Ayağa kalktım giysinin üzerinden göğüslerini ve kalçalarını okşayıp, o kiraz dudakları yiyordum. Bu arada kapı tamamen açılmış ve Hüsniye kapının hemen dışında bizi izliyordu. Ona bakınca bize doğru geldi ve arkadan bana dokunup okşamaya başladı. Aman tanrım, iki harika perinin arasında kalmıştım. Birinin dudağını dilini yiyip, ellerimle her yerini okşarken, öbürü arkadan ensemi kulak memelerimi ağzına alıp, boxerimin üzerinden yarağımı okşuyor, içerisine elini sokup çıplaklığıma dokunuyordu. Gamze hanımı Çek-yata dizlerinin üzerinde domalttım ve külodunu indirerek yalamaya başladım. Amını ve götünü yalıyordum. Hüsniye ise boxerimi tamamen çıkarıp alttan yukarı yalayıp öpüp okşuyor, ağzına alıyordu...
Önümdeki manzara harikaydı ve Gamze hanımın götten de aldığı, bir iki yalayıp parmaklarımı götüne oturtunca, iyice belli oluyordu. Götü öyle açılıyordu ki, bayılıyordum. Ayağa kalkıp Gamze hanımım amına yavaş yavaş girmeye başladım. Öyle tatlı kayıyordu ki, resmen eriyordum. Ben çalıştıkça Hüsniyenin arkadan beni okşamaları aklımı başımdan alıyordu. Sonra Hüsniyeyi de kolundan tuttum ve Gamze hanımın pozisyonunda ikisini de dizlerinin üzerinde Çek-yata domalttım ve Gamze hanımdan çıkıp Hüsniyeye, Hüsniyeden çıkıp Gamzeye, mekik dokuyor, birinin amından çıkıp, ötekinin götüne sokuyordum...
Sonunda sikişimiz bittiğinde hepimiz nefes nefese ve ter içinde kalmıştık. Kısacası saat 10 gibi gittiğim evden 15:30 civarı çıkabilmiştim ve ayakta zor duruyordum. Geç boşalma sorunu olan erkekler bilir bunun acısını.
[Metin]
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

